28 Nisan 2026 Salı

Egzotik Bir Metropolün Portresi: Jakarta’da 4 Gün…

 

Endonezya'nın kalbi Jakarta'da 4 gün…

Egzotik Bir Metropolün Portresi:   Jakarta’da 4 Gün…

          Endonezya Dünyanın en büyük ada ülkesidir. 1.904.569 km.karelik yüzölçümü ile dünyanın 14.büyük ülkesidir.
2026 yılı itibariyle 285 milyon nüfusu ile dünyanın en kalabalık nüfusa sahip
4. Ülkesi ve aynı zamanda en kalabalık Müslüman ülkesidir.
          Endonezya Başkanlık sistemi ile yönetilen bir demokrasidir.
Ülke 9 ‘u özel statülü olmak üzere 38 İl’e ayrılmıştır.
          Endonezya’nın çevresinde Avustralya, Singapur, Malezya, Vietnam, Filipinler, Hindistan gibi ülkeler yer almaktadır.

          TÜRKİYE İLE OLAN İLİŞKİLER;
         
Türklerle Endonezyalılar arasındaki ilişki 12. Yüzyılda bölgeye İslamiyet’i yaymak için gelen Âlimler aracılığıyla kurulduğu tahmin edilmektedir.
16. Yüzyılda bölgenin önemli devletlerinden AÇE Sultanlığının sömürgeci Portekiz güçlerine karşı Osmanlı Devletinden yardım istemesi ile iki ülke arasında resmi ilişkiler kurulmuştur.
Türkiye’nin Jakarta Büyükelçiliği 1957 yılında açılmış olup o günden günümüze faaliyetini sürdürmektedir.
          Türkiye’den Endonezya’ya ihraç edilen başlıca ürünler ; yaprak , tütün , buğday unu , boratlar , petrol yağları , elektrik kontrol ve dağıtım panoları , dokunmuş halı , pamuk , nişasta ve mermerdir.
Türkiye’ye ithal edilen başlıca ürünler ; sentetik iplik çeşitleri , tabii kauçuk ve kağıt ürünleridir.

        Güneydoğu Asya’nın en hareketli duraklarından biri olan Jakarta, sadece bir başkent değil; aynı zamanda modern gökdelenlerin, kolonyal geçmişin ve derin bir kültürel nezaketin harmanlandığı devasa bir mozaiktir.
       11-15 Nisan tarihleri arasında bu dinamik şehirde geçirdiğim dört gün, bana hem modern bir şehir merkezinin hızını hem de kadim bir kültürün huzurunu bir arada sundu.
       Jakarta, benzersiz kültürü, zengin tarihi ve canlı atmosferi ile dolu bir şehir. İşte bu deneyimlerin ışığında, Jakarta’nın özellikleri, görülmesi gereken yerler ve kısmen bazı olumsuzluklar üzerine yaptığım gözlemleri aşağıda ifade ediyorum.
       Türkiye Büyükelçiliği ve Yunus Emre Kültür Merkezine yaptığım ziyaretlerde Endonezyalı insanların varlığını görmek Ülkeme olan ilgi açısından gurur verici bir olay.

Devletimizin temsilcisi Büyükelçimiz Sayın Prof. Dr. Talip Küçükcan ‘ın çalışmaları iki ülke arasındaki dostluk ve Türkiye’nin tanınılırlılığı açısından takdire şayan olduğunu belirtmezsek Sayın Büyükelçimize haksızlık etmiş oluruz.
        Türkiye Büyükelçiliği önündeki gördüğüm insanlar Türkiye’ye çalışmak ve okumak için gelmek isteyenlerden oluşuyor.
        Yunus Emre Enstitüsünün Türkiye ve Türkçe’miz ile ilgili çalışmaları da takdire şayan, örnek çalışmalar olup Endonezyalıların gösterdikleri ilgi ve alaka çok üst düzeyde.
        Endonezya’da bazı firmaların Ümre İbadetlerini yapacak insanları Jakarta – İstanbul – Medine – Jakarta güzergahı ile Ümreye götürmelerini görmek ve öğrenmek beni heyecanlandırdı.
        Ümre ziyareti için önce İstanbul’a gelip 2 gün İstanbul’un tarihi yerlerini gezdikten sonra Ümre ibadeti ve sonrasında ülkelerine dönüş.

