28 Nisan 2014 Pazartesi

İskoçya ve İngiltere Gezi Izlenimleri ;

19 Nisan Nisan 27 Nisan tarihleri arasında Büyük Britanya gezisini yapmak kısmet oldu.Eşimle çıktığım yolculuk biraz yorucu olarak geçti.
19 Nisan Cumartesi sabah 08.05 de THY ile Edinburgh rotasına doğru uçmaya başladık.Yaklaşık dört saatlik gayet rahat bir yolculuktan sonra yerel saat ile 10.15 TSİ ile 12.15 de Edinburgh havaalanına indik.
Türkiye ile arada iki saatlik bir saat farkı var.
Bağaj ve pasaport kontrolü işlemlerimiz yaklaşık 45 dakika sürdü , eşyalarımızı alarak şehir turuna başladık.
İskoçya,Galler,İrlanda özerk devlet ama herşeyleri Ingiltere'ye bağlı.Hepsine birden Great Britain (Büyük Britanya ) veya Unıted Kingdom (Birleşik krallık) denilmektedir.
Edinburgh çok eski tarihi ve oldukça da güzel bir şehir.
Şehre hakim bir tepeye kurulan eski Çağlar'dan kalma Edinburgh  Castle (Edinburgh kalesi) haşmeti ile vakur duruşu ile göz kamaştırıyor.
İngiltere kraliçesi Elizabeth'in ve kraliyet ailesinin zaman zaman  geldiği,konakladığı Quenn Palace 'ı mutlaka ziyaret edin.
Birbirine benzeyen cadde ve sokaklar,hepsi farklı mimari özellikte olan tarihi binalar Edinburgh şehrine ayrı bir hava katıyor.
Hannover street,Princes street,George IV Street,cotol Hill ,national Museum belli başlı görülecek yerler.
İskoçların geleneksel müziği gayda ve giysisi kilt ,ekoseli etek...
Özellikle mağazalardaki kadın erkek satıcılar bu giysileri giyerek kültürlerini yaşatıyorlar.
Edinburgh da az da olsa yaşayan Türk vatandaşları ile de karşılaştık.Tesadüfen rastladığımız Kahraman Maraş'lı bir ailenin işlettiği kebab salonunda yemek ihtiyacınızı karşılayabilirsiniz.
Şunu söylemeden edemeyeceğim,İskoçya ,İngiltere pahalı bir ülke.
Ama yemek porsiyonları fazla,( bana göre) tavsiyem iki kişi iseniz bir porsiyon alıp ortaklaşa yemeniz.
Edinburgh çok turist alan bölge olduğu için oteller ve Guest House' lar oldukça fazla.Kaldığım iki günlük proğramda Nov otelde konakladık.Nov otel  tren ile Iki durak mesafede temiz ve şık bir otel.
Edinburgh park istasyonundan Edinburgh Center 'e trenle gittik.
Biletlerinizi gidiş dönüş olarak otomatik bilet makinelerinden kredi kart ile satın alabilirsiniz.
Belki baştan söylemem lazımdı ama geçde sayılmaz,İngiltere ye gidenlere öncelikle şu tavsiyelerim olacak,uyarlarsa eğer , kendi menfaatlerine.Eğer 4-5 günlük bir gezi ise proğramınızı ilk yapacağınız işler şunlar olmalı;
Günlük,haftalık otobüs,tren,metro kullanımlarında ulaşımda sizlere fayda sağlayacak,pratik ve seri hareket imkanı sağlayacak city card ( şehir ulaşım kartı) almanızda fayda var.Hem indirimli,Hemde pratik.
Daha sonra eğer internet ve telefon kullanmak gibi alışkanlık varsa oraya ait hat alıp onu kullanmanızı önemle öneriyorum.Elektronik eşyalarınız için kullanacağınız şarz aleti vs.aletler için 3 ayaklı fiş mutlaka yanınızda bulunsun.
Tabii ki şu önerimde dikkate alınmalıdır.Ingiltere'de trafik sağdan işlediği için,yani bize göre ters işlediği için ,karşıdan karşıya geçerken bizdekinin tersine önce sağa,sonra sola bakmanız,can güvenliği için faydalı olur kanaatindeyim.
Edinburgh'un görkemli,haşmeti ile göz kamaştıran kalesini ikinci günümüzde ziyaret ettik.Kale içi tamamen orijinal ve tarihi eserlerle dolu.Meşhur Hary Potter filminin bir kısmının çekimleri bu mekanda yapılmış.
Bir de Brave Hearth (Cesur yürek) filmi de bu kalede çekilmiş,kale kapısının önünde Cesur yürek filminin oyuncusu Mel Gibson'a benzeyen bir İskoç , filim karakteri giyimi ile para karşılığı turistlerle resim çektiriyor.
Kaleyi tam olarak hakkıyla gezmek isterseniz en az üç saat ayırmanız şart.
George IV street de bulunan Harry Potter kitabının yazarının kitabı yazdığı cafe yi de, film dekorlarından bazıları ile görebilirsiniz.
19-20 Nisan tarihlerinde Edinburgh'da şansımıza hava güneşli ve 13/15 derece sıcaklık vardı.
Kraliçe'nin yatı Quenn Elizabeth'in bağlı bulunduğu limana gidip vaktiniz varsa yatı gezme imkan bulabilirsiniz.
Edinburgh'da Türk olurda,Müslüman olurda cami olmaz mı? Elbette cami var ve Edinburgh'un büyük camisi Merkez Camii'ne gittik,Namaz kıldık,yetkililerle görüştük,ve memnun ve gururlu bir şekilde Camii'den ayrıldık.
21 Nisan Pazartesi sabahı kahvaltı sonrası,Edinburgh'dan ayrıldık ve Glasgow kentine gitmek üzere yola çıktık.Edinburgh-Glasgow arası 45 km. Ve yaklaşık bir saat yolculuk sürmekte.
Glasgow deyince benim aklıma,az da olsa sporla ilgilenmemizden sebeb,Galatasary'ın eski futbolcusu Tugay'ın takımı Glasgow Rangers geldi.Mesela bir taksiye bindim,şoföre sordum ve Tugayı hatırladı ve övgü ile bahsetti,bu da tabii ki bir Türk olarak hoşuma gitti.
Glasgowa gittiğinizde merkezde büyük ve tarihi bir katedral var onu ziyaret edebilirsiniz.Katedralin ilk yapılış tarihine bakarsanız Bin  yıllık bir geçmişi var.Katedralin arkasındaki eski ,adeta kalıntı halindeki mezarlık gerçek tarihinin ip uçlarını  vermekte.
Glasgow merkezde George Square de ücretsiz wifi var ! (George meydanı) 
Glasgow’u ikiye  bölen clyde nehri şehre ayrı bir güzellik ve hava katmakta.St Vincent caddesinde alış veriş meraklıları için son derece lüks alış veriş mağazalarını görebilirsiniz.
Bu meydana çok yakın bir yerde camında Arapça Helal yazan,gene bir Türk hemşerimize ait büfeden yiyecek ihtiyacınızı karşılayabilirsiniz.
Büfenin Camında Türk ve İskoç bayrakları yan yana.
Glasgow sanat galerisi ve Müzesi'ni ziyaret etmenizde fayda var.
Geçmişi 500 yıla dayanan Glasgow Üniversitesinide gezme imkanı bulursanız iyi olur diye düşünüyorum.
Glasgow da büyük bir camii var,İslam Kültür Merkezi .
Glasgow camiinde hoş bir sürprizle karşılaştım,Türkiye de de kalmış şimdi Glasgow da yaşama mücadelesi veren Çad lı Musa isminde bir kardeşimizin ,ağabey hoş geldin diye hitabı ve sonrasında sarılıp kucaklaşmamız görülmeye değerdi.

