KUZEY KIBRIS TÜRK CUMHURİYETİNDE ÇOK ÖNEMLİ
BİR DÖNEMEÇ ;
CUMHURBAŞKANLIĞI
SEÇİMLERİ…
Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti'nde (KKTC) Cumhurbaşkanlığı
seçimi 19 Ekim 2025 tarihinde yapılacaktır.
Peki seçim sürecinde KKTC ‘de neler oluyor ?
Terör devleti Katil İsrail Kıbrıs’ta boş
durmuyor , bir yandan kuzeyde ve güneyde sessiz sedasız toprak alıyor ,diğer
yandan da askeri üstler oluşturuyor .
Türkiye sahasında 15 Temmuz 2016
tarihinden sonra hareket kabiliyeti bulamayan İngiltere ,İsrail ve Amerika
gözünü Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’ne çevirmiş durumda..
KKTC’de 9 Mart 2025 tarihinde Bakanlar
kurulu bir disiplin Yönetmeliği değişikliği ile ortaöğretiminde başörtüsü izni
verdi. 28 Mart‘ta Lefkoşa İrem küçük ortaokulunda başörtülü öğrenciler
okula alınmadı .
11 Nisan 2025 tarihinde CTP protesto mitingleri düzenledi . Yapılan
mitingde
“Kıbrıs laiktir laik kılacak
“sloganlarıyla öğrencilerin başörtüleri ile okula alınmamaları istendi. KKTC‘nin
İslamlaştırıldığı, Ankara’nın
etkisine girdiği seslendirildi .
2 Mayıs’ta düzenlenen diğer bir mitingde
eğitimde İslamlaşma bahanesiyle başörtüsü protesto edildi .
25 Eylül‘de , KKTC yüksek mahkemesi
okullarda başörtüsüne izin veren düzenlemeyi Anayasaya aykırı bularak iptal
etti.
Böylece KKTC’de Türkiye’de ki 28 Şubat
sürecinin kopyası olan 25 Eylül süreci
başlamış oldu .
Başörtüsü protestolarının sembol ismi “
Kıbrıs Türk orta eğitim öğretmenler Sendikası “ başkanı Selma Eylem
isimli kadına İngiltere tarafından 2025
yılı barış için eğitim ödülü verildi .
NEDEN ?
Aynı Selma Eylem Türkiye’nin Lefkoşa
büyükelçisi Murat Nacar‘a “Go home “çağrısı yapacak kadar haddini aştı. Ve bu
zihinleri işgal edilmiş çevreler
eşzamanlı olarak “Türkiye’nin
Kıbrıs’ta işgalci olduğunu “ iddia etmeye başladılar . Bu hadisz kadına
Türkiye Devletinin kim olduğu gün gelir öğretilir.
KKTC‘de Yaklaşan cumhurbaşkanı seçimi
öncesi başörtüsü üzerinden oluşturulan gerilim tıpkı geçmişte Türkiye’de olduğu
gibi “tehlikenin farkında mısınız “ sloganı gölgesine düşürüldü.
Bunlar tartışılırken Seçim sürecinin merkezindeki
tartışma Kıbrıs sorununun çözümü konusundaki temel görüş farklılıkları olması
gerekirken gündem “Başörtüsü “ sorun
haline getirilerek grileştirildi. Başörtüsü
tartışması bir paravan.
Asıl mesele 19 ekim’de yapılacak
cumhurbaşkanlığı seçimleri ile birlikte KKTC‘de kimlik ve egemenlik konusunda
tartışma başlatıp Ankara Lefkoşa hattını kırma düşüncesi var .
2025 Cumhurbaşkanlığı seçimindeki adaylar ve onların ana görüşleri şu şekilde
özet olarak derlenmiştir.