Şehrin Ruhu ve Görülecek Yerler
Jakarta, ilk bakışta karmaşık görünse de keşfedildikçe derinleşen bir karakter barındırıyor. Gezi boyunca zihnime kazınan en önemli noktalar şunlardı:

  • Monas (Ulusal Anıt): Merdeka Meydanı'nın kalbinde yükselen bu devasa dikilitaş, sadece şehrin değil, Endonezya'nın bağımsızlık ruhunun da simgesi olarak biliniyor. En tepesine çıkıldığında Jakarta’nın o uçsuz bucaksız silüeti tüm görkemiyle ayağınızın altına seriliyor.
  • Dini Hoşgörü Sembolleri:
    Dünyanın en büyük camilerinden biri olan İstiklal Camii ile tam karşısındaki neo-gotik Jakarta Katedrali, şehrin en etkileyici yanlarından birini; yani farklı inançların yan yana, barış içindeki varlığını simgeliyor.
  • Kota Tua (Eski Şehir): Hollanda sömürge döneminden kalma mimarisiyle Fatahillah Meydanı, adeta bir zaman makinesi gibi.
    Tarihi binalar arasında yürürken şehrin geçmişine tanıklık etmek mümkün. Yan yana olan müzelerin gezilmesini öneriyorum.
  • Ancol Beach; Jakarta’da yaşayanların denize girdiği plajda sıcak ve ince kumlar üzerinde yürüyüş yapabilir, denize girebilirsiniz.
  • Ulusal Müze ;  Geçmişten günümüze Endonezya’nın tarihini , gelişimini çeşitli görseller ile görebileceğiniz bir müzedir.
  • Jakarta Akvaryum ; Deniz yaşamını görebileceğiniz akvaryumda , Penguenlerin komik gösterilerinide vaktiniz varsa izleyebilirsiniz.
  • Sunda Kelapa Limanı ; Jakarta’nın 500 yıllık eski bir limanında geleneksel ahşap yelkenli gemileri görmek için gidebilirsiniz.

Jakarta'nın en büyük kazancı şüphesiz insanları. Endonezyalıların misafirperverliği ve her an yüzlerinde beliren samimi gülümseme, yabancı bir şehirde olduğunuzu unutturuyor. Türkiye biliniyor , tanınıyor ve seviliyor.

Buna ek olarak:
          Mutfak Kültürü: Satay’dan Nasi Goreng’e, zengin baharatlı yemeklerinden tropikal meyvelerine kadar mutfak tam bir şölen.

Modern Alışveriş ve Sosyal Hayat: Grand Indonesia , Plaza Indonesia , Indonesia Mall gibi devasa kompleksler, şehrin modern yüzünü ve lüks tüketimdeki iddiasını ortaya koyuyor.

Küçük Bir Eleştiri: Olumsuz Yönler
Elbette her metropol gibi Jakarta'nın da aşılması gereken zorlukları da var:

·       Jakarta’nın büyüleyici yönlerinin yanı sıra bazı olumsuzlukları da mevcut. Şehirdeki trafik, adeta efsanevi bir duruma gelmiş durumda. Gündelik yaşamın bir parçası olarak sıkça karşılaşılan yoğun trafik, zaman zaman gezinin keyfini gölgeleyebiliyor. Bazı saatlerde yolların tıkanması, planladığınız aktiviteleri etkileyebilir.

·       Ayrıca, hava kalitesi de şehirde dikkat çekici bir mesele. Özellikle büyük şehirlerin sıklıkla karşılaştığı hava kirliliği, bazen gezintilerimi zorlaştırdı. Bununla birlikte, sıcak ve nemli hava, özellikle açık havada yapılan aktiviteler için zorluk oluşturabiliyor.

