17 Temmuz 2022 Pazar

15 TEMMUZ’U ANLAMAK…

YILDÖNÜMÜNDE 15 TEMMUZ ..

Kahramanlar Tarih Yazar!

Destanıda Kahramanlar Yazar!

Bugün ,  Millet olarak , omuz omuza , bayrağımıza , bağımsızlığımıza kast edenlere tarihi bir ders verdiğimiz , 

15 Temmuz hain darbe girişiminin yıl dönümü.

15 Temmuz 2016’da Kahraman Milletimiz yeni bir destan yazdı.

15 Temmuz 2016 tarihinde yaşanan ihanete karşı Vatanını, Devletini, Demokrasiyi savunurken hayatını kaybeden 251 kahraman şehidimize Allah’tan rahmet diliyorum.

Egemenlik hakkının gerçek sahibi olan Milletimiz, tarihe geçen bir dayanışma ile destan yazmıştır.

Gerek Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan’ın
Güçlü Liderliği , gerekse Aziz Milletimizin muhteşem dayanışması ile gelecek kuşaklara örnek bir Demokrasi ve dayanışma mücadelesini hep birlikte sergiledik.

O gece Darbecilere direnmek için sokaklara , meydanlara , saldırganların yöneldiği her yere akın akın koşan milletimizin her bir Ferdine şükranlarımı sunuyorum.

Kahramanca verdikleri mücadele sonucu Gazilik ünvanı ile şereflenen Gazi kardeşlerime  Rabbimden sağlık ve afiyetler temenni ediyorum.

Milletin kaderini, Milletin haricinde başka hiçbir unsurun belirleyemeyeceğini dünyaya bir kez daha gösteren vatan ve demokrasi sevdalılarını selamlıyorum.

Değerli hemşerilerim , Peki 15 Temmuz’da ne oldu  , ne yapmak istediler ?

Şu gerçek kesinlikle bilinmelidir ki , 15 Temmuz asla sıradan bir darbe girişimi değildir .
Arkasında çok büyük hesapların olduğu , gerçekleştiğinde ülke ve millet olarak bambaşka mecralara sürükleneceğimiz tarihi bir kırılma noktasıdır 15 Temmuz .

15 Temmuz gecesi yazılan kahramanlık destanı tarihte gösterdiğimiz onurlu ve şerefli duruşun bugüne tezahürüdür .

Evet kahraman hemşerilerim , 

Bugün, 

Millet olarak, omuz omuza…

bayrağımıza kast edenlere tarihi bir ders verdiğimiz, 15 Temmuz hain darbe girişiminin yıl dönümü.. 

 

Bu müstesna günde, bir yandan millet olarak kazandığımız muhteşem zaferin sevincini, diğer yandan darbe girişimi esnasında kaybettiğimiz yiğitlerimizin hüznünü birlikte yaşıyoruz.

 

Allah'ın yardımı ve milletimizin cesaretiyle başarısızlığa uğrattığımız darbe girişimi sırasında, hainlerin kurşunları ve bombalarıyla son nefesini veren 251 şehidimize Allah'tan rahmet, yakınlarına ve Aziz milletimize başsağlığı diliyorum.

 

Şüphesiz ki; 

O gece şehitler kervanına katılan 251  kahramanımız da; 

göğsünü tanklara, tüfeklere siper ederek; darbe girişimine dur diyen Necip Milletimiz de isimlerini tarihe ve kalplere silinmemek üzere kazıdılar.

 

O gece;

darbecilere direnmek için sokaklara, meydanlara, saldırganların yöneldiği her yere akın akın koşan milletimizin her bir ferdine şükranlarımı sunuyor,  "Kahramanca verdikleri mücadele sonucu gazilik unvanıyla şereflenen Gazi kardeşlerime de Rabbim'den sağlık ve afiyet temenni ediyorum. 

 

Sevgili kardeşlerim; 15 Temmuz deyip geçmeyin.

 

Malazgirt’te ne olmuşsa, 

15 Temmuz’da o olmuştur. 

 

Kosova’da, Niğbolu’da ne olmuşsa, 

15 Temmuz’da o olmuştur. 

 

İstanbulun  Fethi’nde ne olmuşsa, 

15 Temmuz’da o olmuştur. 

 

Çanakkale’de, İstiklal Harbi’nde ne olmuşsa, 15 Temmuz’da o olmuştur. 

