21 Aralık 2024 Cumartesi

 

MISIR’DA 5 GÜN…

          Akdeniz’de sınırı olan bir Kuzey Afrika ülkesi olan Mısır 400 yıl Osmanlı Devleti  yönetimde bulunmuş bir ülke. Mısır'a 13-18 Aralık tarihlerinde 5 günlük bir gezi yapma imkanı bulabildim ve bu gezi ile ilgili bu yazıyı hazırladım.
Mısır , Yaklaşık 120 yılını İngiltere ‘nin işgalinde geçirmiş, birinci Dünya savaşından sonra bağımsız bir devlet olmuştur.
İngilizler ikinci Dünya Savaşı bitimine kadar Mısır’dan çekilmemişlerdir.
Kızıldeniz ile Akdeniz arasındaki Süveyş kanalı , Filistin ile  olan sınırı,  antik geçmişi ile Afrika ve İslam ülkeleri arasında bir başka yere sahiptir Mısır. 
11 - 12. yüzyıllarda Fatımi devletinin başkentliğini yapmış olan Kahire ,
Nil nehri ile , Piramitleri ile ,  Fatimi Devleti’nin Eski şehir kalıntıları ile ve yeni tarz mimari yapısı ile bir başka şehir.
         Eski Kahire ve Yeni Kahire olmak üzere adeta iki farklı şehir , iki farklı düzen , iki farklı kültür gözlemlenebilmektedir Başkent Kahire’de .
         Kısaca bu girizgahtan sonra Mısır gezi izlenimlerimden bahsetmek istiyorum.
Başkent Kahire Uluslararası Havalimanına iniş yaptıktan sonra henüz pasaport kontrolü sırasında , valizleri bekleme sırasında Mısır gezisinde bazı terslikler olacağının işaretleri belirdi.
         Amacım bir ülkeyi karalamak , zan altında bırakmak değil.
Sadece gözlemlerimi ve yaşadıklarımı anlatıp , bu yazıyı okuyanları Mısır hakkında bilgi sahibi kılabilmek.
        Çok yavaş çalışan bir pasaport kontrol noktasından geçtikten sonra valizlerin alınacağı kısıma geçtik ve başladık beklemeye.
       Mısır’a gelecekler şuna kendilerini hazırlasınlar , her şey çok yavaş ve ağır ilerliyor. Sadece Türkiye’den giden uçağın valizlerini 1 saat kadar süre bekledikten sonra Havaalanı çıkış kapısından dışarıya çıkabildik.
       Kapı önünde birden üzerinize yüksek sesle konuşa konuşa gelen insanlarla kısa bir şaşkınlık süresi yaşıyorsunuz , korkulacak bir şey yok , bunlar taksi şoförleri.
İlk gece geç vakittede olsa Port Said kentine , konaklayacağımız otele vardık.
Pasaport kontrolünü geçiyorsunuz , çıkışta tekrar pasaportunuza bakılıyor ve iki adet polis noktasından geçerken muhatap olmadığınız bir soruyu Otel görevlisi soruyor ; Pasaportta neden vize yok.
Seni neden ilgilendiriyor bak ülke girişi onayı var deyince ;






cevap , sordum işte oluyor.
Kalınan oteller çok kötü olmamasına rağmen Yönetim ve Organizasyon
temizlik , oda servisi geçerli not almadı.
Camilerde abdest alma yerleri , şadırvanlar , terlik yok , havlu yok , yalın ayak , ıslak ayaklarla mermer  zeminden düşmeden yürüyüp camiye girmek zorundasınız. Veya abdestiniz her daim hazır olacak.
Camilerin en arka sıraları sandalyelerle ayrılmış , sandalye cemaat yeri diyebileceğimiz bir şekilde hazırlanmış.
Port Said , Kahire işyerleri , lokanta , taksi , AVM vb gibi yerlerde dolaşırken yüksek sesle okunan Kur’an-ı Kerim dinleyebilirsiniz.
Benzetmek gibi olmasın , Kur’an sesi dinlemek , bizdeki Müzik dinlemek gibi bir şey Mısır’da.
Yeni Kahire’yi kısmen istisna tutarsak , Eski Kahire , Port Said , cadde ve sokaklar bakımsız , kirli , tozlu , çöp konteynerleri yok , çöpler ortalıkta , çok sayıda sokak hayvanları çöplerin üzerinde yiyecek bir şeyler arıyor.
Mısır’a gidecekler için şunu ifade edebilirim ,  Mısır’a gitmeden önce ağır çekim yaşamak , yavaş hareket etmek antremanlarını yapsınlar.
Telefon ve internet başlı başına bir sorun.
Trafik yön ve işaretleri , trafik ışıkları yok denecek kadar az ve olanlarda çalışmıyor , çalışsalar bile kurallara nadiren uyuluyor.
Lokantaların servisleri çok yavaş.
Mısır ‘da her ne yapacaksanız önceden düşünün ve konuşun.
Lokantada menüyü istiyorsunuz , menüde yemek seçiyorsunuz , menüde gördüğünüz fiyat ile yemek sonrası gelen ücret pusulası farklı oluyor.
Kredi Kartı kullanımı ise neredeyse yok denecek kadar az.
Lokanta için söylediklerimi , eğer taksiye binecekseniz , eğer Piramitlerde fayton ile dolaşacaksanız burada da yaşayabilirsiniz.
Bu yazılanlar başta da ifade edildiği gibi bir ülkeyi karalamak için değil , Mısır’a gidecekler için bir uyarı niteliğinde kısa bir bilgilendirmedir.
Kendi payıma şunu söyleyebilirim ; Olağanüstü bir şey olmazsa bir daha Mısır’a gitmeyi düşünmüyorum.
Ve son söz olarak ; Allah Mısır’a gideceklerin yardımcısı olsun , sabır kat sayılarını arttırsın.
20/12/2024
Yavuz Subaşı    
 

 


6 Aralık 2024 Cuma

CHP VE MUHALEFETTEKİ PARTİLERİN BAŞKANLARINA SORU-YORUM ;

 CHP VE MUHALEFETTEKİ PARTİLERİN BAŞKANLARINA SORU-YORUM ;

Siyasal kültür , sosyal ve ekonomik,  yapıdan ayrı tutulamaz .

Toplumun değerlerinden kopuk , milli ve manevi değerlere yabancılaşmış Batı hayranı kişiler Türkiye’nin kültür yapısını olumsuz etkilemektedirler .

Adeta “Beşinci Kol “ faaliyeti yapmaktadırlar .

Cumhuriyetin kuruluşundan 1950 seçimlerine kadar geçen süre içinde ,

CHP “Devleti kuran parti “ olmakla övünmüş ve 1950 yılına kadar devleti ve devlet kadrolarını tekeline almıştı.

Son günlerde Suriye’de yaşanan gelişmeler dikkate alındığında , başta CHP olmak üzere Türkiye’de siyaset yapan siyasi partiler sanki beşinci kol faaliyeti gibi çalışmaktadırlar diye düşünmeden edemiyorum.

Beşinci Kol faaliyeti ne demektir ; Beşinci kol , bir ülkeyi ,  bir kitleyi , bir grubu zayıf ve şüpheli düşürmek için o ülke içinden , o yapı içinden yapılan her türlü yıkıcı çalışmalara verilen isimdir .

CHP’nin yaptıklarına bakınca , diğer muhalefet partilerinin yaptıklarına bakınca nedense aklımıza , bunlar beşinci kol faaliyetinin unsurları mı diye düşünmek geliyor .

Eğer bunlar beşinci kol faaliyetlerini yapıyorlarsa bilinmelidir ki bu faaliyetler ülke menfaati için değildir. O zaman sormak lazım , kimin için yapıyorlar bu Beşinci Kol faaliyetlerini.

Mesela CHP’nin Eş Genel başkanına sormak lazım ; Suriye’deki Baascı , faşist diktatör Esat rejimini destekliyor musunuz ?

PKK / YPG‘den yardım isteyen diktatör Esat’ı destekliyor musunuz ?

CHP Eş Genel başkanı ve bazı CHP’li yetkililer , CHP yandaşı gazeteciler , sözde aydınlar Halep’te , Tel Rıfat’ta dalgalanan Türkiye’mizin şanlı  bayrağından ,  çalınan mehter marşlarından rahatsızmısınız ?

Halep kalesi‘ne asılan şanlı Türk bayrağının kimleri rahatsız ettiğini sormak, sorgulamak lazım .

Suriye’nin değişik yerlerinde yapılan operasyonlarda ele geçirilen 

PKK /YPG‘nin paçavralarına ses çıkaramayanlar , nedense Türkiye’mizin şanlı  bayrağından rahatsız oluyorlar .

Şunu unutuyorlar ve CHP yetkililerine , başta Eş Genel başkanları olmak üzere hatırlatıyorum ; Türkiye ile Suriye arasında 911 km sınırımız var .

Suriye’de 5 milyona yakın Türkmen’in yaşadığı bilinmekte .

Peki hangi akla hizmet eder ; sizin , Suriye’de  ne işiniz var sorusu ? 

Aynı sorunuzu Rusya’ya , İran’a , Amerika’ya “sizin ne işiniz var Suriye’de Suriye’nin içişlerine niye karışırsınız “ diye neden sormazsınız ?

Başta CHP olmak üzere muhalefet Partilerinin liderleri , yöneticileri şunu bilmeliler ; Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan’ın ifade ettiği gibi “ Türkiye’nin yeni güvenlik anlayışı , ülkemize yönelik tehditler kaynağında yok edilecektir. Türkiye’nin güvenliği Gaziantep’te değil Halep’te , Hatay’da değil İdlip‘te , Mersin’de değil Kıbrıs’ta , Kars’ta değil Nahçıvan‘da , Artvin’de değil Batum’da , Trakya değil Balkanlar’da başlar.” 

 Bir kerecik dahi olsa bunların Türkiye devletinden yana Milletimizden yana olmasını görmek , istemek hakkımız değil mi ?


Yavuz Subaşı

Ak Parti 27.Dönem Balıkesir MV.