21 Aralık 2024 Cumartesi

 

MISIR’DA 5 GÜN…

          Akdeniz’de sınırı olan bir Kuzey Afrika ülkesi olan Mısır 400 yıl Osmanlı Devleti  yönetimde bulunmuş bir ülke. Mısır'a 13-18 Aralık tarihlerinde 5 günlük bir gezi yapma imkanı bulabildim ve bu gezi ile ilgili bu yazıyı hazırladım.
Mısır , Yaklaşık 120 yılını İngiltere ‘nin işgalinde geçirmiş, birinci Dünya savaşından sonra bağımsız bir devlet olmuştur.
İngilizler ikinci Dünya Savaşı bitimine kadar Mısır’dan çekilmemişlerdir.
Kızıldeniz ile Akdeniz arasındaki Süveyş kanalı , Filistin ile  olan sınırı,  antik geçmişi ile Afrika ve İslam ülkeleri arasında bir başka yere sahiptir Mısır. 
11 - 12. yüzyıllarda Fatımi devletinin başkentliğini yapmış olan Kahire ,
Nil nehri ile , Piramitleri ile ,  Fatimi Devleti’nin Eski şehir kalıntıları ile ve yeni tarz mimari yapısı ile bir başka şehir.
         Eski Kahire ve Yeni Kahire olmak üzere adeta iki farklı şehir , iki farklı düzen , iki farklı kültür gözlemlenebilmektedir Başkent Kahire’de .
         Kısaca bu girizgahtan sonra Mısır gezi izlenimlerimden bahsetmek istiyorum.
Başkent Kahire Uluslararası Havalimanına iniş yaptıktan sonra henüz pasaport kontrolü sırasında , valizleri bekleme sırasında Mısır gezisinde bazı terslikler olacağının işaretleri belirdi.
         Amacım bir ülkeyi karalamak , zan altında bırakmak değil.
Sadece gözlemlerimi ve yaşadıklarımı anlatıp , bu yazıyı okuyanları Mısır hakkında bilgi sahibi kılabilmek.
        Çok yavaş çalışan bir pasaport kontrol noktasından geçtikten sonra valizlerin alınacağı kısıma geçtik ve başladık beklemeye.
       Mısır’a gelecekler şuna kendilerini hazırlasınlar , her şey çok yavaş ve ağır ilerliyor. Sadece Türkiye’den giden uçağın valizlerini 1 saat kadar süre bekledikten sonra Havaalanı çıkış kapısından dışarıya çıkabildik.
       Kapı önünde birden üzerinize yüksek sesle konuşa konuşa gelen insanlarla kısa bir şaşkınlık süresi yaşıyorsunuz , korkulacak bir şey yok , bunlar taksi şoförleri.
İlk gece geç vakittede olsa Port Said kentine , konaklayacağımız otele vardık.
Pasaport kontrolünü geçiyorsunuz , çıkışta tekrar pasaportunuza bakılıyor ve iki adet polis noktasından geçerken muhatap olmadığınız bir soruyu Otel görevlisi soruyor ; Pasaportta neden vize yok.
Seni neden ilgilendiriyor bak ülke girişi onayı var deyince ;






cevap , sordum işte oluyor.
Kalınan oteller çok kötü olmamasına rağmen Yönetim ve Organizasyon
temizlik , oda servisi geçerli not almadı.
Camilerde abdest alma yerleri , şadırvanlar , terlik yok , havlu yok , yalın ayak , ıslak ayaklarla mermer  zeminden düşmeden yürüyüp camiye girmek zorundasınız. Veya abdestiniz her daim hazır olacak.
Camilerin en arka sıraları sandalyelerle ayrılmış , sandalye cemaat yeri diyebileceğimiz bir şekilde hazırlanmış.
Port Said , Kahire işyerleri , lokanta , taksi , AVM vb gibi yerlerde dolaşırken yüksek sesle okunan Kur’an-ı Kerim dinleyebilirsiniz.
Benzetmek gibi olmasın , Kur’an sesi dinlemek , bizdeki Müzik dinlemek gibi bir şey Mısır’da.
Yeni Kahire’yi kısmen istisna tutarsak , Eski Kahire , Port Said , cadde ve sokaklar bakımsız , kirli , tozlu , çöp konteynerleri yok , çöpler ortalıkta , çok sayıda sokak hayvanları çöplerin üzerinde yiyecek bir şeyler arıyor.
Mısır’a gidecekler için şunu ifade edebilirim ,  Mısır’a gitmeden önce ağır çekim yaşamak , yavaş hareket etmek antremanlarını yapsınlar.
Telefon ve internet başlı başına bir sorun.
Trafik yön ve işaretleri , trafik ışıkları yok denecek kadar az ve olanlarda çalışmıyor , çalışsalar bile kurallara nadiren uyuluyor.
Lokantaların servisleri çok yavaş.
Mısır ‘da her ne yapacaksanız önceden düşünün ve konuşun.
Lokantada menüyü istiyorsunuz , menüde yemek seçiyorsunuz , menüde gördüğünüz fiyat ile yemek sonrası gelen ücret pusulası farklı oluyor.
Kredi Kartı kullanımı ise neredeyse yok denecek kadar az.
Lokanta için söylediklerimi , eğer taksiye binecekseniz , eğer Piramitlerde fayton ile dolaşacaksanız burada da yaşayabilirsiniz.
Bu yazılanlar başta da ifade edildiği gibi bir ülkeyi karalamak için değil , Mısır’a gidecekler için bir uyarı niteliğinde kısa bir bilgilendirmedir.
Kendi payıma şunu söyleyebilirim ; Olağanüstü bir şey olmazsa bir daha Mısır’a gitmeyi düşünmüyorum.
Ve son söz olarak ; Allah Mısır’a gideceklerin yardımcısı olsun , sabır kat sayılarını arttırsın.
20/12/2024
Yavuz Subaşı    
 

 


6 Aralık 2024 Cuma

CHP VE MUHALEFETTEKİ PARTİLERİN BAŞKANLARINA SORU-YORUM ;

 CHP VE MUHALEFETTEKİ PARTİLERİN BAŞKANLARINA SORU-YORUM ;

Siyasal kültür , sosyal ve ekonomik,  yapıdan ayrı tutulamaz .

Toplumun değerlerinden kopuk , milli ve manevi değerlere yabancılaşmış Batı hayranı kişiler Türkiye’nin kültür yapısını olumsuz etkilemektedirler .

Adeta “Beşinci Kol “ faaliyeti yapmaktadırlar .

Cumhuriyetin kuruluşundan 1950 seçimlerine kadar geçen süre içinde ,

CHP “Devleti kuran parti “ olmakla övünmüş ve 1950 yılına kadar devleti ve devlet kadrolarını tekeline almıştı.

Son günlerde Suriye’de yaşanan gelişmeler dikkate alındığında , başta CHP olmak üzere Türkiye’de siyaset yapan siyasi partiler sanki beşinci kol faaliyeti gibi çalışmaktadırlar diye düşünmeden edemiyorum.

Beşinci Kol faaliyeti ne demektir ; Beşinci kol , bir ülkeyi ,  bir kitleyi , bir grubu zayıf ve şüpheli düşürmek için o ülke içinden , o yapı içinden yapılan her türlü yıkıcı çalışmalara verilen isimdir .

CHP’nin yaptıklarına bakınca , diğer muhalefet partilerinin yaptıklarına bakınca nedense aklımıza , bunlar beşinci kol faaliyetinin unsurları mı diye düşünmek geliyor .

Eğer bunlar beşinci kol faaliyetlerini yapıyorlarsa bilinmelidir ki bu faaliyetler ülke menfaati için değildir. O zaman sormak lazım , kimin için yapıyorlar bu Beşinci Kol faaliyetlerini.

Mesela CHP’nin Eş Genel başkanına sormak lazım ; Suriye’deki Baascı , faşist diktatör Esat rejimini destekliyor musunuz ?

PKK / YPG‘den yardım isteyen diktatör Esat’ı destekliyor musunuz ?

CHP Eş Genel başkanı ve bazı CHP’li yetkililer , CHP yandaşı gazeteciler , sözde aydınlar Halep’te , Tel Rıfat’ta dalgalanan Türkiye’mizin şanlı  bayrağından ,  çalınan mehter marşlarından rahatsızmısınız ?