 

Cumhuriyet tarihi boyunca neredeyse kesintisiz verdiğimiz terörle mücadelede ne olmuşsa, 

15 Temmuz’da o olmuştur. 

 

Velhasıl, 

15 Temmuz bu topraklarda yaşadığımız asırlar boyunca verdiğimiz varlık-yokluk mücadeleleri zincirinin en son halkasıdır. 

 

Her kim 15 Temmuz’u küçümsemeye, önemsizleştirmeye, itibarsızlaştırmaya çabalarsa bilinmelidir ki; amacı işte bu derin tarihi anlamı gölgelemek, gözlerden kaçırmaktır.

 

15 Temmuz; 

Hainlere en büyük darbeyi indirerek bozguna uğratan
Ömer HALİSDEMİR’ in zaferidir. 

 

Bu zafer; 

dünyaya gazetecilik dersi veren Hande FIRAT’ ın zaferidir. 

 

Bu zafer; 

dünyaya en onurlu reklamı yapan Erol OLÇAK’ ın zaferidir. 

 

Bu zafer; 

çocuğunu evde bırakıp demokrasi mücadelesine katılan annelerin zaferidir. 

 

Bu zafer; tanka meydan okuyanların zaferidir. 

 

Bu zafer; 

ölmekten değil, abdestsiz ölmekten korkup; 

süs havuzlarından abdest alıp kurşuna koşan halkımızın zaferidir. 

 

Bu zafer; 

şehit düşerken, bayrağımızı elinden düşürmeyen asil milletimizin zaferidir. 

 

 

Bu zafer; 

halka “KORKU ASLA !!! Allah bizimle beraberdir hep beraber meydanlara”  diyen Başkomutan Recep Tayyip Erdoğan’ın zaferidir. 

 

Bu zafer; 

Aziz Türk milletinin zaferidir!

 

 Bazen tek bir kahraman koskoca bir milletin kaderini değiştirir. 

 

15 Temmuz’da ülkemizde dört bir yanında milyonlarca kahraman ortaya çıkmış ve kendileriyle birlikte tüm milletin geleceğine damga vurmuştur.

 

15 Temmuz; 

Tıpkı; Çanakkale zaferimiz gibi sürekli hafıza da kayıt altında durmalıdır. 

 

Sizler; o gece meydanlara çıkarak yüksek sesle duruşunuzu, tarafınızı, cesaretinizi ortaya koydunuz. 

 

Rabbim hepinizden razı olsun.

 

Değerli hemşehrilerim;

 

Türkiye; 1950'li yıllardan itibaren hep devlet dışı, devlete sızdırılmış bir gizli güç tarafından kontrol edilmek istendi. 

 

Darbelerin arkasında bu akıl var! 

siyasi istikrarsızlıkların arkasında  bu akıl var! 

ekonomik istikrarsızlıkların arkasında bu akıl var!

 

Bu güç, Türkiye asla büyümesin diyor.
Bu güç , Türkiye Kendi kararlarını kendi vermesin,  batının emrinde bir ülke olsun istiyor. 

 

İşte biz o gece topyekün, tuzak kuranların tuzaklarını başlarına geçirdik!!

 

 

Kıymetli kardeşlerim;

 

Asla Unutmayın!

 

15 Temmuz'da;

Terör örgütleri üzerinden Türkiye'ye küresel ölçekte savaş açıp, bu milletin milli bağımsızlığını elinden almak istediler. 

 

Türkiye'yi sömürgeleştirmek istediler.

 

15 Temmuz'u iyi anlamak zorundayız.

FETÖ, 70 yıldır bu ülkede faaliyet gösteriyor. Güvenlik ve yargı bürokrasisindeki etkinliğini biliyoruz.

 

17-25 Aralık sürecinden sonra hükümetimiz tarafından; güvenlik ve yargı bürokrasisinde dönüşüm yapılmasaydı Allah muhafaza;
15 Temmuz anahtar teslimiydi.

 

Herkes biliyor ki;

Ülkemiz; gerek coğrafi ve stratejik konumu, gerekse kültürel ve tarihi birikimiyle dünya arenasının merkezinde yer alıyor. Ve yer almaya devam edecek!

 

"Teslim almak için darbe girişimi dahil her yola başvurdukları ülkemizin, silkinip asırlık uykusundan uyanan bir dev gibi yeniden ayağa kalkışı karşısında şaşkınlığa uğrayanlara;

Sayın Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan'ın ifadesi ile diyoruz ki “daha bitmedi; bu milletin daha söyleyecek çok sözü var.” 

 

İnşallah, bundan sonra da aynı inanç ve ruhla ülkemize sahip çıkacak, birliğimizi, beraberliğimizi koruyacağız. 15 Temmuz Demokrasi ve Milli Birlik Günü o gece yaşadığımız kutlu kucaklaşmayı bize ilelebet hatırlatacaktır. 