Kesin aday listesi Yüksek Seçim Kurulu (YSK)
tarafından ilan edilmiş olsa da, ana çekişme genellikle iki büyük siyasi kutbun
temsilcileri arasında yaşanacaktır.
|
Aday |
Temsil
Ettiği Parti / Durumu |
Kıbrıs
Sorunu Görüşü |
Diğer
Öne Çıkan Görüşleri |
|
Ersin Tatar (Mevcut
Cumhurbaşkanı) |
Bağımsız (UBP, DP,
YDP tarafından destekleniyor) |
İki Devletli Çözüm: Kıbrıs sorununda
tek makul çözümün, egemen eşitliğe dayalı, uluslararası alanda
tanınmış iki ayrı devlet olduğunu savunur. Federal çözüm görüşmelerine
geri dönülmesine karşıdır. |
Türkiye ile
ilişkilerin en üst düzeyde ve uyumlu olmasını vurgular. KKTC'nin jeopolitik
konumunu güçlendirmeyi hedefler. |
|
Tufan Erhürman |
Cumhuriyetçi Türk
Partisi (CTP) Adayı |
Federasyon Çözümü: Uluslararası hukuka
ve Birleşmiş Milletler (BM) kararlarına uygun, iki kesimli, iki toplumlu federal
bir çözüm modelini savunur. Başarısız olsa bile müzakere masasına
dönülmesini destekler. |
KKTC'nin
uluslararası hukuk çerçevesinde tanınmasına yönelik çabaları sürdürürken,
toplumsal ve ekonomik sorunlara odaklanır. |
|
Diğer Adaylar |
Çoğunlukla Bağımsız |
Genellikle ana
adayların çözüm modellerine eleştiri getirerek, ulusal konular, ekonomi ve
sosyal adalete dair farklı bakış açıları sunarlar. |
(İbrahim Yazıcı,
Osman Zorba, Arif Salih Kırdağ, Mehmet Hasgüler, Ahmet Boran, Hüseyin Gürlek
gibi bağımsız adaylar yer almaktadır.) |
Kıbrıs Sorunu
Üzerindeki Temel İki Görüş
KKTC'deki siyasi yelpaze, yıllardır süregelen Kıbrıs
sorununun çözüm yöntemine göre iki ana eksende toplanır:
1. İki Devletli Çözüm
(Ersin Tatar & Destekçileri)
Temel Fikir: Kıbrıs'ta
Türklerin ve Rumların ayrı milletler olduğu ve
adada halihazırda var olan iki
ayrı bağımsız egemen devlete sahip
olunması gerektiği.
- Müzakere Şartı: Rum tarafı egemen
eşitliği kabul etmedikçe müzakerelerin federasyon temelinde
sürdürülmesinin anlamsız olduğu savunulur. Müzakereler, ancak "iki
devletin işbirliği" temelinde başlayabilir.
- Garanti: Türkiye'nin
etkin ve fiili garantörlüğünden asla vazgeçilmemesi gerektiğini
savunurlar.
2. Federal Çözüm
(Tufan Erhürman & Destekçileri)
Temel Fikir: Ada'nın siyasi
eşitlik temelinde, iki kurucu devletten (Türk
ve Rum) oluşan federal bir yapıda yeniden
birleşmesi.
- Müzakere Şartı: BM parametreleri
ve uluslararası hukukun öngördüğü çerçevede, müzakere masasına geri
dönülerek adil ve kalıcı bir anlaşma sağlanması gerektiği.
- Hedef: Kıbrıslı
Türklerin uluslararası alandan tecridini sona erdirerek, AB ve
uluslararası kuruluşlar içinde yer alması.
Seçimin sonucu, KKTC'nin Kıbrıs sorunundaki resmi
pozisyonunun geleceği ve Türkiye ile olan ilişkilerin niteliği açısından
belirleyici olacaktır.
19 Ekim 2025 tarihinde KKTC seçime giderken Türkiye’yi
Avrupa ülkelerine şikayet eden CHP ve onun Genel Başkanı Özgür Özel KKTC ‘de
CTP ‘yi yani “ Bağımsız Devlet olmayalım , Rumlarla birlikte Federe Devlet
olalım “ diyen Tufan Erhürman’ı destekliyor.
Özgür Özel bu şartlarda CTP ‘yi KKTC ‘de “kardeş parti “olarak ilan etti.
Nereden nereye ?
Bu savruluş CHP için sonun başlangıcı olacaktır.
Kıbrıs Fatihi Karaoğlan Bülent Ecevit ‘in CHP ‘sinden “Mandacı
“ ve “ Rumlarla Ortak devlet “ fikrini destekleyen CHP’ye.
Seçim sonuçları ne olursa olsun Türkiye Cumhuriyeti
KKTC ‘yi yalnız bırakmayacak , kaderine terk etmeyecektir.
Yavuz Subaşı
27.Dönem Balıkesir MV
17 Ekim 2025