Halep kalesi‘ne asılan şanlı Türk bayrağının kimleri rahatsız ettiğini sormak, sorgulamak lazım .

Suriye’nin değişik yerlerinde yapılan operasyonlarda ele geçirilen 

PKK /YPG‘nin paçavralarına ses çıkaramayanlar , nedense Türkiye’mizin şanlı  bayrağından rahatsız oluyorlar .

Şunu unutuyorlar ve CHP yetkililerine , başta Eş Genel başkanları olmak üzere hatırlatıyorum ; Türkiye ile Suriye arasında 911 km sınırımız var .

Suriye’de 5 milyona yakın Türkmen’in yaşadığı bilinmekte .

Peki hangi akla hizmet eder ; sizin , Suriye’de  ne işiniz var sorusu ? 

Aynı sorunuzu Rusya’ya , İran’a , Amerika’ya “sizin ne işiniz var Suriye’de Suriye’nin içişlerine niye karışırsınız “ diye neden sormazsınız ?

Başta CHP olmak üzere muhalefet Partilerinin liderleri , yöneticileri şunu bilmeliler ; Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan’ın ifade ettiği gibi “ Türkiye’nin yeni güvenlik anlayışı , ülkemize yönelik tehditler kaynağında yok edilecektir. Türkiye’nin güvenliği Gaziantep’te değil Halep’te , Hatay’da değil İdlip‘te , Mersin’de değil Kıbrıs’ta , Kars’ta değil Nahçıvan‘da , Artvin’de değil Batum’da , Trakya değil Balkanlar’da başlar.” 

 Bir kerecik dahi olsa bunların Türkiye devletinden yana Milletimizden yana olmasını görmek , istemek hakkımız değil mi ?


Yavuz Subaşı

Ak Parti 27.Dönem Balıkesir MV.


18 Kasım 2024 Pazartesi

 COP29 AZERBAYCAN’DA BAŞLADI.


29. Birleşmiş  Milletler iklim konferansı COP29 11 Kasım tarihinde Bakü‘de başladı .

Bu yılki  toplantıda ; Kirliliği azaltmak , Yeşil bir dünya içinde dayanışma içinde birlikte hareket edilmesi ana gündem olacak.

Cop29 dönem başkanlığını önümüzdeki bir yıl için Azerbaycan bugünden itibaren üstlenmiş olacak.

Cop29 toplantısı 22 Kasım’a kadar Bakü‘de devam edecektir.

Cop29 toplantısının Azerbaycan’a yapılması ,  dünya çapında , dünya liderlerinin katılımı ile yapılacak bu önemli etkinlik Azerbaycan devleti için çok anlamlıdır.

Türkiye her zaman olduğu gibi Cop29 sürecinde de 

Can Azerbaycan’ın yanındadır , destekçisidir .

Türkiye  Cop29 toplantısında Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan , Çevre şehircilik ve iklim değişikliği bakanımız Murat Kurum ,değişik bakanlar ve bakanlıkların  temsilcilerinin katılabileceği yoğun bir heyetle temsil edilecek .

Umarım ve dilerim ki Cop29 tüm dünya için önemli kararların  alındığı bir toplantı , güçlü bir zirve olacaktır .

Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan’ın değerli eşleri Emine Erdoğan ile Azerbaycan Cumhurbaşkanı Sayın ilham Aliyev‘in saygıdeğer eşi Mihriban  Aliyeva ‘nın başkanlığını yaptığı Vakıfın “ sıfır atık projesi ,atık yönetimi ve geri dönüşüm “ programlarının yer aldığı çalışmaları  Cop29’da gündeme damgasını vuracaktır.

Can Azerbaycan’ın bu dünya çapında organizasyonda başarı  ile çıkacağına  inancımız tamdır.

 BM ‘nin gündemi çerçevesinde her yıl yapılan ve   dünya liderlerininde katılacağı bu uluslararası etkinlikte evsahibi ve dönem başkanı Azerbaycan ‘ı tebrik ediyorum .

Başarılı bir organizasyon ve etkinlik olmasını diliyorum.