·       Sonuç olarak, Jakarta, hem kültürel derinliği hem de modern yaşam tarzı ile gezginler için ilgi çekici bir gezi merkezi olabilir. Gözlemlerime dayanarak, bu şehirde geçirdiğim zamanın oldukça değerli olduğunu ve birçok  anı biriktirdiğimi söyleyebilirim.
Jakarta’nın samimi insanları, sıcak atmosferi ve keşfedilecek birçok yeri ile bu şehrin  kesinlikle tekrar ziyaret edilmesi gereken bir şehir olduğunu ifade edebilirim.

Sonuç Olarak ; Dört günün sonunda Jakarta, zihnimde "zıtlıkların uyumu" olarak yer etti.
         Bir yanda pırıl pırıl iş merkezleri, diğer yanda tarihi limanı ve sokak lezzetleri... Belki trafiği yorucu ama insanlarının nezaketi tüm bu yorgunluğu silip götürüyor.
         Eğer Güneydoğu Asya’nın nabzını tutmak istiyorsanız, Jakarta kesinlikle doğru adres.


        




            

Yavuz Subaşı
28/04/2026

26 Nisan 2026 Pazar

AİLE VE ÖNEMİ…

 AİLE  VE ÖNEMİ…

2026 yılının Nisan ayında Şanlı Urfa ve Kahraman Maraş ‘ta yaşanan istenmeyen üzücü olaylar  Aile ‘nin ne kadar önemli olduğunu bir kere daha göstermiştir.         

         Ailenin varlığı insani ve fıtrata dayalı bir durumdur ve bireyleri kuşatarak hayatın ve toplumun devamlılığını sağlamaktadır. Toplumun temel taşı ailedir. Aile toplumun temeli olması ile toplumun farklı rutin kesimleri hakkında bilgi veren Çekirdek bir yapıdır . Konfüçyüs’ün asırlar önce söylediği "Bir milletin gücü, ailesinin sağlamlığından gelir." Sözü herhalde unutuldu ki Aile yapısının temelleri sarsılmaya başladı.

        Yüce dinimiz İslam akrabalık bağlarının toplumsal birlik beraberlik ve dayanışma için önemli bir unsur olduğu gerçeğini açıkça vurgulamıştır. 
Sevgili Peygamberimiz Hz.Muhammed (S.A.V) "Sizin en hayırlınız, ailesine karşı en hayırlı olanınızdır. Ben de aileme karşı en hayırlı olanınızım." Sözü ile Aile’ye verdiği önemi ifade buyurmuşlardır.

         Güçlü milletler güçlü ailelerden oluşur. Aileyi toplumun nüvesi , kilit taşı ve mayası olarak gören bir medeniyetin mensuplarıyız.
Bizim değerler hiyerarşimizde ailenin korunması ve aile bağlarına özen gösterilmesi üst sıralarda yer almaktadır.
        Güçlü bir ülke güçlü bir millet , huzurlu bir toplum olabilmenin öncelikli şartı güçlü bir aile yapısına sahip olabilmektir. "Hayatın en büyük hazinesi, birbirine sevgiyle bağlı bir ailedir."sözü yaşanılan sıkıntılı günlerde Ailenin önemini anlatmaktadır.
          Birey sosyal hayatın kodlarıyla büyüklerimizin deyimi ile adabı muaşeret kuralları ile ilk kez ailede tanışmaktadır .
         Din, inanç, ahlak, edep saygı sevgi önce ailede üretilir ve ailede öğrenilir.
         Aile kurumuna sahip çıkmak bir milletin kendi geleceğine sahip çıkmasıdır. Aile kurumunun değersizleştirildiği evlilik dışı ilişkilerin normal sayıldığı , boşanmanın adeta teşvik edildiği sancılı bir süreçle karşı karşıya bulunmaktayız.     
         Sürekli haz ve zevk peşinde koşan egoist bir insan tipinin yüceltildiği gayriahlaki hayat tarzı bazı odaklar tarafından bilinçli olarak topluma sunulmaklardır. 
         Aileyi dışlayan her adım aileyi önemsizleştirmeye aile bağlarının zayıflamasına sebep olan her davranış aynı zamanda milli ve manevi bünyemize vurulmuş ağır bir darbedir.
        

        Aile bağları çözülmüş aile kavramı ortadan kalkmış bir toplum ne kadar zengin ne kadar müreffeh olursa olsun ayakta kalamaz. Güçlü ülke ve huzurlu bir toplum olabilmenin öncelikli şartı güçlü bir aile yapısına sahip olabilmektir.
       İnsanlığı nasıl bir gelecek bekliyor ?
       Yarınlarımızı kim ve hangi değerler için kuruyor ve biz bunlardan ne kadar haberdarız ?
       Gerçekte insan inanan bir varlıktır ve önemli olan neye nasıl inandığıdır .
İnsanın inancı bu günü nasıl yaşayacağının yol işaretlerini de içinde barındırmaktadır.
          Sağlıklı bir aile kurumunun, Ailelerin, Anne- Babaların dijital erişim dijital iletişimdijital okuryazarlıkdijital etikdijital hukuk dijital ticaret dijital haklar ve sorumluluklardijital sağlık ve zindelik dijital gizlilik ve güvenlik konularında bilgi sahibi olmaları gerekmektedir. 
         Evlenme yaşının yükselmesi aile kurma konusundaki isteksizlik ve boşanma oranlarındaki artış tüm boyutları ile yaşanan yozlaşma ve sosyal çürümeyi yansıtan gözlerimizin önündeki gerçeklerdir.
        TÜİK "İstatistiklerle Yaşlılar, 2025" raporuna göre Türkiye'deki yaşlı nüfus (65 ve daha yukarı yaş) verileri şu şekildedir:
Yaşlı Nüfus Sayısı: 9 milyon 583 bin 59 kişi ve Yaşlı Nüfus Oranı: %11,1
2020 yılında 7 milyon 953 bin 555 kişi olan yaşlı nüfus, son beş yılda %20,5artış göstermiştir. Aynı dönemde yaşlı nüfusun toplam nüfus içindeki oranı %9,5'ten %11,1'e yükselmiştir.
        Yaşlı nüfusun %44,7'sini erkekler, %55,3'ünü ise kadınlar oluşturmaktadır. TÜİK'in nüfus projeksiyonlarına göre, bu oranın 2030 yılında %13,5’e, 2040 yılında ise %17,9’a çıkması beklenmektedir.

        LGBT lobisi sinsi ve masumiyet maskesi ile çocuklarımıza 
cinsiyetsiz ve eşcinselliği normalleştirme mesajları ile etkiliyor, ailesiz ve zürriyetsiz bir toplum peşinde , insan doğasını ve değerlerini yok sayarak neslin devamlılığını sonlandırmak istiyorlar.
          Toplumun kutsalı ve ahlak sınırlarının kaldırılmasını hedefliyorlar. Bu tarz cinsel sapkınlıklar toplumun hatta insan neslinin sağlıklı bir şekilde devam etmesi önünde en büyük engeldir.
          Eşcinselliği tercih etmek bir insan hakkı değildir ve olamaz. LGBT ve benzeri yapılar toplumun temel taşı olan aile kurumunu yıpratmak , yozlaştırmakta ve toplum yapısını bozmaktadırlar. Fiziki ve ruhsal açıdan sağlıklı bireylerin ve nesillerin yetişmesini önüne set çekilmek istenmektedir.
        Aile bütünlüğünü zedeleyecek  operasyonlara elverişli yoğun sosyolojik güvenlik açıklar bulunan bir toplumsal zemin oluşturmak tehditi ile karşı karşıyayız.
         Uygulanan stratejinin ana hedefi , sosyolojik savaşın temel hedefi toplumların eğitim sistemleridir .
         