22/04/2014-Salı

İskoçya'daki proğramımızı tamamladık ve Glasgow'dan York şehrine doğru sabah 09 da yola çıktık.Ve yolculuğumuzun İngiltere kısmı başlamış oldu.Bugün diğer günlerden farklı olarak yağmurla güne başladık ve York'a kadar yağmur sürekli yağdı.
York yolu üzerinde Göller bölgesi denilen bizim Abant Gölünden daha büyük bir yere uğramanızı tavsiye ederim.
Manzara,doğal ortam tüm yorgunluğunuzu alacaktır.Burası Windermerre Lake.Göl çevresinde balık lokantaları var,yemek yiyebilirisiniz,gölde tekne ile tur yapabilirsiniz.
York şehrinin tarihi geçmişi,vikinglere.romalılara kadar uzanmakta.
5.yüzyıla ait tarihi katedralide yolu düşenler mutlaka görmeliler.Eski York çok eski ,mesela hali hazırda kullanılan 1600 lü yıllarda yapılmış bir bina tüm ihtişamı ile ayakta.
York'da konakladığımız Mercury otelide eski bir şatodan yapılma tarihi bir binadan meydan gelmiş ve gidenlerin konaklamasını önerebilirim.Tren garının yanında Türklere ait Kapadokya isimli bir de lokanta varmış ama biz göremedik,gidemedik.