Yavuz Subaşı

Ak Parti Balıkesir 27.Dönem Milletvekili

16 Ekim 2024 Çarşamba

 KONGRELER SÜRECİNDE AK PARTİ’Yİ BEKLEYEN TEHLİKE ;

NEPOTİZM ve KRONİZM…


AK PARTİ ‘de kongre  sürecini başlamış bulunmaktadır.

Bu süreç içerisinde Ak Parti’de yönetim kadrolarının yenilenmesi ,kadrolarda değişiklik yapılması doğaldır. 

 Ak Parti 2001 yılında Sayın Cumhurbaşkanımız , Genel Başkanımız Recep Tayyip Erdoğan tarafından kurulduğu zaman ,belli bir ilkeler ve idealler çerçevesinde siyasi hayatına başladı. 2002 yılında yapılan ilk seçimde iktidar olarak aralıksız bugüne kadar da iktidarını başarıyla sürdürmektedir.

Kurulduğu günden günümüze  bir çok kişi Ak Parti’nin değişik kademelerinde görev aldı. Ak Parti’nin olmazsa olmazı, Ak Parti ‘li olmak için Ak Parti’de görev yapmak için olmazsa olmaz , Sayın Cumhurbaşkanımızın defalarca dile getirdiği gibi Tek Millet , Tek Devlet , Tek Bayrak , Tek vatan ifadeleri ortak paydasında buluşmaktır.  

 Ak Parti  ilkeler partisidir ve kuruluş ilkeleri çerçevesinde dünden bugüne hareket etmiştir. Ak Parti’de  görev alacaklar üzerine bazı yanlışların  yapılmaması adına  uyarılar yapmak gerekmektedir .

Tek Bayrak ,Tek Devlet ,Tek Millet ,Tek Vatan ifadeleri  boşuna söylenmiş ifadeler değildir. 

Ak Parti ,vatanını bayrağını devletini milletini seven ve güçlü büyük Türkiye için çalışmanın adıdır.

Ak Parti haksız bir davada zirvede olmaktansa Hak bilinen yolda bulunmanın adıdır.

     Başlıktada ifade ettiğim  , kongreler sürecinde Ak Parti’yi iki büyük tehlike beklemektedir ; NEPOTİZM ve KRONİZM.

Peki nedir , Nepotizm ve  Kronizm ? 

Nepotizm ,akraba kayırmacılığı şeklinde yapılan ayrımcılığın adıdır .

Kronizm ise ahbap çavuş ilişkisi ,arkadaşlık iş ortaklığı ve özel ilişkiler nedeniyle yapılan ayrımcılığın adıdır.

Ak Parti ‘nin siyasi yapılanması içerisinde görev alacaklar  Nepotizmin , Kronizmin etkisinde ;abi ,kardeş ,kuzen ,yeğen ,  çok yakın arkadaş , aynı memleketten , aynı etnik kökenden , aynı Mahalleden gibi gibi nedenlerle belirlenmemelidir.

Kongreler sürecinde görev alacak kişiler emanet ,ehliyet , liyakat sıfatları aranmadan sırf Nepotizm  ve kronizmin etkisi altında dilerim ki görevlendirilmezler. 

Endişelerimi dile getirdim ,  maalesef  Mart 2024 yerel seçimlerinde az olsa bile bu şekilde seçicilik yapılmıştır. Ve seçimlerde başarı elde edilemeyince , seçimler kaybedilince seçim hezimetini kendisini seçen iradenin üzerine atan hadsizler görülmüştür.

“ Ben seçimi kazanırdım,seçimi Recep Tayyip Erdoğan yüzünden kaybettim “ 

diyenlerin varlığı bir çok yerde görülmüştür.

Ak Parti’nin seçici iradesi kontrolü elinden bırakmadan , Nepotizm ve Kronizm tehlikesini küçümsemeden sağlıklı bir şekilde kongre sürecini tamamlamalıdır.

Ak Parti  öyle bir partidir ki ; nasıl ki Yunus Emre’nin dediği gibi  “eğri odun Taptuk emre Dergahı’na yakışmaz” ise Ak  Parti ’de görev alacak kişiler de aynı bu eğri odun özelliğinde olmamalıdır.