 

Bu vesile ile;

15 Temmuz gecesi, daru bekaya uğurladığımız yiğitlerimize bir kez daha Allah'tan rahmet, gazilerimize sıhhat ve afiyet diliyorum.  

19 Haziran 2022 Pazar

17 Haziran Tarihli Basın Toplanrısı

 MİLLETE PARMAK SALLAMA DÖNEMİ BİTMİŞTİR. 

Önümüzdeki sene muhtemelen 

4 veya 11 Haziran tarihlerinde seçimler olmuş olacak.

‘Ak mı, Kara mı?’ herşey belli olmuş olacak.

Cumhur İttifakı adayı olarak, AK Parti-MHP-BBP olarak, 

2023 yılı Cumhurbaşkanı adayımız belli. 

Sayın Recep Tayyip Erdoğan.

Ülkemize, Milletimize hayırlı olsun.

Diğer tarafta,

Milletsiz ittifakta,

6+1 ittifakında,

‘Tencere yuvarlanmış kapağını bulmuş’ ittifakında ,

Ak Parti gitsin de ne olursa olsun ittifakında hala Aday belli mi , belli değil.

Toplanıyorlar, toplanıyorlar yemek yiyip dağılıyorlar.

Ülkede yaşanan sorunların çözümü ile ilgili bir çözüm önerisi duyan var mı?

-Yok. Duyamazsınız.

Çünkü adayımız Budur iradesi ellerinde değil.

Bir taraftan Milletsiz İttifak Partilerinin Liderleri, 

diğer taraftan 5. Kol faaliyeti olarak değişik STK lar çalışmalarını sürdürüyorlar.

İşte son olarak Tüsiad başkanının haddini aşan sözleri ortada.

Tüsiad ne diyor?

Türkiye, küresel sisteme boyun eğsin.miş…

AB’nin dediğini yapsın.mış…

Nato’ya girişlerinde İsveç ve Finlandiya’ya direnmesin.miş…

İstanbul sözleşmesi yeniden uygulansın.mış…

12 Mart Askeri Muhtırası sonrasında kurulan Tüsiad’ın 

biz geçmişini, demokratlığını, neye hizmet ettiğini çok iyi biliriz.

Bu Tüsiad değil miydi, 1979 yılında Başbakan Bülent Ecevit’i gazete ilanları ile deviren…

Bu Tüsiad değil miydi, Turgut Özal’ın reformlarına karşı çıkan…

Bu Tüsiad değil miydi, Refah-Yol hükümetinin yıkılmasına neden olan, 28 Şubat Post-Modern darbeyi savunan…

Soruyorum?

İnsanlar inançları nedeniyle okullarından, işlerinden atılırken sözde demokrat Tüsiad neredeydi?

Başörtüsü mağdurları ağlarken Tüsiad ellerini ovuşturup gülüyordu.

15 Temmuz hain darbe girişiminde Tüsiad’ın sesini duyan oldu mu?

pkk/pyd terör örgütüne karşı Tüsiad’ın eleştirisini, tepkisini duyan oldu mu?

Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan 

Tüsiad’a Ak Parti Grup toplantısından seslendi.

“Siz kimsiniz bize ders veriyorsunuz? 

Dış politikada sen bize ders veremezsin. 

Sen daha kalfa bile olamadın. Haddini bil. 

CHP ne sufle ediyorsa siz de onu diyorsunuz. 

 Tüsiad, chp, ip, Milletsiz ittifak bileşenleri şunu bilmeliler:

Şu gerçek, artık akıllarında yer etmelidir:


‘Millete parmak sallama dönemi’ bitmiştir.

AK Parti iktidarı ile,

Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan ile,

‘ABD, Avrupa, Nato ne der acaba?’ dönemi bitmiştir.

‘Milletimiz ne der?’ dönemi başlamıştır.

Bunların tek amacı , Muhalefet partilerinin tek amacı 

ABD Başkanı Biden’in seçim beyannamesinde kendilerine verilen rolü-görevi yapmak.

‘AK Parti devrilsin, ne olursa olsun’ anlayışı ile Ak Parti iktidarını sonlandırmak.

Bunlar, ‘Yeter ki, Cumhur İttifakı dağılsın’ derken, chp - ip ve diğerleri ;

Atatürk’e katliamcı, Türk Milletine soykırımcı diyen hdp ile el ele, kol kola uçuruma doğru gidiyorlar.

Ülkeyi kaosa götürmek istiyorlar.

