2 Ekim 2025 Perşembe

BM 80. GENEL KURULUNA RECEP TAYYİP ERDOĞAN MÜHRÜ...

 BM 80. GENEL KURULU…

BM’nin 80. Genel Kurul Toplantısının bu yılki teması , “Birlikte daha iyi barış, Kalkınma ve insan hakları için 80 yılı ve ötesi “ olarak belirlenmiştir .

KÜRESEL LİDER RECEP TAYYİP ERDOĞAN.

Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan’ın New York temasları ve Genel Kurula hitabı, yapılan görüşmeler , BM Genel Kurulunda yaptığı konuşmanın öncesinde ve sonrasında uzun süre alkışlanmış olması Küresel Güç olma yolundaki Türkiye profilin en somut göstergelerinden biri olmuştur.

Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan hem Washington’da yürüttüğü görüşmelerle Türkiye-ABD

ilişkilerinde yeni bir sayfa açmayı hedefledi, hem de BM kürsüsünden uluslararası sistemin adalet krizine dair kapsamlı bir çerçeve sundu.

BM Genel Kurulu, dünya liderlerinin en geniş katılımla seslerini duyurduğu bir platformdur.

Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan’ın burada dile getirdiği ifadeler, kayıt altına alınarak uluslararası toplumun hafızasına kazınmıştır.

Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan’ın BM 80. Genel Kurul’undaki konuşması hem içerik hem üslup olarak tarihi nitelikte bir konuşma olmuştur.

Cesareti, dürüstlüğü, hakkaniyetli oluşu, dik duruşu, bilgeliği, dostluğu ve barıştan yana tavırları

Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan’ı dünyada seçkin bir lider haline getiren en belirgin vasıflarından bazılarıdır.

Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan’ın temaslarını ;

(1) Değer odaklı söylem ve küresel adalet yaklaşımı, 

(2) Bölgesel krizlerde aktif diplomasi ve arabuluculuk kapasitesi, 

(3) Çok yönlü dış politika stratejisi ve güç dengesi arayışı,

(4) Türkiye-ABD ilişkilerinin yeni dönemi ,

başlıkları altında ele almak doğru olacaktır.

FİLİSTİN’İN , GAZZE ‘NİN HAMİSİ RECEP TAYYİP ERDOĞAN…

BM Genel Kuruluna Filistin Devlet Başkanı Mahmut Abbas ABD vize vermediği için gelememiştir. Oysa Asıl gelmesinin engellenmesi gereken kişi Soykırımcı , Katil , Terör devleti İsrail’in eli kanlı Başbakanıdır.

Trump yönetimi BM’de İsrail karşıtı bir havanın oluşmasını istemiyordu ve zirve sırasında Avustralya ,

Belçika , Kanada ve Fransa’nın Filistin’in tanımalarına da engellemeye çalışmıştır.

Filistin Devlet Başkanı Mahmut Abbas , Amerika’ya gelemedi ve BM Genel Kurulunda konuşma yapamadı ama Filistin’in , Gazze ‘nin Dünya mazlumlarının sözcülüğünü BM Genel

Kurulunda Türkiye yaptı , Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan yaptı.

Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan’ın BM Genel Kurulunda yaptığı Manifesto niteliğindeki konuşmasında Mahmut Abbas ne diyecekse tek tek her şeyi söyledi.

Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan yaptığı temaslarda Filistin temsilcisi hangi mesajları verecekse o mesajları verdi.

Katil ve soykırımcı İsrail’in yaptığı soykırımı , resimleri ile , belgeleri ile anlattı. İsrail’in vahşetini fotoğraflarla gösterdi.

İsrail’e karşı bir çift laf edemeyenleri insafa davet etti.

BM kürsüsünden ilk kez bu kadar net bir biçimde “soykırım” kelimesi telaffuz edilmiştir.

Türkiye BM ‘de bir kez daha mazlumun yanında olduğunu tüm dünyaya ilan etmiştir.

Her saat başı bir çocuğun öldüğü vurgusu dünyaya yapılan güçlü bir sitemdi.

Gazze’deki insani dramı soyut rakamların ötesinde somut bir insanlık trajedisi olarak dünya gündemine taşıdı.

Özellikle Batılı ülkelerin İsrail’e destek veya sessiz kalma politikalarını üstü kapalı da olsa eleştirerek “değerleriniz yara aldı” mesajını verdi.

İsrail’in komşu ülkelere (Suriye, İran, Lübnan, Yemen) yönelik saldırılar düzenlediğini, arabulucu rolündeki Katar’daki ateşkes görüşmelerine dahi saldırdığını belirterek, Tel Aviv yönetiminin kontrolden çıktığını dile getirdi.

193 üyeli BM ‘nin çatısı altında 157 devlet artık Filistin’i egemen bir devlet olarak tanımış durumdadır.

Dünya nüfusunun ve ülkelerinin büyük çoğunluğu nezdinde  Filistin halkının bağımsız devlet talebi meşruiyet kazanmıştır. 

Eğer uluslararası toplumun kahir ekseriyeti Filistin’i tanıyorsa, hâlâ tanımayan azınlık da tarihin bu akışına geç de olsa ayak uyduracaktır. Bu aynı zamanda “iki devletli çözüm” vizyonunun

küresel çapta yeniden destek bulduğunu gösteriyor.

Filistin davasını dünya gündeminin tam merkezine koyduğu bu konuşmada, duygusal ve çarpıcı bir anlatımla uluslararası toplumu harekete geçmeye davet etmiştir.

Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip  Erdoğan’ın ABD Başkanı Trump ile birlikte İslam Ülkeleri Liderleri ile birlikte toplantı yapması ve ortak bildiri açıklanması oldukça önemli bir gelişmeydi.

Açıklanan ortak bildiride yer alan başlıca konular ;

* Savaşı sona erdirme ve acilen kalıcı ateşkese ulaşma zorunluluğu.

* Rehinelerin serbest bırakılması ve Gazze’ye insani yardımın hızlı şekilde ulaştırılması.

* Adil ve kalıcı barışa giden ilk adım olarak istikrarın sağlanması.

* Filistin’in reform çabalarının desteklenmesi ve Gazze’nin yeniden inşası için kapsamlı planların hazırlanması.

CUMHURBAŞKANIMIZ RECEP TAYYİP ERDOĞAN’IN GELECEK ÖNGÖRÜSÜ

Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan konuşmasında sadece eleştiri getirmekle kalmadı, aynı zamanda çözüm için somut önerilerini de paylaştı:

- Gazze’de derhal bir ateşkes sağlanmasını, 

- Sivillere yönelik saldırılar durdurulmalı ve insani yardımların bölgeye engelsiz girişine izin verilmesini,

- Soykırım kadrosunun uluslararası hukuka hesap vermesi gerektiğini,

- Gazze’de yaşananların faillerinin savaş suçlarından yargılanması gerektiğini ,

BM kürsüsünden açıkça beyan etti.

Tüm bu mesajların BM Genel Kurul’da dile getirilmesi ayrı bir önem taşıyor.

Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan yaptığı konuşmasında

Gazze’deki insani krize dair sözlerinin yanısıra, 

Kıbrıs konusunda iki devletli çözüm çağrısı ve Kuzey Kıbrıs Türk CumhuriyetiniN (KKTC) tanınması ,

Keşmir meselesine yaptığı vurgu ,

BM’nin işlevini yitirdiği ifadeleri gelecekle ilgili önemli mesajlarıdır.

Kıbrıslı Türklerin adanın eşit ortakları olduğunu vurguladığı ve izolasyonun sona erdirilmesi gerektiğini ifade ederek KKTC demek Türkiye demektir mesajını tüm dünyaya vermiştir. 

Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan’ın konuşmalarında öne çıkan bir diğer boyut, Türkiye’nin kriz bölgelerinde oynadığı kolaylaştırıcı ve arabulucu rol olmuştur.