    Bu uyarılar dilerim ki dikkate alınır . Çünkü zamanında atılmayan bir doğru adımı düzeltmek için gün gelir on adım , elli adım atarsınız yine de o yanlışın düzeltmesi   olmayabilir.

  Liderimiz Recep Tayyip Erdoğan’ ın ,yanında ve yolunda ,  taşın altına ellerimizi değil bedenlerimizi koyup mücadele etmek varken , baskı ve sığ düşünüp nepotizm ve kronizmin etkisiyle küçük olsun bizim olsun anlayışından uzak bir şekilde Ak Parti kongrelerini yapmalıdır.

Selam ve Dua ile

16 Ekim 2024

Yavuz Subaşı 

14 Ağustos 2024 Çarşamba

BİR BAŞARI HİKAYESİ ; 2024 YILI GELİBOLU BELEDİYE SEÇİMLERİ…

 BİR BAŞARI HİKAYESİ ; 

2024 YILI GELİBOLU BELEDİYE SEÇİMLERİ…


Evreşe yolları dar,

Bana bakma , benim yarim var…


 Bu Türkünün geçtiği şirin belde Evreşe.

Gelibolu’nun şirin bir beldesi.

İşte söz konusu yazının başlığı , Bir Başarı Hikayesine olan yolculuk 2009 yılı Yerel Yönetim Seçimlerinde Başladı, Gelibolu’nda devam ediyor.

Yolculuğun ve Başarı hikayesinin kahramanı bir Tıp Doktoru. Doktor Ali Kamil Soyuak.

Siyasete ilk adımını 2009 yılında Ak Parti Evreşe Belediye  Başkan adayı olarak atan Dr. Ali Kamil Soyuak ilk adaylığında , ilk seçiminde % 67 ‘lik bir oy ile kazandı.

Daha sonra aynı başarısını 2014 ve 2019 Yerel Yönetim Seçimlerinde Evreşe Belde Belediye Başkanlığını kazanarak sürdürdü.

Başarılı Belediye Başkanı 2024 Yerel Yönetim seçimlerinde bu kez Gelibolu’dan Belediye Başkan adaylığı için müracaatını yaptı.

Evreşe Beldesinden Gelibolu ilçesine olan  başarılı yolculuk ile ilgili öncelikle Gelibolu İlçesinden söz etmekte fayda var.

Gelibolu Milletvekilliği ve Yerel Yönetim Seçimlerinde son 

20 senede CHP ‘nin kalesi olmuş bir ilçe .

2009 yılındaki Gelibolu Belediye seçimlerini CHP adayı Münir Mustafa Özacar 7090 oy %44.9 oy oranı ile kazanırken ,

AK PARTİ 3952 oy ve %25 oy oranı ile seçimleri tamamladı.

 2014 yılındaki Belediye seçimlerinde , CHP mevcut başkan Münir Mustafa Özacar’ ı aday gösterir ve yeniden seçimi kazanır.

CHP’nin adayı seçimleri 8702 oy ve %49.7 oy kazanırken ,

AK PARTİ’nin 2426 oy ve %13.8 oyu ile seçimleri tamamladı.

2019 yılında yapılan Belediye seçimlerde mevcut  başkan Mustafa Özacar CHP’den üçüncü kere aday olarak gösterildi ve 9217 %51.9 oy oranıyla seçimleri kazandı .

AK PARTİ 2019 yılı Belediye  seçimlerinde 7310 oy  ve %41.1 oy oranıyla seçimler tamamladı .

Ve yıl 2024.

Evreşe’de başlayıp Gelibolu’ya uzanan Örnek Bir Başarı Hikayesinin yılı.

Gelibolu’da üç dönemden beri kazanan CHP yine aynı başkan adayıyla Münir Mustafa Özacar ile seçimlere girdi.

AK PARTİ ise Gelibolu’ya Evreşe Belde Belediye başkanı olan Dr. Ali Kamil Soyuak‘ı aday olarak gösterdi .

Dr. Ali Kamil Soyuak ,Gelibolu’da 7915 oy %39.6 oy oranı ile seçimleri kazandı . Gelibolu’yu 15 yıldan beri yönetmekte olan CHP yönetiminden Belediyeyi devraldı.