Dün AK Parti Grup Toplantısında Genel Başkanımız, Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan tekrar meydan okudu, ‘hodri meydan!’ dedi.

Cumhur İttifakının adayı belli.

Seçim Tarihi de  belli.

Ne duruyorsunuz?

Avare kasnak gibi boş boş konuşacağınıza adayınızı açıklayın!

Açıklayamazlar!

Çünkü bu irade kendi ellerinde değil.

Bahaneleri de, kendi iradelerinin kendi ellerinde olmadığının en net örneği…ve ispatıdır…

Neymiş efendim?

Aday şimdi açıklanırsa o aday yıpranırmış.

Bu aday nasıl aday ki, ismi gündeme gelince yıpranacağı kesin.

Bu aday nasıl aday ki, milletimiz tanıdıkça o adaydan sırt çevirecek.

Bu aday nasıl aday ki, ‘güneşi görünce eriyen buz’ misali itibar kaybedecek.

Bu aday nasıl aday ki; gün geçtikçe adayın makyajı, boyası dökülecek, gerçek yüzü ortaya çıkacak.

Bunların yaptığı, strateji değildir.

Bunların yaptığı, demokratik yollardan iktidarı elde etme hareketi değildir.

Bunların yaptığı, anti-demokratik olarak iktidara çökme operasyonudur.

Bunların yaptığı, siyasi hokkabazlıktır.

Bunların yaptığı, milletimizi kandırmaktır.

Şimdi Milletsiz ittifak , ABD , AB , NATO nasıl bir başkan istiyor onların istediği başkan profilinden söz etmek istiyorum.

Mesela Bunların istediği Başkan Siyaset üretmeyecek , denileni yapacak.

Mesela Bunların istediği Başkan Bugün verdiği sözden yarın dönecek.

Mesela Bunların istediği Başkan kolayca , milletin gözünün içine baka baka yüzü kızarmadan yalan söyleyebilecek.

Mesela Bunların istediği Başkan Uzaktan kumanda ile kontrol edilebilen bir başkan olmalı.

Mesela Bunların istediği Başkan kibirli - ukala - şovmen - millete tepeden bakan bir başkan olmalı.

Mesela Bunların istediği Başkan Milli ve Manevi değerlere bağlı olmamalı , vatan-bayrak-devlet-din gibi değerlerden uzak olmalı.

Mesela Bunların istediği başkanın egemenlik kayıtsız şartsız milletindir , diye bir düşüncesi olmamalı.

Mesela Bunların istediği Başkan ‘da 

ufuk - vizyon - proje - heyecan olmamalı , 

evet efendim ,tamam efendim anlayışı hakim olmalı.

Değerli basınımız aracılığı ile Aziz Milletimizin görüşlerine havale ediyorum ve Milletime soruyorum.

Sizce Başkan olarak kimi tarif ediyorlar ,

Kimi tarif etmiyorlar.

Gösterdiğiniz ilgi ve alaka için teşekkür ediyor ,

Çalışmalarınızda başarılar diliyorum.


7 Nisan 2022 Perşembe

 


 7 Nisan 2022 Tarihli Basın Toplantısı...

Rahmet , Mağfiret , sevgi ve kötülüklerden arınma ayı olan Ramazan ayını idrak ediyoruz.

Mübarek Ramazan ayının ülkemize , tüm dünyaya hayırlar getirmesini diliyorum.

Ramazan ayı sadece aç kalmak , akşamları da teravih namazı kılmak , zekat ve fitre vermek olarak değil , A dan Z ye insanın kendisini kontrol etmesi , çevresini , varsa yanlışlıklar ve olumsuzlukların düzeltilmesi olmalıdır diye düşünüyorum.

Bu Ramazan ayıda da, İşgalci İsrail devletinin  Filistinli Müslümanlara adeta geleneksel hale gelen zulmü ile başladı..

Katil İsrail devletini uyarıyorum, yaptığı zulümlere son vermesini hatırlatıyorum.

Değerli Basın Mensupları ,

Chp Genel Başkanı dün yaptığı grup toplantısında partisinin

Belediye Başkanları’nın engellendiğini söyledi.

Hangi Başkan’ın hangi projesi engellenmiş?

Keşke engelleme yapılsaydı da  İstanbul’da asırlık çınarlar kesilmeseydi.

Keşke engelleme yapılsaydı da Chp ‘li Balıkesir Edremit Belediyesi’nin göz yumduğu zeytin ağaçları katliamı yaşanmasaydı.