       Türkiye üzerine oynanan oyun Türkiye’nin İslam dünyasına kültürbütünlüğündenüfus bütünlüğünde ve coğrafya bütünlüğünde yoksun aştırma hedefi üzerine planlanmıştır.
          Her savaşın sosyolojik sonuçları vardır. Sosyolojik savaş toplumun yapısını, bu yapıda var olan inanç ve değerleri yok etmek gayesi taşıyan postmodern ve sinsi bir savaş türüdür.
         Sosyolojik savaş toplumların dayanışma ve sosyal bütünleşme dinamikleri ile ilgilenir, sosyolojik savaşlarda bireysel ve toplumsal davranışı kaynaklık eden inanç ve değerler sistemi hedef alınır. 
         Aile sevgi , ilgi ve şefkatin karşılandığı yerdir özellikle sağlıklı ve nesillerin yetişmesinde psikolojik ve sosyal işlerin rolü tartışılmazdır.
Ailede sevgi şefkat birliği veren çocuklar gelecekte daha sağlıklı ilişkiler geliştirebilirler yeterli sevgi ve ilgi görmeyen çocukların ise bağımlılık suça eğitime akademik başarısızlık iletişim bozuklukları ve psikolojik problemler gibi gelecekte sosyal sorunlara karşılaşması kuvvetle muhtemeldir.
        Güçlü toplumun temel direği olan aile bir ülkenin geleceği için çok önemli olduğu için Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan Ülkemizde aile Yılı ilan ederek , adeta topyekûn bir seferberlik başlatmıştır.
Olmazsa olmazımız Güçlü Aile yapımızdır.
Unutulmamalıdır ki ; "Aile, fırtınalı hayatta sığınılabilecek tek güvenli limandır."

Yavuz Subaşı

27/04/2026 

21 Nisan 2026 Salı

GÜNDEM ; YİNE CHP …

 📌GÜNDEM YİNE CHP.

CHP’Lİ 1680 ÜYEYİ GÖZÜNÜ BİLE KIRPMADAN İHRAÇ EDEN CHP YÖNETİMİ , TUTUKLU UŞAK BELEDİYE BAŞKANI ÖZKAN YALIM’I

NEDEN İHRAÇ EDEMİYOR?


CHP’li 1680 üye, “Partimiz arınsın, yolsuzluklarla anılmasın” dediği için emir ve talimatla çalışan “partinin mahkemesi” sözde Yüksek Disiplin Kurulu (YDK) tarafından ışık hızıyla ihraç edildi. 

Aralarında  “aynı suç isnadı”ndan İKİ KEZ ihraç edilenler bile var…⁉️

Üstelik savunmaları bile alınmadan…

İhraç edilenler ; 

pavyon önünde delege satın almadı, 

otelde havluyla basılmadı, 

rüşvet yemedi  - rüşvet vermedi. 

Tek suçları , Chp ‘nin kirlerinden pisliklerinden arınmasını dile getirmeleriydi.  

Peki “ Chp arınsın” diyenlere şahin kesilen bu sözde YDK, Özkan Yalım karşısında neden süt dökmüş kediye dönüyor?

Sebebi otelden çıkan 2️⃣5️⃣4️⃣ kaset ile pahalı hediyeler olmasın?

CHP  yandaşı  gazeteciler   “Nedir bu rezillik?” diye niye soramazlar ? 

Koskoca asırlık Chp’nin parası yok ki , Genel Başkan ÖZGÜR ÖZEL altındaki arabanın iç dizaynını  Uşak Belediyesi kasasından yaptırıyor ve Özgür Özel hala o arabayla dolaşıyor. 

Ne gariptir ki   Özkan Yalım’ı ihraç edemeyen Chp yönetimi 

Özkan Yalım’ın atılması için çaba göstermek yerine Milletvekillerine  “ÖZKAN’I ZİYARET EDİN” diye  talimat veriyor. 

103 yıllık Chp , İmamoğlu ve Özel’in yarattığı “kültür”ün kurbanı olmuş durumda. 

Tarih; yolsuzluklara kol kanat geren bu  parti yönetimini unutmayacak.    

İmamoğlu & Özel çiftinin Chp ‘yi getirdiği son durum şimdilik bu. 

Yavuz Subaşı

21/04/2026

20 Nisan 2026 Pazartesi

AİLE’NİN ÖNEMİ

 AİLE ‘NİN ÖNEMİ…

2026 yılının Nisan ayında Şanlı Urfa ve Kahraman Maraş ‘ta yaşanan istenmeyen üzücü olaylar  Aile ‘nin ne kadar önemli olduğunu bir kere daha göstermiştir.         