Siyaset bilimcileri , Kamuoyu araştırmacıları tarafından 2024 Gelibolu seçimleri mercek altına alınıp incelenmelidir.

2024 yılı Yerel Yönetim seçimlerinde Türkiye genelinde CHP 1. Parti oldu ve 

AK PARTİ kurulduğu günden beri girdiği tüm seçimlerde ilk defa 2024 yılı yerel yönetim seçimlerinde 1. Parti olamadı.

AK PARTİ , bir çok seçim bölgesinde , İllerde ve İlçelerde ,

 AK PARTİ’nin kalesi gibi görülen , garanti kazanılır denilecek yerlerde seçim kaybetti.

Belkide Türkiye’de nadir olarak gösterilecek  Gelibolu’da ise ilk defa seçim kazandı.

Gelibolu’da kazanılan bu seçim , Başarı hikayesinin irdelenmesi ve ders çıkarılacak noktaların tesbit edilip belki de örnek olarak gösterilmesi gerektiğini düşünüyorum.

Çünkü seçimlerde kaybeden AK PARTİ’li belediye başkanlarının  seçim yenilgilerini , oy kayıplarını adeta koro halinde , kendi özel ve genel durumlarını hiç sorgulamadan , nerede biz hata yaptık , nerede biz yanlış yapmış olabiliriz diye düşünmeden bir sürü mazeret ileri sürdüklerini duyduk , okuduk.

Söylenilen ve ileri sürülen bahanelerin hiçbirinde , kendilerinden bahsedilmeden , emekli maaşlarının düşüklüğünün seçim kaybetmelerine neden olduğunu , hayat pahalılığının  seçim  kaybetmelerine neden olduğunu ileri sürenler oldu.

Hızını alamayan bazı adaylar ,  kendini bilmez bir şekilde , seçim yenilgisini   Genel Başkana bağladılar.

Ülke genelinde seçim süresince yaşanan olumsuzluklar Gelibolu’da da vardı.

Her şeye rağmen CHP’ nin kalesi sayılan Gelibolu’da  , belde belediyesinden ilçe belediyesine doğru yaşadığı seçim sürecinde Gelibolu belediye başkanı olan Ali Kamil Soyuak ‘ın başarı hikayesinin önemini vurgulamak istedim.

CHP’nin kalesi gibi görülen Gelibolu’da seçim kazanmak zordu.

Sayın Belediye Başkanını ziyarete gittim. 

Seçimi nasıl kazandığını sordum.

Birşeyler anlattı. Başkanın şu sözü en az anlattıkları kadar önemliydi.

İsterseniz ilçe merkezinde sizinle kısa bir yürüyüş yapalım dedi ve beraberce dolaştık.

Kadını ile erkeği ile Dr. Ali Kamil Soyuak’a Gelibolu ‘ da yaşayanların sevgisini , ilgisini bizzat gözlemlemiş oldum.

Gelibolu seçimleri bir kere daha siyasetin şu kuralını gözler önüne sermiştir. Başarılı, çalışkan, dürüst ,yapmacık değil samimi hareket eden,  kendisi ile muhatap olanlara tepeden bakmayan , tevazu sahibi olan adaylara seçmen , parti farkı gözetmeksizin oy verebiliyor .

Uzun yıllar sonra bir sahil ilçesi olan Gelibolu’da CHP’den belediyeyi kazanan Belediye Başkanı Dr. Ali Kamil Soyuak ‘ı tebrik ediyor , başarılı bir dönem diliyorum.

12.08.2024

Yavuz Subaşı 

Ak Parti Balıkesir 27. Dönem MV.

14 Temmuz 2024 Pazar

YIL DÖNÜMÜNDE 15 TEMMUZ

 Bugün 15 Temmuz,

Bugün ,  Millet olarak , omuz omuza , bayrağımıza , bağımsızlığımıza kast edenlere tarihi bir ders verdiğimiz , 

15 Temmuz hain darbe girişiminin yıl dönümü.


Kahramanlar ,Tarih Yazar!

Destanıda Kahramanlar Yazar!

 15 Temmuz 2016’da Kahraman Milletimiz yeni bir destan yazdı.

15 Temmuz 2016 tarihinde yaşanan ;

İhanete karşı Vatanını, Devletini, Demokrasiyi savunurken hayatını kaybeden 251 kahraman şehidimize Allah’tan rahmet diliyorum.

Egemenlik hakkının gerçek sahibi olan Milletimiz, tarihe geçen bir dayanışma ile destan yazmıştır.

Gerek Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan’ın Güçlü Liderliği , gerekse Aziz Milletimizin muhteşem dayanışması ile gelecek kuşaklara örnek ,Dünya devletlerine örnek olacak bir Demokrasi ve dayanışma mücadelesini hep birlikte sergiledik.

O gece Darbecilere direnmek için sokaklara , meydanlara , saldırganların yöneldiği her yere akın akın koşan milletimizin her bir Ferdine şükranlarımı sunuyorum.

Kahramanca verdikleri mücadele sonucu Gazilik ünvanı ile şereflenen Gazi kardeşlerime  Rabbimden sağlık ve afiyetler temenni ediyorum.

Vatanı , Bayrağı , Bağımsız Türkiye için canlarını düşünmeden feda eden şehitlerimizi rahmet ile anıyorum.

Milletin kaderini, Milletin haricinde başka hiçbir unsurun belirleyemeyeceğini dünyaya bir kez daha gösteren vatan ve demokrasi sevdalılarını selamlıyorum.

Peki 15 Temmuz’da ne oldu  , ne yapmak istediler ?

Şu gerçek kesinlikle bilinmelidir ki , 

15 Temmuz asla sıradan bir darbe girişimi değildir .

Arkasında çok büyük hesapların olduğu , gerçekleştiğinde ülke ve millet olarak bambaşka mecralara sürükleneceğimiz tarihi bir kırılma noktasıdır 15 Temmuz .

15 Temmuz gecesi yazılan kahramanlık destanı tarihte gösterdiğimiz onurlu ve şerefli duruşun bugüne tezahürüdür .

 

Bugün, 

Millet olarak, omuz omuza…

bayrağımıza kast edenlere tarihi bir ders verdiğimiz, 

15 Temmuz hain darbe girişiminin yıl dönümü.. 


Bu müstesna günde, bir yandan millet olarak kazandığımız muhteşem zaferin sevincini, diğer yandan darbe girişimi esnasında kaybettiğimiz yiğitlerimizin hüznünü birlikte yaşıyoruz.


Allah'ın yardımı ve milletimizin cesaretiyle başarısızlığa uğrattığımız darbe girişimi sırasında, hainlerin kurşunları ve bombalarıyla son nefesini veren 251 şehidimize Allah'tan rahmet, yakınlarına ve Aziz milletimize başsağlığı diliyorum.


Şüphesiz ki; 

O gece şehitler kervanına katılan 251  kahramanımız da; göğsünü tanklara, tüfeklere siper ederek; 

darbe girişimine dur diyen Necip Milletimiz de isimlerini tarihe ve kalplere silinmemek üzere kazıdılar.


 Sevgili kardeşlerim; 15 Temmuz deyip geçmeyin.


Malazgirt’te ne olmuşsa, 15 Temmuz’da o olmuştur. 


Kosova’da, Niğbolu’da ne olmuşsa, 15 Temmuz’da 

o olmuştur. 



İstanbulun  Fethi’nde ne olmuşsa, 15 Temmuz’da

 o olmuştur. 


Çanakkale’de, İstiklal Harbi’nde ne olmuşsa,

 15 Temmuz’da o olmuştur. 


Cumhuriyet tarihi boyunca neredeyse kesintisiz verdiğimiz terörle mücadelede ne olmuşsa, 15 Temmuz’da o olmuştur. 


Velhasıl, 

15 Temmuz bu topraklarda yaşadığımız asırlar boyunca verdiğimiz varlık-yokluk mücadeleleri zincirinin en son halkasıdır. 


Her kim 15 Temmuz’u küçümsemeye, önemsizleştirmeye, itibarsızlaştırmaya çabalarsa bilinmelidir ki; amacı işte bu derin tarihi anlamı gölgelemek, gözlerden kaçırmaktır.


15 Temmuz; 

Hainlere en büyük darbeyi indirerek bozguna uğratan
Ömer HALİSDEMİR’ in zaferidir. 


 Bu zafer; 

çocuğunu evde bırakıp demokrasi mücadelesine katılan annelerin zaferidir. 


Bu zafer; tanka meydan okuyanların zaferidir. 


Bu zafer; 

ölmekten değil, abdestsiz ölmekten korkup; 

süs havuzlarından abdest alıp kurşuna koşan halkımızın zaferidir. 




Bu zafer; 

şehit düşerken, bayrağımızı elinden düşürmeyen asil milletimizin zaferidir. 


Bu zafer; 

halka “KORKU ASLA !!!  Allah bizimle beraberdir hep beraber meydanlara”  diyen Başkomutan Recep Tayyip Erdoğan’ın zaferidir. 


Bu zafer; 

Aziz Türk milletinin zaferidir!


 Bazen tek bir kahraman koskoca bir milletin kaderini değiştirir. 


15 Temmuz’da ülkemizde dört bir yanında milyonlarca kahraman ortaya çıkmış ve kendileriyle birlikte tüm milletin geleceğine damga vurmuştur.


15 Temmuz; 

Tıpkı; Çanakkale zaferimiz gibi sürekli hafıza da kayıt altında durmalıdır. 


Aziz Milletimiz ; o gece meydanlara çıkarak yüksek sesle duruşlarını , tarafını , cesaretini ortaya koymuştur. 


Rabbim hepsinden  razı olsun.


Türkiye; 1950'li yıllardan itibaren hep devlet dışı, devlete sızdırılmış bir gizli güç tarafından kontrol edilmek istendi. 

Darbelerin arkasında bu akıl var! 

siyasi istikrarsızlıkların arkasında  bu akıl var! 

ekonomik istikrarsızlıkların arkasında bu akıl var!


Bu güç, Türkiye asla büyümesin diyor.
Bu güç , Türkiye Kendi kararlarını kendi vermesin,  batının emrinde bir ülke olsun istiyor. 

İşte biz o gece topyekün, tuzak kuranların tuzaklarını Allah’ın yardımı Milletimizin kararlı duruşu ile başlarına geçirdik!!


Asla Unutulmamalıdır ki ;


15 Temmuz'da;

Terör örgütleri üzerinden Türkiye'ye küresel ölçekte savaş açıp, bu milletin milli bağımsızlığını elinden almak istediler. 


Türkiye'yi sömürgeleştirmek istediler.


15 Temmuz'u iyi anlamak zorundayız.

FETÖ, 70 yıldır bu ülkede faaliyet gösteriyor. 

Güvenlik bürokrasisi , Yargı bürokrasi  başta olmak üzere artan etkinlikleri  15 Temmuz’da son buldu.


17-25 Aralık 2023 sürecinden sonra hükümetimiz tarafından; güvenlik ve yargı bürokrasisinde dönüşüm yapılmasaydı Allah muhafaza; 15 Temmuz anahtar teslimiydi.


Herkes biliyor ki;

Ülkemiz; gerek coğrafi ve stratejik konumu, 

gerekse kültürel ve tarihi birikimiyle dünya arenasının merkezinde yer alıyor. Ve yer almaya devam edecek!


"Teslim almak için darbe girişimi dahil her yola başvurdukları ülkemizin, silkinip asırlık uykusundan uyanan bir dev gibi yeniden ayağa kalkışı karşısında şaşkınlığa uğrayanlara;

Sayın Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan'ın ifadesi ile diyoruz ki “Daha bitmedi; bu milletin daha söyleyecek çok sözü var.” 


İnşallah, bundan sonra da aynı inanç ve ruhla ülkemize sahip çıkacak, birliğimizi, beraberliğimizi koruyacağız. 15 Temmuz Demokrasi ve Milli Birlik Günü o gece yaşadığımız kutlu kucaklaşmayı bize ilelebet hatırlatacaktır. 


Bu vesile ile;

15 Temmuz gecesi, daru bekaya uğurladığımız yiğitlerimize bir kez daha Allah'tan rahmet, gazilerimize sıhhat ve afiyet diliyorum.  

15 Temmuz asla unutulmamalıdır.

Yavuz Subaşı

Ak Parti 27. Dönem Balıkesir MV