Balıkesir Edremit'te tam bir zeytinlik talanı yaşanıyor.   Bakanlığın "Zeytinliktir, imara açılamaz" kararına rağmen  önce  arsaya dönüştürüldü.

Balıkesir'in CHP'li Edremit Belediyesi aldığı skandal bir kararla zeytinlik vasfına sahip olan 8 bin 320 metrekarelik araziyi imara açtı.
Edremit Belediyesi encümen kararıyla 4 Mart 2020 günü arsa vasfına dönüştürülen arazi 14 ayrı parsel halinde imara açıldı.
 Zeytinliğin arsa vasfına çevrilmesi için yoğun bir şekilde çaba harcayan şahsın 23 Kasım 2016'da olağanüstü hâl kapsamında yayınlanan 678 No. 'lu kanun hükmünde kararname ile ihraç edildiği de ortaya çıktı.

 

 

Balıkesir Büyükşehir Belediyesi İmar ve Şehircilik Müdürlüğü, imara açılmak istenen arazinin zeytinlik olması nedeniyle Tarım ve Orman Bakanlığı'na başvurdu. Bakanlık yaptığı inceleme sonrasında arazinin zeytin ağaçlarıyla dolu olduğunu ve zeytinlik vasfının devam ettiğini belirterek imara açma istediğini reddetti.

Muhalefet partileri çok bağırıp çağırıyorlarsa bilin ki orada bunların bir derdi var. Amaçları sadece gündemi değiştirmek.

Daha 2-3 gün önce CHP Grup Başkanvekili bir zat, muhtarlara hakaret etti.

Hangi yüzle muhtarlardan destek bekliyorsunuz?

Öğretmenler gününde chp genel başkanı öğretmenlere hakaret etmişti.

Ülkemiz üzerine ekonomik baskılar  olduğunu görmemezlikten gelerek , bilmemezlikten gelerek tüm dünyanın yaşadığı sıkıntıları yokmuş sayarak ,

her şey güllük gülistanlık havası estirmeleri insanı şaşırtıyor.

İşleri güçleri provokasyon, tahrik.

Hiçbir öneri var mı?

Soruyorum sizlere, var mı? Var da biz mi duymuyoruz?

Chp genel başkanı Otobüs şoförlerinin dertlerinden bahsetmiş. Şoför kardeşlerimizin dertlerini niye tam olarak söylemekten kaçınıyorsunuz?

Niye cümleyi tam olarak kurmuyorsunuz?

Mesela İstanbul’da İBB otobüsleri neden sık sık arıza yapıyor?

Mesela CHP’li bir Vekilin İETT bakım ihalesi aldığı ve işini yapmadığından otobüslerin belki de arıza sebebinin bu olduğundan neden bahsetmezsiniz.  

Mesela CHP Genel Başkanı, bu konu hakkında ne düşünüyor?

Chp genel başkanı ,12 seneden beri muhalefet liderisin.
Girdiğin tüm seçimleri kaybettin. Sen hariç parti yöneticilerinin hepsi değişti. Kendi başarısızlığını örtmek için Cumhurbaşkanı’na, Bakanlara, kurumlara hakaret ediyorsun!

 Ya bir de utanmadan sıkılmadan yabancı yatırımcılar Türkiye’yi terk ediyor diyorsun.
Ne çabuk unuttun? Sen değil miydin, “Türkiye’ye yatırım yapmayın” diyen.

Sen değil miydin, “İktidara gelirsek paralarınızı ödemeyiz” diyen.

 

Bir Japon ata sözü var , sanki chp genel başkanı için söylenmiş bir söz.

Senin değilse alma ,

Doğru değilse yapma ,

Gerçek değilse söyleme,

Bilmiyorsan sus…

Bizim muhalefet işlerine gelmeyen konularda sus -pus , diğer her konuda maşallah seslerini durdurabilene aşk olsun.

İçişleri Bakanımız  Süleyman Soylu, altı muhalefet partisi tarafından hazırlanan ve 28 Şubat tarihinde açıklanan “Güçlendirilmiş Parlamenter Sistem” çalışmasıyla ilgili hazırlanan ortak mutabakat metninin CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu tarafından görevlendirilen emekli bir büyükelçi ile redakte ettirilmek üzere bir Avrupa Birliği ülkesi büyükelçisine gönderildiğini iddia etti.