23/04/2014

Ve nihayet Londra yolculuğu Nothengham üzerinden olmak üzere başladı.York , Nothingham çok yakın yarım saat sonra saat 10 gibi Nothingham şehrindeyiz.
Nothingham şirin ,küçük bir kent.Robin Hood 'un memleketi.Eski kale kalıntıları,küçük bir müze yaklaşık en fazla bir saatte gezebileceğiniz bir yer.Asıl Nothingham sonrası uğrayacağımız Üniversite şehri olan Chambridge,şehrinin  belli başlı yerlerini gezip  üniversitenin çevresinde turladık.
Bir üniversite şehri,bir öğrenci şehri chambridge.
Haliyle tesadüfen 3-5 tane de olsa Türk öğrencisi ile karşılaştık.
Nihayet 23 nisan akşamı Londra'ya gelebildik.

24/04/2014-Londra
İmparatorluğun başkenti,Dünya finans merkezinin başkenti tarihi ve görkemli bir şehir Londra ve zaten isminin büyüsü ile Londra’da 1-0 geride başlıyorsunuz.Tüm görkemi ile ziyaretçilerine psikolojik bir baskı yapıyor ve etkisi altına alıyor bu büyüleyici ve gizemli başkent.
Londra’ya yolunuz düşerse en az 4 gün bu şehri ancak gezebilirsiniz.
Başlıca gezilecek görülecek yerler ,Şehrin ortasından geçen ünlü ,
Thames nehri üzerinde tekne turu yapabilirsiniz,
Parlamento binası ,
Big-ben saat kulesi,
London Eye dönme dolabı,
Madam Tussod müzesinde meşhurların mumyalarını görebilirsiniz,
London Akvaryumu,
Royal festival hall,
Modern sanat galerisi,
St.Paul  Katedrali,
London Bridge,
1400 yıllık Gotik kilise Southwark Katedrali,
Tower bridge,
Buckingam sarayı,
Hyde park,
Green park,
Kensington park ve sarayı,
Antikacılar merkezi portobella sokağı,
Camden town alış veriş merkezi,
ünlü mağaza ve markaların merkezi Oxford street,
Meşhur Trafalgar meydanı,
British Museum,mutlaka ama mutlaka gezmenizde fayda var ve bir gün ancak yeter,
Çin mahallesi,
yaklaşık 1000 yıllık London castle (Londra kalesi),
The  shard kulesi Avrupanın en eski gökdeleni,en yüksek binası,
Doğa tarihi müzesi,
Londra belediye sarayı,
Şarlek Holmes müzesi,
Wembley stadyumu,
Wimbeldon Tenis Turnuvasının kortları ve müzesi…
Londra 6 bölgeye ayrılmış,yani 6 adet belediye veya İngilizlerin deyimi ile consil ile yönetilmekte.
Eminim bu bahsedilen yerleri gezmeniz çekeceğiniz yorgunluğa değer.
Evet, 7  gece 8 günlük İskoçya İngiltere gezisini noktaladık.
Faydalı,verimli bir gezi oldu.
İngilterede bilindiği gibi yazılı bir anayasa yok,ama kanunsuzlukda,saygısızlık da görmedim.
İnsan değerli bir varlık.
Trafik yoğun ama rahatsız edici korna sesinden oluşan gürültü kirliliği yok.
Gezinirken polis,zabıtada görmedim,seyyar satıcı,dilencide görmedim.
İnsanları çok nazik,kibar ve saygılı.
Cadde ve sokakları süpüren temizlik elemanlarıda görmedim ama cadde ve sokaklar çok temiz.
Çöp konteynerleri çok az,çevresinde çöp birikintileride yok.
Yağmurlu havalarda yolda yürürken üzerinize su çamur sıçrayacak diye korkmanıza da gerek yok.
Yine yağmurlu havalarda binaların çatılarından üzerinize su saçaklarından su akacak diye de endişelenmenize gerek yok.
İngilizler saygılı oldukları kadar da prensip sahibi insanlar.
Araba ile giderken  arabasının camından yere çöp,sigara izmariti atan görmedim,evinin balkonundan sokağa çöp atanda görmedim.
Elindeki sigara izmaritini yere atanda görmedim,yere tükürenide görmedim.
Belki üzücü bu dediklerim ama 8 günlük gezinin sosyal ve çevresel bakış açısı ile özeti, ama gerçekler.
Umarım ve dilerim bizim ülkemizin insanları da bu saydığımız değerlerle bezenir ve  o şekilde yaşamayı alışkanlık haline getirir.
Yavuz Subaşı
28/04/2014-İstanbul