         Ailenin varlığı insani ve fıtrata dayalı bir durumdur ve bireyleri kuşatarak hayatın ve toplumun devamlılığını sağlamaktadır. Toplumun temel taşı ailedir. Aile toplumun temeli olması ile toplumun farklı rutin kesimleri hakkında bilgi veren Çekirdek bir yapıdır . Konfüçyüs’ün asırlar önce söylediği "Bir milletin gücü, ailesinin sağlamlığından gelir." Sözü herhalde unutuldu ki Aile yapısının temelleri sarsılmaya başladı.

        Yüce dinimiz İslam akrabalık bağlarının toplumsal birlik beraberlik ve dayanışma için önemli bir unsur olduğu gerçeğini açıkça vurgulamıştır. 
Sevgili Peygamberimiz Hz.Muhammed (S.A.V) "Sizin en hayırlınız, ailesine karşı en hayırlı olanınızdır. Ben de aileme karşı en hayırlı olanınızım." Sözü ile Aile’ye verdiği önemi ifade buyurmuşlardır.

         Güçlü milletler güçlü ailelerden oluşur. Aileyi toplumun nüvesi , kilit taşı ve mayası olarak gören bir medeniyetin mensuplarıyız.
Bizim değerler hiyerarşimizde ailenin korunması ve aile bağlarına özen gösterilmesi üst sıralarda yer almaktadır.
        Güçlü bir ülke güçlü bir millet , huzurlu bir toplum olabilmenin öncelikli şartı güçlü bir aile yapısına sahip olabilmektir. "Hayatın en büyük hazinesi, birbirine sevgiyle bağlı bir ailedir."sözü yaşanılan sıkıntılı günlerde Ailenin önemini anlatmaktadır.
          Birey sosyal hayatın kodlarıyla büyüklerimizin deyimi ile adabı muaşeret kuralları ile ilk kez ailede tanışmaktadır .
         Din, inanç, ahlak, edep saygı sevgi önce ailede üretilir ve ailede öğrenilir.
         Aile kurumuna sahip çıkmak bir milletin kendi geleceğine sahip çıkmasıdır. Aile kurumunun değersizleştirildiği evlilik dışı ilişkilerin normal sayıldığı , boşanmanın adeta teşvik edildiği sancılı bir süreçle karşı karşıya bulunmaktayız.     
         Sürekli haz ve zevk peşinde koşan egoist bir insan tipinin yüceltildiği gayriahlaki hayat tarzı bazı odaklar tarafından bilinçli olarak topluma sunulmaklardır. 
         Aileyi dışlayan her adım aileyi önemsizleştirmeye aile bağlarının zayıflamasına sebep olan her davranış aynı zamanda milli ve manevi bünyemize vurulmuş ağır bir darbedir.
        Aile bağları çözülmüş aile kavramı ortadan kalkmış bir toplum ne kadar zengin ne kadar müreffeh olursa olsun ayakta kalamaz. Güçlü ülke ve huzurlu bir toplum olabilmenin öncelikli şartı güçlü bir aile yapısına sahip olabilmektir.

       İnsanlığı nasıl bir gelecek bekliyor ?
       Yarınlarımızı kim ve hangi değerler için kuruyor ve biz bunlardan ne kadar haberdarız ?
       Gerçekte insan inanan bir varlıktır ve önemli olan neye nasıl inandığıdır .
İnsanın inancı bu günü nasıl yaşayacağının yol işaretlerini de içinde barındırmaktadır.
          Sağlıklı bir aile kurumunun, Ailelerin, Anne- Babaların dijital erişim dijital iletişimdijital okuryazarlıkdijital etikdijital hukuk dijital ticaret dijital haklar ve sorumluluklardijital sağlık ve zindelik dijital gizlilik ve güvenlik konularında bilgi sahibi olmaları gerekmektedir. 
         Evlenme yaşının yükselmesi aile kurma konusundaki isteksizlik ve boşanma oranlarındaki artış tüm boyutları ile yaşanan yozlaşma ve sosyal çürümeyi yansıtan gözlerimizin önündeki gerçeklerdir.
        TÜİK "İstatistiklerle Yaşlılar, 2025" raporuna göre Türkiye'deki yaşlı nüfus (65 ve daha yukarı yaş) verileri şu şekildedir:
Yaşlı Nüfus Sayısı: 9 milyon 583 bin 59 kişi ve Yaşlı Nüfus Oranı: %11,1
2020 yılında 7 milyon 953 bin 555 kişi olan yaşlı nüfus, son beş yılda %20,5artış göstermiştir. Aynı dönemde yaşlı nüfusun toplam nüfus içindeki oranı %9,5'ten %11,1'e yükselmiştir.
        Yaşlı nüfusun %44,7'sini erkekler, %55,3'ünü ise kadınlar oluşturmaktadır. TÜİK'in nüfus projeksiyonlarına göre, bu oranın 2030 yılında %13,5’e, 2040 yılında ise %17,9’a çıkması beklenmektedir.