Kılıçdaroğlu’ndan cevap gelmeyince Sayın Soylu iddiasını şu sözlerle devam ettirdi:

"Kaç günden beri söylüyorum, devam ediyorum. İşin muhatabı bellidir. İşin muhatabı çıkacak, bunun cevabını verecek. Aslı vatana ihanettir. Siz toplantı yaptığınız, bir mutabakat metni oluşturduğunuz süreci kendi yanınızdaki bir büyükelçiyi, bir Avrupa Birliği büyükelçisine gönderip de redakte ettiremezsiniz. "

Hani bir şarkı var ; sus sus sus kimseler duymasın…

İçişleri Bakanı Sayın Soylu’nun iddiası sessizlikle geçiştirilecek ve unutturulacak bir konu değildir.

Şu ana kadar cevap verilmeyen iddia doğruysa büyük bir skandalla karşı karşıyayız demektir. Bu iddiaya muhatabım değilsin cevap vermiyorum, sen de kimsin kibir ve enaniyeti ile cevap vermemek iddiay örtülü kabul etmek anlamına gelir.

Ülkeyi yönetmeye talip, cumhurbaşkanı adayı olmaya çalışan ülkenin ikinci partisinin genel başkanı “Ortaklar”ıyla hazırladıkları mutabakat metnini bir yabancı büyükelçinin onayına sunuyor.

Bunun adı Manda Demokrasisi , bu partiler de Manda partileridir.

 

 

Soruyorum , 6+1 muhalefet partisi genel başkanın etrafında oturdukları ve kamuoyunun bildiği “6’lı Masa”dan başka bir de “Üst Masa” mı var?

İçlerinde başbakanlık, dışişleri bakanlığı ve içişleri bakanlığı gibi önemli bakanlık koltuğunda oturmuş siyasilerin “evet” dediği ortak bir metin niye bir yabancı ülke büyükelçisine gönderilir?

Kendilerinden habersiz gönderilmişse niye bu önemli koltuklarda oturan siyasilerden ses çıkmaz?

“Nasıl olur da ülkenin iç siyasetiyle ilgili ortak çalışmamız yabancı bir büyükelçiye gönderilir” diye sormaz?

Sizi gidi manda partileri sizi…

Değerli Basın Mensupları ,

Dünya değişiyor , hem de hızla değişiyor.

Batı emperyalizmi artık istediği oyunu kolay kolay kuramıyor

Emperyalistler müdahale ettikleri alanlarda artık istedikleri sonucu eskisi gibi kolay elde edemiyor. Siyasette kurguladıkları oyun, tutmuyor.

Geçtiğimiz hafta Türkiye dostları olan Macaristan Başbakanı Orban, diğeri Pakistan Başbakanı İmran Han ve sonuncusu Sırbistan Cumhurbaşkanı Vucic.

Pakistan Meclis darbesine maruz kaldı , Macar ve Sırbistan liderleride seçime girdiler.

Sonuç , Emperyalistlerin istedikleri olmadı.

Ak Partiyi “Muhalefeti destekleyerek yıkmak” isteyen Amerika, aynı taktiğin bir benzerini Macaristan’da da uyguladı. Macar siyasetine müdahale hüsranla sonuçlandı!
Pakistan’da İmran Han’ı devirmek için harekete geçen Amerika’nın hamlesi de püskürtüldü.

Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan ile iyi ilişkiler geliştiren Vucic ikinci kez cumhurbaşkanı seçildi.

Macar Başbakanı  Orban’ı devirmek için 6 muhalefet partisi bir araya gelmişti. Soros ve Batılı fonlar 6’lı muhalefete, Orban’ı devirmesi için sınırsız destek verdi.

Ama Macar halkı, Viktor Orban’a büyük bir destek verdi.

Cumhurbaşkanı Vucic, ezici bir oy oranıyla ikinci kez cumhurbaşkanı seçildi.

Amerika, Pakistan’da İmran Han iktidarını devirmek için harekete geçti. Desteklediği muhalefet ve etkilediği iktidar milletvekillerinin güvensizlik oylarıyla alaşağı etmeye hazırlandığı İmran Han, televizyonda konuştu. Açıkça Amerika’nın kendisini tehdit ettiğini söyledi.

Meclis’te güven oylaması beklenirken, Cumhurbaşkanı Arif Alvi, İmran Han’ın erken seçim önerisinden sonra, Meclis’i feshetti.

Tüm bu yaşananlar göstermiştir ki,

Uyuyan Dev Türkiye uyanmıştır.

Küresel Güç olma yolunda emin adımlarla ilerlemektedir.

Dünya Lideri Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan önderliğinde önce Dünyanın 5 ten büyük olduğunu tüm dünyaya haykırdık.

Şimdi ise 2023 ve sonrasında Dünyanın 5 ‘ten büyük olduğunu bizimle beraber düşünen ülkelerle tüm dünyaya göstereceğiz.

  

 

 


 

 

 


31 Mart 2022 Perşembe

 


 

 

Rusya-Ukrayna arasındaki savaş bir ayını doldurdu.

Türkiye’mizden başka, Cumhurbaşkanımız ,

Sayın Recep Tayyip Erdoğan’dan başka gerçekten barış ve ateşkes için çalışan kimsenin olmadığını tüm dünya gördü.

Taraflar İstanbul’a geldiler, görüşmelere başladılar.

Toplantıya katılan Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan ayakta alkışlanmıştır.

Tüm dünya bize onur verecek bu girişimden övgü ile bahsederken, Türkiye’mizdeki muhalefet ise bir kap manda yoğurdu üzerinden gündemi sulandırmaktadırlar.

Sadece gündemi sulandırmakla kalmıyorlar, zihinlerinde yer etmiş olan Mandacılık düşüncesini, bir kap manda yoğurdu ile subliminal mesaj ile açığa çıkarmaktadırlar.

Birçok defalar gündeme getirdik.

Türkiye’mizin en büyük sorunu muhalefet sorunudur demiştik.

Bunun için Türk devleti ve o’nun lideri dış politikada adil olduğu için, savaşan iki düşman ülkenin heyetleri tarafından ayakta alkışlandı.

Dünya tarihinde savaşan ülkelerin taraflarının alkışladığı bir başka tablo var mıdır, hayır yoktur.

Bu başarı Türk devletinin ve Türk dış politikasının başarısıdır.

Bu başarı  maalesef bir kap manda yoğurdu ile gündem dışı tutulmak kafa karışıklığına sebep olmak istenmektedir.

 Daha birkaç ay öncesinde aralarında kongre üyesi olan ABD ve AB’deki bazı siyasi otoriteler Türkiye’nin NATO üyeliğinin gerekliliğini sorguluyordu. Muhalefet ‘de alkışlıyordu Türkiye’nin tecridi ile ilgili bu sözleri.

Türkiye ise cevabını Dolmabahçe’de verdi, barış için umudun öncüsü oldu. NATO’daki farkını da herkese gösterdi.

Türkiye , NATO’nun yapamadığını yaptı.

Ukrayna'da savaşın başlamasından bu yana Türkiye, devam eden krize özenle bir çözüm aramıştır.

Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan, adeta
BM genel sekreterliği görevini üstlenmiş durumda çabalamıştır. 

Türkiye, bir NATO üyesi olarak tarafsız, ilkeli ve barışçıl bir duruş sergilemiş, Rusya'yı Ukrayna ile uzlaşmaya ikna etmek için Moskova ile diyalog kurmayı başarmıştır. 

Bağımsızlık ruhunu hazmedemeyenler, tarihine, kültürüne ve milletine yabancı olanlar, NATO’yu demokrasi için bir yol olarak gördüklerini söyleyenler hiç düşünmeden NATO taraftarı olurken biz büyük Türkiye'nin safında yer tuttuk, tutuyoruz.

Değerli Basın Mensupları,

6+1 ittifak,

Milletsiz ittifak,

‘Tencere yuvarlanmış kapağını bulmuş’ ittifakı,

Recep Tayyip Erdoğan gitsin de ne olursa olsun ittifakı,

Her geçen gün ülke ve dünya gündemi ile ilgisi alakası olmayan konularda açıklamalar yapıyorlar.

 Güler misin? Ağlar mısın?

İP Genel Başkanı ve İP Yetkilileri “Çamur at, izi kalsın” politikasında CHP Genel Başkanı ile yarışmaya devam ediyorlar.

Birileri Meral Akşener’e fena gaz vermiş.

En son diline doladığı yalan ise 1915 Çanakkale Köprüsü’nün yapımı ve maliyeti üzerine oldu.

Bir kadın Genel Başkan’a yakışmayan üslup ve tavrı kınıyorum,

“Bay Kriz” yakıştırmasını kendi partisinin “Kerestelerine” iade ediyorum.

Neymiş?

Hong Kong-Çin Köprüsü’nün KM maliyeti, 360 Milyon Dolar’mış.

1915 Çanakkale Köprüsü’nün KM maliyeti ise 900 Milyon Dolar’mış.

İP Genel Başkanı soruyor gibi yapıp, örtülü yolsuzluk mesajı vererek Milletimize fitne tohumları saçıyor.

Yazık, Meral Hanım yazık!

Ulaştırma ve Altyapı Bakanımız Sn. Adil Karaismailoğlu bu kuyruklu yalana, iftiraya cevap verdi.

Ama bunların amacı doğruyu öğrenmek değil.

Amaçları yalan söylemek, amaçlar çamur atmak…

Başka bir şeyden de anlamazlar zaten!

Sayın Bakanımız köprü maliyetini açıklarken İP Genel Başkanı acaba utandı mı?

1915 Çanakkale Köprüsü’nün maliyeti, 1 Milyar 750 Milyon Avro.

Uzunluğu 4,6 KM.

Basit bir matematik işlem yapalım:

1 Milyar 750 Milyon Avro’yu KM’ye bölelim,

380,4 Milyon Avro.

Bu rakam 418,7 Milyon Dolar yapar.

1915 Çanakkale Köprüsü, dünyanın en uzun asma köprüsüdür.

En son teknoloji uygulanmıştır.

İP Genel Başkanı’nın ifadesi; “900 Milyon Dolar” diyor.

Sayın Bakan; “418,7 Milyon Dolar” diyor.

İP Genel Başkanı’nın verdiği örnek; 4 sene önce yapılmış ve ‘viyadük-köprü-tünel’ sistemi. Yani asma köprü değil.

Bunların yalanlarını Milletimizin vicdanına havale ediyorum.

Kıskançlık ve hasetlerinden çatır çatır çatlayacaklar.

Yazıklar olsun!

Değerli Basın mensupları,

Bir çift sözümde SP Genel Başkanı Temel Bey’e olacak.

Neymiş, Merhum Erbakan Hoca yaşasaymış CHP ile hareket edermiş.

Bu sözleri duyunca şaşırdım, çok şaşırdım.

Bizim bildiğimiz Temel Bey değil, başka bir Temel Bey var.

Temel Beye bazı konularda Merhum Erbakan hocamız ile ilgili bazı hatırlatmalar yapmak istiyorum.

 Temel Bey, Erbakan hayatı boyunca CHP zihniyeti ile mücadele etmiştir.

Temel Bey, Erbakan hayatta olsaydı okullara Kur’an-ı Kerim dersi koyan, Peygamberimizin hayatını ders olarak okutan Recep Tayyip Erdoğan’ı alkışlardı.

Temel Bey herhalde unutmamıştır. Merhum Erbakan’ı ilerlemiş yaşında hapse girmekten kurtaran CHP’nin karşı çıkmasına rağmen yasal değişikliği yapan Recep Tayyip Erdoğan‘dır.

Merhum Erbakan’ın siyasi hedeflerinin hepsini Recep Tayyip Erdoğan gerçekleştirdi.

Merhum Erbakan’ın rüyası Ayasofya’yı ibadete açan Recep Tayyip Erdoğan ve Ayasofya’nın ibadete açılmasının iptali için mücadele eden CHP değil miydi?

Hatta ve hatta bırakın Ayasofya’yı ibadete açmayı, Sultanahmet, Süleymaniye müze yapılmalıdır diyen CHP değil miydi?

Merhum Erbakan’ın rüyası Taksim camiini ibadete açan Recep Tayyip Erdoğan, karşı çıkıp ‘camiye ne gerek var’ diyen CHP değil miydi?

Merhum Erbakan’ın 1999 seçimlerinde ilk Başörtülü Milletvekili olan Merve Kavakçı’ya karşı çıkıp, Milletin seçtiği vekile yemin ettirmeyen, vatandaşlıktan atan zihniyet hangi zihniyetti?

Sahi, Erbakan hayatta olsaydı Cumhurbaşkanlığı seçiminde Kılıçdaroğlu’nu mu desteklerdi Recep Tayyip Erdoğan’ı mı desteklerdi.

 Temel Bey, Merhum Necmettin Erbakan, Batı emperyalizmi ve onların yerli uşaklarına meydan okuyarak, yeni bir siyaset inşa etmiş, milletin yeniden kendi tarihine, değerlerine ve kimliğine dönmesi için bir ömür tüketmiş kıyamet kopsa ülke aleyhine, vatan aleyhine, bayrak aleyhine Batıcılarla uzlaşmayacak bir liderdi.

Merhum Erbakan CHP ile yaptığı koalisyonda küçük ortak idi ama büyük ortak gibi hareket ediyordu.

Ya Temel Bey, adeta CHP’nin yörüngesinde hareket eden bir görünümde.

Sözlerimin sonunda Cumartesi günü başlayacak Mübarek Ramazan ayımızın hayırlara vesile olmasını diliyorum.

 

30.03.2022

Yavuz SUBAŞI

AK Parti Balıkesir Milletvekili