17 Nisan 2014 Perşembe

Adana-Osmaniye Gezi İzlenimlerim ;
                11-12-13 Nisan 2014 tarihlerinde bu illere gezi imkanım oldu.Osmaniye ağırlıklı,merkezden ziyade köy ve yayla ziyaretlerimde ülkemin farklı yerlerini görme.gözlemleme imkanım oldu.
1970-1971 yıllarımı Adana’da yaşadım.Adana Çukurova İ.Ö.Okulundan mezun olmuştum.Daha sonraki yıllarda Adana’yı görme imkanı bulmuştum.Adana Akdeniz Bölgesinin en gelişmiş ve güzel illerinden biri.
                Her nedense hem Adana,hem Osmaniye yıllardır MHP ağırlıklı yerel yöneticiler tarafından yönetilmiş.Adana’nın hakkını teslim etmekle beraber merkezi hükümetin,özellikle Ak Parti hükümetlerinin yaptığı yatırımlar ise inkar edilemez bir gerçek.
                Osmaniye için ise Adana’ya kullandığım ibareleri kullanamayacağım.Kısaca,köy görünümlü il diyebiliriz Osmaniye’ye.
                Potansiyel olmasına rağmen gerektiği gibi gelişememiş bir il.Osmaniye,MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli’nin memleketi. İntizamsız,istikametsiz,estetiksiz,ruhsuz,sadece beton bir kent diyebiliriz Osmaniye’ye.
                Yerel Yönetimler muhalefet partilerince yönetilse bile,Ak Parti Hükümetleri ciddi yatırımlarını esirgememiş ne Adana’ya ne de Osmaniye’ye. Acaba sorun nerede ? Bu kadar yoğun yatırımlara rağmen neden Ak Parti adayları bu illerde tercih edilmemiş sorusuda Ak Parti yöneticilerinin öncelikli cevap bulması gereken sorudur kanaatimce.
                Ama , şu gözlemimi de paylaşmakda fayda görüyorum. Hem Adana hem de Osmaniye de Başbakanımız Sn.Recep Tayyip Erdoğan’a sevgi had safhada.
                Pozantı,Kadirli,İskenderun ilçelerine de kısa da olsa ziyaretimiz oldu.Özellikle bir kanyon görünümünde olan Belemedik yaylasında mihmandarımız Taner Koltuk beyin amcası bizleri oldukça güzel ağırladı.
                Osmaniye il,ilçe ve köyleri ile mevcut potansiyeline rağmen istenilen düzeyde değil.Esnafları cana yakın,ikramsever buldum.
                Kısada olsa yaptığımız bu yolculukda yeni yerler yeni kişiler görmek,tanımak bende hobi haline geldi.
                Ülkemin her metrekaresi birbirinden değerli,insanlarımız ise en büyük servetimiz.
Bu duygu ve düşüncelerle Adana ve Osmaniye’ye yolu düşenlerin ziyaret etmelerini öneriyorum.
Sağlıcakla kalın.
Yavuz Subaşı

16/04/2014

7 Nisan 2014 Pazartesi

30 MART, BIR BAŞKA SEÇIM ;

           Bir seçim daha geldi geçti.Şüphesiz ki ,her seçimin ilgi çeken,öne çıkan bir yanı olur.Belki de iki yanı olur.
Ama , 30 Mart seçimleri her yönüyle çok yönlü ve ilginç bir seçim oldu.
Şahsımda kendi bakış açımdan bu seçimlerin fazla teferruata dalmadan değerlendirmesini yapmak,düşünce ve niyetiyle bu değerlendirmeyi yapmış bulunuyorum.
Öncelikle şunu ifade etmek gerekirse,bu seçimler yerel yönetim seçimlerinden çok farklı bir atmosferde geçti.% 92 katılım oranı ile seçim tarihimizin en yoğun katılımlı seçimini yaşadık.Seçimler genel seçim havasına büründü ve hükümete güvenoyu gibi algılandı.
Zaten en baştan beri bir Algı yönetimi,mühendislik çalışması ile Anti -Ak Parti,Anti-Erdoğan tezi üzerine bina edilmek istendi.
Belki de, seçimlerin ön hazırlıkları,provası 2013 yılı Taksim Gezi Parkı olaylarında sergilendi de biz göremedik,anlayamadık.Hatırlayın ,o günleri! Ortalık karma karışık ,göz yaşartıcı bombalarla sisli bir hava,o havada ortalıkta dolaşan, gösteri yapan insanlar,bu insanların bir kısmında 3 Hilalli MHP bayrakları var ve bozkurt işareti yapıyorlar,diğer tarafta bira şişelerinin yanı başında topluca namazlarını ! Eda eden Anti-kapitalist müslümanlar ! ,beri tarafta PKK bayrakları,Apo posterleri,Deniz Gezmiş posterleri....Hedef ise belli.Üç-beş tane ağacı katleden Ak Parti ve onun Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan.İşte böyleydi memleketimin insan manzaraları.
Belki de kurmaya çalıştığım bağlantı sadece komploydu ve seçimlerle ilgisi yoktu,biz geçelim 30 Mart seçimlerinin değerlendirilmesine.
Seçimlerden çarpıcı göstergeleri şu şekilde sıralayabiliriz.
X -) 4 kadın belediye başkanımız oldu 30 Mart seçimlerinde.
Gaziantep Fatma Şahin,
Aydın Özlem Çerçioğlu,
Hakkari Dilek Hatipoğlu ,
Diyarbakır Gülten Kuşanal.
X-) Türkiye de ilk defa TKP li bir belediye başkanımız oldu.
X-) Ak Parti 2002 yılından beri yapılan tüm seçimlerde 1. Parti olmayı başardı.
X-) 30 Mart seçimleri ,her ne kadar muhatapları kabul etmese de,partilerin gayri resmi ittifak denemelerine şahit oldu.Genel olarak başarılı olmasa bile ittifak kısmen başarı sağladı.Bu ittifak da malum cemaatin etkisi ne kadar , o belirsiz.
Mesela;
Izmir'de % 5 MHP 'li seçmen CHP ye oy verdi gibi,
Manisa'da %10 CHP li seçmen , MHP ye oy verdi gibi,
Kütahya'da % 10 CHP li seçmen, MHP ye oy verdi gibi,
Afyon'da % 12 CHP li seçmen,MHP ye oy verdi gibi,
Adana'da % 5 CHP li seçmen , MHP ye oy verdi gibi,
Isparta'da % 12 CHP li seçmen,MHP ye oy verdi gibi,
Kahramanmaraş 'da %9 CHP li seçmen,MHP ye oy verdi gibi,
Gümüşhane'de %5 CHP li seçmen, MHP ye oy verdi gibi,
Ordu'da %10 MHP li seçmen , CHP ye oy verdi gibi,
görünüyor veya öyle bir algı var seçim sonuçlarında.
X-) Ak Parti, 50 ilde 1. Parti,
30 ilde 2. Parti, bir ilde ise 3. Parti olarak Türkiye'nin her seçim bölgesinde var olduğunu göstererek aynı zamanda Türkiye partisi olduğunu bir kere  daha tescillemiş oldu.
X-) Seçmen Tek parti iktidarı ve istikrardan yana olduğunu net olarak ifade ederek,cemaat destekli CHP + MHP koalisyonunu istemediğinin de mesajını vermiş oldu.Bu mesajın bir diğer anlamıda siyasi iktidarın meşru olmayan yol ve yöntemlerle Anti demokratik karalama kampanyaları ile gönderilmesinin tasvip edilmediğidir.
X-) Seçim sonuçları tüm manipülasyon hareketlere rağmen Fethullah Gülen cemaatinin gücünü ve özgül ağırlığınıda göstermiş oldu.
X-) Seçimlerdeki bir başka ilginç sonuç ise Aydın'dan alındı.Yıllarca sağın kalesi olmuş,sağ görüşlü yönetimlerce yönetilmiş Aydın'da ,Adnan Menderes 'in memleketi Aydın'da Menderes'in idam edilmesine sebebiyet veren CHP li , bir Başkan'ın seçilme başarısı gösterebilmesiydi.
X-) 30 Mart seçimleri ile çarşı pazar hesabı tutmayan ve evdeki bulgurdan olan Mustafa Sarıgül'ün efsane olmadığımbalon olduğu da ortaya çıkmış oldu.
X-) Seçimin kaybedenleri CHP ve Fethullah Gülen cemaati oldu.
X-) CHP , kalesi olan Tunceli'yi kaybetti.
CHP , kalesi olan  Antalya ve Artvin'i kaybetti.
MHP ,kalesi olan Kastamonu'yu kaybetti.
X-) Bazı illerdeki CHP oyları;
Diyarbakır  (% 1)
Şanlı Urfa (Binde 9)
Van (binde 8)
X-) Ankara'da Melih Gökçek'in zaferi artık tarihe mal oldu.Üst üste 5. Kere seçimi kazanarak gerçek bir efsane başkan oldu Melih başkan.
X-) Istanbul da da Kadir Topbaş istanbul tarihinde üst üste 3. Kere kazanarak kırılması zor bir rekoru tarihe havale etti.
X-) Hükümet ve Başbakan karşıtı güçler olası seçim mağlubiyetinide düşünerek seçime şaibe,hile karıştığı gibi olumsuz algı yönlendirme çalışmalarını seçim sonuçlarının açıklandığı andan itibaren sürekli yapmışlar,kesinleşen sonuçlarında şüpheli bir şekilde kamuoyuna aktarılmasına büyük çaba sarfetmişlerdir.
X-) Fethullah Gülen cemaatinin medyası ,ulusalcı Ergenekoncu medya ile adeta kutsal ittifak yapmışlardır.bu ittifak Ak Partinin tarihi seçim zaferini gölgelemek ve karalamak için ellerinden geleni yapmışlardır ve yapmaya da devam etmektedirler.
     Genel olarak bu değerlendirmelerime bazı gazete köşe yazarlarının seçim sonrası görüş ve düşüncelerinide aktarmakta fayda görüyorum.
Radikal,Murat Yetkin ; CHP ve MHP Türkiye'nin üçte birinde yoklar.
Radikal,Oral Çalışlar; Gerçek dünya sanal dünyayı yendi.En dramatik şekilde kaybeden aktörde cemaat oldu.
Türkiye, Rahim Er; Ak Ihtilal.
Türkiye,Fuat Bol; Halkın iktidarına herkes alışacak.
Hürriyet,Ertuğrul Özkök; sadece çöp toplayıcılarımızı seçtik.
      Evet , bir seçim daha geçit.Hemde nasıl öbür seçim.özellikle ahlak dışı karalama ve kampanyalar bu seçimlere damgasını vurmak istedi ama vuramadı.Milli irade temsilcisi halkımız bu tür davranışlara prim vermedi.
Ve,özellikle de din,iman,ahlak,altın nesil diye çığırtkanlık yapanların gerçek yüzlerinde bu seçim ile birlikte ortaya çıkmış oldu.
Milli irade vurgusuna destek veren seçmen aynı zamanda Recep Tayyip Erdoğan' ı da ne kadar sevdiğini ortaya koydu.Seçmen  tüm algı yönetimlerine rağmen karalama ve iftira kampanyalarını yemedi adeta adrese iade etti.
Amerikalı neoconların hayal kırıklığı olarak belirttiği seçim sonuçları Emperyalist hülyalara dalan Batılı güçlerin lawrance gibi yeni taşeron arayacaklarının işaretlerinde yapılan açıklamalarda görebilmekteyiz,
Velhasıl,sözün özü ; Halkımız tüm komplo ve manüpülasyonlara tüm tuzak ve kumpaslara rağmen küresel emperyalizme,siyonizme ve onun yerli işbirlikçilerine geçit vermemiştir.
Halkımızın tercihi ,sağduyusuda sandığa yansımıştır.
Görelim mevlam neyler,
Neylerse güzel eyler.
Yavuz Subaşı
05/04/2014