26 Nisan 2026 Pazar

AİLE VE ÖNEMİ…

 AİLE  VE ÖNEMİ…

2026 yılının Nisan ayında Şanlı Urfa ve Kahraman Maraş ‘ta yaşanan istenmeyen üzücü olaylar  Aile ‘nin ne kadar önemli olduğunu bir kere daha göstermiştir.         

         Ailenin varlığı insani ve fıtrata dayalı bir durumdur ve bireyleri kuşatarak hayatın ve toplumun devamlılığını sağlamaktadır. Toplumun temel taşı ailedir. Aile toplumun temeli olması ile toplumun farklı rutin kesimleri hakkında bilgi veren Çekirdek bir yapıdır . Konfüçyüs’ün asırlar önce söylediği "Bir milletin gücü, ailesinin sağlamlığından gelir." Sözü herhalde unutuldu ki Aile yapısının temelleri sarsılmaya başladı.

        Yüce dinimiz İslam akrabalık bağlarının toplumsal birlik beraberlik ve dayanışma için önemli bir unsur olduğu gerçeğini açıkça vurgulamıştır. 
Sevgili Peygamberimiz Hz.Muhammed (S.A.V) "Sizin en hayırlınız, ailesine karşı en hayırlı olanınızdır. Ben de aileme karşı en hayırlı olanınızım." Sözü ile Aile’ye verdiği önemi ifade buyurmuşlardır.

         Güçlü milletler güçlü ailelerden oluşur. Aileyi toplumun nüvesi , kilit taşı ve mayası olarak gören bir medeniyetin mensuplarıyız.
Bizim değerler hiyerarşimizde ailenin korunması ve aile bağlarına özen gösterilmesi üst sıralarda yer almaktadır.
        Güçlü bir ülke güçlü bir millet , huzurlu bir toplum olabilmenin öncelikli şartı güçlü bir aile yapısına sahip olabilmektir. "Hayatın en büyük hazinesi, birbirine sevgiyle bağlı bir ailedir."sözü yaşanılan sıkıntılı günlerde Ailenin önemini anlatmaktadır.
          Birey sosyal hayatın kodlarıyla büyüklerimizin deyimi ile adabı muaşeret kuralları ile ilk kez ailede tanışmaktadır .
         Din, inanç, ahlak, edep saygı sevgi önce ailede üretilir ve ailede öğrenilir.
         Aile kurumuna sahip çıkmak bir milletin kendi geleceğine sahip çıkmasıdır. Aile kurumunun değersizleştirildiği evlilik dışı ilişkilerin normal sayıldığı , boşanmanın adeta teşvik edildiği sancılı bir süreçle karşı karşıya bulunmaktayız.     
         Sürekli haz ve zevk peşinde koşan egoist bir insan tipinin yüceltildiği gayriahlaki hayat tarzı bazı odaklar tarafından bilinçli olarak topluma sunulmaklardır. 
         Aileyi dışlayan her adım aileyi önemsizleştirmeye aile bağlarının zayıflamasına sebep olan her davranış aynı zamanda milli ve manevi bünyemize vurulmuş ağır bir darbedir.
        

        Aile bağları çözülmüş aile kavramı ortadan kalkmış bir toplum ne kadar zengin ne kadar müreffeh olursa olsun ayakta kalamaz. Güçlü ülke ve huzurlu bir toplum olabilmenin öncelikli şartı güçlü bir aile yapısına sahip olabilmektir.
       İnsanlığı nasıl bir gelecek bekliyor ?
       Yarınlarımızı kim ve hangi değerler için kuruyor ve biz bunlardan ne kadar haberdarız ?
       Gerçekte insan inanan bir varlıktır ve önemli olan neye nasıl inandığıdır .
İnsanın inancı bu günü nasıl yaşayacağının yol işaretlerini de içinde barındırmaktadır.
          Sağlıklı bir aile kurumunun, Ailelerin, Anne- Babaların dijital erişim dijital iletişimdijital okuryazarlıkdijital etikdijital hukuk dijital ticaret dijital haklar ve sorumluluklardijital sağlık ve zindelik dijital gizlilik ve güvenlik konularında bilgi sahibi olmaları gerekmektedir. 
         Evlenme yaşının yükselmesi aile kurma konusundaki isteksizlik ve boşanma oranlarındaki artış tüm boyutları ile yaşanan yozlaşma ve sosyal çürümeyi yansıtan gözlerimizin önündeki gerçeklerdir.
        TÜİK "İstatistiklerle Yaşlılar, 2025" raporuna göre Türkiye'deki yaşlı nüfus (65 ve daha yukarı yaş) verileri şu şekildedir:
Yaşlı Nüfus Sayısı: 9 milyon 583 bin 59 kişi ve Yaşlı Nüfus Oranı: %11,1
2020 yılında 7 milyon 953 bin 555 kişi olan yaşlı nüfus, son beş yılda %20,5artış göstermiştir. Aynı dönemde yaşlı nüfusun toplam nüfus içindeki oranı %9,5'ten %11,1'e yükselmiştir.
        Yaşlı nüfusun %44,7'sini erkekler, %55,3'ünü ise kadınlar oluşturmaktadır. TÜİK'in nüfus projeksiyonlarına göre, bu oranın 2030 yılında %13,5’e, 2040 yılında ise %17,9’a çıkması beklenmektedir.

        LGBT lobisi sinsi ve masumiyet maskesi ile çocuklarımıza 
cinsiyetsiz ve eşcinselliği normalleştirme mesajları ile etkiliyor, ailesiz ve zürriyetsiz bir toplum peşinde , insan doğasını ve değerlerini yok sayarak neslin devamlılığını sonlandırmak istiyorlar.
          Toplumun kutsalı ve ahlak sınırlarının kaldırılmasını hedefliyorlar. Bu tarz cinsel sapkınlıklar toplumun hatta insan neslinin sağlıklı bir şekilde devam etmesi önünde en büyük engeldir.
          Eşcinselliği tercih etmek bir insan hakkı değildir ve olamaz. LGBT ve benzeri yapılar toplumun temel taşı olan aile kurumunu yıpratmak , yozlaştırmakta ve toplum yapısını bozmaktadırlar. Fiziki ve ruhsal açıdan sağlıklı bireylerin ve nesillerin yetişmesini önüne set çekilmek istenmektedir.
        Aile bütünlüğünü zedeleyecek  operasyonlara elverişli yoğun sosyolojik güvenlik açıklar bulunan bir toplumsal zemin oluşturmak tehditi ile karşı karşıyayız.
         Uygulanan stratejinin ana hedefi , sosyolojik savaşın temel hedefi toplumların eğitim sistemleridir .
         

       Türkiye üzerine oynanan oyun Türkiye’nin İslam dünyasına kültürbütünlüğündenüfus bütünlüğünde ve coğrafya bütünlüğünde yoksun aştırma hedefi üzerine planlanmıştır.
          Her savaşın sosyolojik sonuçları vardır. Sosyolojik savaş toplumun yapısını, bu yapıda var olan inanç ve değerleri yok etmek gayesi taşıyan postmodern ve sinsi bir savaş türüdür.
         Sosyolojik savaş toplumların dayanışma ve sosyal bütünleşme dinamikleri ile ilgilenir, sosyolojik savaşlarda bireysel ve toplumsal davranışı kaynaklık eden inanç ve değerler sistemi hedef alınır. 
         Aile sevgi , ilgi ve şefkatin karşılandığı yerdir özellikle sağlıklı ve nesillerin yetişmesinde psikolojik ve sosyal işlerin rolü tartışılmazdır.
Ailede sevgi şefkat birliği veren çocuklar gelecekte daha sağlıklı ilişkiler geliştirebilirler yeterli sevgi ve ilgi görmeyen çocukların ise bağımlılık suça eğitime akademik başarısızlık iletişim bozuklukları ve psikolojik problemler gibi gelecekte sosyal sorunlara karşılaşması kuvvetle muhtemeldir.
        Güçlü toplumun temel direği olan aile bir ülkenin geleceği için çok önemli olduğu için Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan Ülkemizde aile Yılı ilan ederek , adeta topyekûn bir seferberlik başlatmıştır.
Olmazsa olmazımız Güçlü Aile yapımızdır.
Unutulmamalıdır ki ; "Aile, fırtınalı hayatta sığınılabilecek tek güvenli limandır."

Yavuz Subaşı

27/04/2026 

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder