21 Aralık 2019 Cumartesi

TÜRKİYE - LİBYA MUHTIRA METNİ ÜZERİNE...



         LİBYA İLE İŞ BİRLİĞİ ANLAŞMASI ÜZERİNE…


Türkiye ile Libya Ulusal Mutabakat Hükümeti (UMH) ile Güvenlik ve Askeri İş Birliği Mutabakat Muhtırası (MM)’nın Onaylanması Hk. Kanun
21 Aralık 2019 Cumartesi günü TBMM genel Kurulunda görüşüldü ve onaylandı.
         Nedir Bu Anlaşma?
         Söz konusu (MM) 27 Kasım 2019 tarihinde İstanbul’da imzalanmıştı. Söz konusu (MM) amacı, tarafların egemenliği ve eşitliğine karşılıklı saygı ve temelinde güvenlik ve askeri alanlarda iş birliğinin geliştirilmesi düşünülmektedir.
         Söz konusu (MM)’nin içeriği, güvenlik, askeri eğitim ve öğretim, savunma sanayi, terörizmle ve yasa dışı göç ile mücadele, lojistik ve haritacılık alanlarında iş birliği ile askeri planlama, tecrübe aktarımı ve talep olması halinde karşılıklı savunma ve güvenlik iş birliği ofisi kurulmasına ilişkin hükümler ihtiva etmektedir.
         Libya bölünmenin eşiğinde olup Libya’nın doğusunda General Hafter’in başkanlığında Libya Ulusal Ordusu (LUO) Bingazi, Tobruk, Trablus işgal altındadır. Tarihi, kültürel ve ekonomik bağlarımız olan Libya ile ilişkilerimizi geliştirme ve Türkiye’nin Doğu Akdeniz’deki çıkarlarını korumak önemlidir.
         Muhalefette bulunan CHP-HDP-İP ise bu kanun maddesine BM Güvenlik Konseyi’nin 20.11.1970 sayılı Libya’ya yönelik silah ambargosunu düzenleyen 9. Maddesine aykırı olduğu gerekçesi ile karşı çıkmaktadırlar.
         Özellikle buna karşı çıkan CHP Mustafa Kemal Atatürk neden Trablus’ta idi , bunu dahi düşünmeden ve nedenini dahi bilmeden karşı çıkıyorlar.
         Söz konusu anlaşmada yer alan başlıca hususlar;
·        Polis ve askeri personelin eğitilmesi
·        Ortak tatbikatlara katılım
·        Terörizmle ortak mücadele
·        İstihbarat paylaşımı
·        Lojistik iş birliği
·        Barışı koruma, insanı yardım ve deniz haydutluğu ile mücadele
·        Haritacılık-Hidrografi
·        Sosyal, sportif, kültürel etkinlikler
·        Uluslararası terörizm ile mücadele
·        Kitle imha silahlarının yayılması
·        Siber suçlar
·        Göç
Büyük devletler sadece sınırları ile ilgili komşu ülkelerle ikili ilişkilerde bulunmazlar.
Rusya, İtalya, Almanya, Fransa, ABD, Suriye’de, Libya’da ne işleri var?
Biz Türkiye olarak mazlum ülke insanlarına her türlü desteği dün tarihte verdik, bugün de yarın da destek vermeye devam edeceğiz.
CHP-HDP-İP muhalefet ittifakı AK Parti’nin yaptığı her türlü tasarıya , karşı çıkmada  ittifaklıklarını bozmamışlardır.
Her (3) parti temsilcilerinin bu konuda yaptıkları konuşmalar tek bir ağızdan çıkmış gibi , tek kalemden yazılmış gibidir diyebiliriz.
Çıkarılan kanunun ülkemiz lehine hayırlı sonuçlar getirmesini diliyorum.

KISALTMALAR ;                                                    Yavuz Subaşı
UMH: (Ulusal Mutabakat Hükümeti)                        21/12/2019
MM  : ( Muhtıra metni )

12 Aralık 2019 Perşembe

ULUSAL BOR ARAŞTIRMA ENSTİTÜSÜ 2020 BÜTÇE KONUŞMASI


        Sayın Başkan, Değerli Milletvekilleri;
Ulusal Bor Araştırma Enstitüsü’nün 2020 yılı bütçesi üzerine grubumuz adına söz almış bulunuyorum. Bu vesileyle yüce Meclisimizi saygıyla selamlıyorum.
      Ulusal Bor Araştırma Enstitüsü BOREN,
Bilimsel Araştırmaları yapmak, yaptırmak, koordine etmek ve bu araştırmalara katkı sağlamak amacıyla 4.6.2003 tarihli, 4865 Sayılı Kanun ile kurulmuştur.
      Ulusal Bor Araştırma Enstitüsü Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip ERDOĞAN‘ın talimatları ile kurulmuş olup emeği geçen dönemin Enerji Bakanı Hilmi Güler’e ve Sayın Cumhurbaşkanımıza  teşekkürlerimi arz ediyorum.
       Ülkemiz de dâhil olmak üzere bütün dünyada üzerinde en çok durulan ve emek harcanan konulardan birisi de Ar-Ge ve teknoloji alanıdır.
     Bor’un; mukavemet arttırıcı, ısı yalıtıcı, alev geciktirici-duman bastırıcı, antimikrobiyal etken madde, süper iletken, kanser önleyici,
katı yağlayıcı, radyasyon ve savunma zırhı,
enerji taşıyıcı-depolayıcı, bitki besleyici ve temizleyici gibi bilinen birçok etkisi bulunmaktadır.
       Bu özelliklerine binaen, kimya, malzeme, tarım, inşaat, nükleer enerji, savunma sanayi, temizlik, sağlık sektörleri başta olmak üzere sanayinin 250'den fazla alanında az ya da çok kullanılması nedeniyle “Sanayinin Tuzu” olarak tabir edilen bor üzerinde çok fazla araştırma yapılmış ve çeşitli kimyasal ürünler geliştirilmiştir.
     Bu çalışmalar nedeniyle 1950'lerde ve 60'larda borla ilgili yapılan iki adet bilimsel çalışmaya Kimya Nobel Ödülü verilmiştir.  Nobel demişken Sırp katliamını öven faşist bir sözde yazara verilen Nobel ödülü nedeniyle Nobel’i kınadığımı ifade etmek istiyorum.
     Borun öneminin her geçen gün artmasına paralel olarak da kullanım alanlarının yaygınlaştırılması ve borlu yeni ürünlerin üretilmesine ilişkin buluş süreçlerine yönelik çalışmalar artarak devam etmektedir.
     Dünya bor rezervinin %73’lük oranla en büyük payına sahip olan ülkemiz, bir anlamda “Bor’un Anavatanı”dır.
      Dünya bor pazarının %60'a yakın kısmı ise yarı mamül olarak Eti Maden tarafından karşılanmaktadır.
     Dünyada bor ürünlerinin tüketiminin sektörel bazda dağılımı;  %47 cam, %16 tarım-gübre, %15 seramik,  %2 temizlik ve deterjan ve
%20 diğer sektörlerdir.
     Ülkemizde bor ürünlerinin tüketiminin sektörel bazda dağılımı ise; %36 cam, %31 seramik, %9 temizlik-deterjan, %7 tarım, %4 tutkal ve %14 pay ile diğer sektörlerde şeklinde gerçekleşmektedir.
      Dünya Akademiası her yıl bor ile ilgili yaklaşık 7.000 adet makale ve 13.000 adet de patent yayınlamaktadır. Bu çalışmaların %30’u da Bor’lu malzemeler olarak karşımıza çıkmaktadır. Bu durum önümüzdeki dönemde bor içerikli ürün ve malzemelerin daha çok karşımıza çıkacağının bir göstergesidir.
      Ar-Ge yapabilecek yetişmiş insan gücünün oluşturulması gerektiği gerçeğinden hareketle ilk defa 2019 yılında bor ile ilgili yüksek lisans, doktora ve doktora sonrası 24 öğrenciye BOREN Bor Bursu verilmeye başlanmıştır.
      Ulusal Bor Araştırma Enstitümüze, sürdürmekte olduğu ve ülkemiz için önem arz eden çalışmalarında başarılar diliyorum.
      Sayın Milletvekilleri,
       Aralık ayında 22 Aralık 1979, 17 Aralık 1980 ve 11 Aralık 1993 tarihlerinde Ermeni katiller tarafından şehit edilen Dış İşleri Diplomatlarımızı saygı ve rahmetle anıyorum.
      Yine 12 Aralık 1916 tarihinde doğan merhum Cemil Meriç’i saygı ve rahmetle anıyorum.
      12 Aralık 2003 tarihinde vefat eden Dost ve kardeş ülke Azerbaycan Devlet Başkanı Haydar Aliyev’i saygı ve rahmetle anıyorum.
      17 Aralık Şebi Arus günü olması nedeniyle Mevlana’nın şu veciz sözünü paylaşmak istiyorum. “Kişi kim olduğunu bilmek isterse, kimleri sevdiğine baksın.”
       Bu düşüncelerle Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sisteminin 2. , AK Parti Hükümetlerinin şimdilik 18. Bütçesi olan 2020 yılı bütçemizin hayırlı olmasını temenni ediyor, Gazi Meclisimizi saygıyla selamlıyorum.