        LGBT lobisi sinsi ve masumiyet maskesi ile çocuklarımıza 
cinsiyetsiz ve eşcinselliği normalleştirme mesajları ile etkiliyor, ailesiz ve zürriyetsiz bir toplum peşinde , insan doğasını ve değerlerini yok sayarak neslin devamlılığını sonlandırmak istiyorlar.
          Toplumun kutsalı ve ahlak sınırlarının kaldırılmasını hedefliyorlar. Bu tarz cinsel sapkınlıklar toplumun hatta insan neslinin sağlıklı bir şekilde devam etmesi önünde en büyük engeldir.
          Eşcinselliği tercih etmek bir insan hakkı değildir ve olamaz. LGBT ve benzeri yapılar toplumun temel taşı olan aile kurumunu yıpratmak , yozlaştırmakta ve toplum yapısını bozmaktadırlar. Fiziki ve ruhsal açıdan sağlıklı bireylerin ve nesillerin yetişmesini önüne set çekilmek istenmektedir.
        Aile bütünlüğünü zedeleyecek  operasyonlara elverişli yoğun sosyolojik güvenlik açıklar bulunan bir toplumsal zemin oluşturmak tehditi ile karşı karşıyayız.
         Uygulanan stratejinin ana hedefi , sosyolojik savaşın temel hedefi toplumların eğitim sistemleridir .
         Türkiye üzerine oynanan oyun Türkiye’nin İslam dünyasına kültürbütünlüğündenüfus bütünlüğünde ve coğrafya bütünlüğünde yoksun aştırma hedefi üzerine planlanmıştır.

          Her savaşın sosyolojik sonuçları vardır. Sosyolojik savaş toplumun yapısını, bu yapıda var olan inanç ve değerleri yok etmek gayesi taşıyan postmodern ve sinsi bir savaş türüdür.
         Sosyolojik savaş toplumların dayanışma ve sosyal bütünleşme dinamikleri ile ilgilenir, sosyolojik savaşlarda bireysel ve toplumsal davranışı kaynaklık eden inanç ve değerler sistemi hedef alınır. 
         Aile sevgi , ilgi ve şefkatin karşılandığı yerdir özellikle sağlıklı ve nesillerin yetişmesinde psikolojik ve sosyal işlerin rolü tartışılmazdır.
Ailede sevgi şefkat birliği veren çocuklar gelecekte daha sağlıklı ilişkiler geliştirebilirler yeterli sevgi ve ilgi görmeyen çocukların ise bağımlılık suça eğitime akademik başarısızlık iletişim bozuklukları ve psikolojik problemler gibi gelecekte sosyal sorunlara karşılaşması kuvvetle muhtemeldir.
        Güçlü toplumun temel direği olan aile bir ülkenin geleceği için çok önemli olduğu için Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan Ülkemizde aile Yılı ilan ederek , adeta topyekûn bir seferberlik başlatmıştır.
Olmazsa olmazımız Güçlü Aile yapımızdır.
Unutulmamalıdır ki ; "Aile, fırtınalı hayatta sığınılabilecek tek güvenli limandır."

Yavuz Subaşı

20/04/2026