Suriye ‘ nin toprak bütünlüğü ve siyasi istikrarının önemi , Rusya-Ukrayna savaşında Türkiye hem Moskova hem Kiev’le diyalog kurabilen tek olduğu ,

Kafkasya ‘da Azerbaycan-Ermenistan barış sürecine verilen açık destek, Türkiye’nin Güney Kafkasya’da kalıcı barışa verdiği önem ,

Afrika ‘da Somali-Etiyopya krizinde Türkiye’nin Afrika Boynuzu’nda bile istikrar üretmeye çalışan bir aktör olması ,

Türkiye’nin Küresel Güç olduğunun ifadeleri olmuştur.

Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan’ın temasları, Türkiye’nin tek eksenli bir dış politika anlayışından uzaklaştığını, 360 derece ve çok yönlü bir strateji izlediğini bir kez daha göstermiştir.

Doğu Akdeniz, Irak, İran, Kıbrıs, Balkanlar ve Afrika’ya ilişkin yapılan vurgular, Ankara’nın aynı anda birçok bölgede etkin olan bir diplomatik kapasite geliştirdiğini göstermiştir.

Türkiye’nin özerk bir dış politika çizgisini korurken, Batı ittifak sisteminin parçası olmaya devam ettiğini tekrar ifade etmiştir.

Türkiye , hem Moskova hem Washington’la temas kurabilen bir “denge aktörü olan bir ülkedir.

Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan’ın ABD ve BM temasları, Türkiye’nin dış politikada iki temel hedefi aynı anda yürüttüğünü gösteriyor: 

- Kendi ulusal çıkarlarını korumak ve ,

- Uluslararası sistemde daha adil bir düzen için ses yükseltmek.

Dünya vicdanının hemen her yerde sorgulandığı bir dönemde Türkiye Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, manifesto niteliğindeki konuşması ile dünya vicdanının özlemle beklenen sesi oldu.

Genel Kurul salonuna girdiğince dakikalarca ayakta alkışlanan bir dünya liderinden bahsediyorum.

Bunun ülkemiz adına ne kadar büyük bir gurur olduğu apaçık ortadadır.

Bunun yanında geçen zaman içinde Sayın Recep Tayyip Erdoğan, dünya meselelerine karşı insani/vicdani duyarlılığı başta olmak üzere sergilediği barıştan yana diplomasiyle hem

mazlum milletlerin yegâne umudu haline gelmiştir.

Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan, BM Genel Kurulunda ;

Filistin’den Gazze’ye, Ukrayna’dan Rusya’ya, Suriye’den Irak’a, Azerbaycan’dan Ermenistan’a,

Somali’den Etiyopya’ya, Karadeniz'den Ege ve Akdeniz’e, Pakistan’dan Hindistan’a, Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyetinden Afganistan’a, Batı Afrika 2da yaşanan hadiselerden Kongo Demokratik Cumhuriyetine kadar dünyanın bütün coğrafyalarıyla ilgili barış ve huzur projelerini

dile getirdi.

Uluslararası hukukun ve Birleşmiş Milletler’in etkin işlemediğini uluslararası adaletin sağlanmadığına dair eleştirilerin günümüzde yoğunluk kazanmasının önemli nedenlerin en başında İsrail’in eylemleri olduğunu bir kez daha haykırdı.

Güçlünün haklı olduğu değil haklının güçlü olduğu bir sistem kurulana kadar “Dünya Beşten Büyüktür “demeye Türkiye olarak devam edeceğini bir kez daha haykırmıştır.

BM 80. Genel Kurulu’nun yıldızı Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan olmuştur .

BM genel kurulunda bir kez daha görülmüştür ki dünyada kimsenin görmezden gelemeyeceği bir Türkiye gerçeği vardır. Bu gerçeği ortaya çıkaran ise Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan‘dır.

Cumhurbaşkanımızın konuşması küresel adalet manifestosudur.

Cezasızlık adaletsizliğin temelini oluşturur, insanlık adına mazlumların yanında dimdik durma günüdür diye haykıran bir Cumhurbaşkanına sahip olduğumuz için Allah’a hamd ediyorum.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder