İskoçya ve İngiltere Gezi Izlenimleri ;
19 Nisan Nisan 27 Nisan tarihleri arasında Büyük Britanya gezisini yapmak
kısmet oldu.Eşimle çıktığım yolculuk biraz yorucu olarak geçti.
19 Nisan Cumartesi sabah 08.05 de THY ile Edinburgh rotasına doğru uçmaya başladık.Yaklaşık
dört saatlik gayet rahat bir yolculuktan sonra yerel saat ile 10.15 TSİ ile
12.15 de Edinburgh havaalanına indik.
Türkiye ile arada iki saatlik bir saat farkı var.
Bağaj ve pasaport kontrolü işlemlerimiz yaklaşık 45 dakika sürdü , eşyalarımızı
alarak şehir turuna başladık.
İskoçya,Galler,İrlanda özerk devlet ama herşeyleri Ingiltere'ye
bağlı.Hepsine birden Great Britain (Büyük Britanya ) veya Unıted Kingdom
(Birleşik krallık) denilmektedir.
Edinburgh çok eski tarihi ve oldukça da güzel bir şehir.
Şehre hakim bir tepeye kurulan eski Çağlar'dan kalma Edinburgh Castle
(Edinburgh kalesi) haşmeti ile vakur duruşu ile göz kamaştırıyor.
İngiltere kraliçesi Elizabeth'in ve kraliyet ailesinin zaman zaman
geldiği,konakladığı Quenn Palace 'ı mutlaka ziyaret edin.
Birbirine benzeyen cadde ve sokaklar,hepsi farklı mimari özellikte olan
tarihi binalar Edinburgh şehrine ayrı bir hava katıyor.
Hannover street,Princes street,George IV Street,cotol Hill ,national Museum
belli başlı görülecek yerler.
İskoçların geleneksel müziği gayda ve giysisi kilt ,ekoseli etek...
Özellikle mağazalardaki kadın erkek satıcılar bu giysileri giyerek
kültürlerini yaşatıyorlar.
Edinburgh da az da olsa yaşayan Türk vatandaşları ile de
karşılaştık.Tesadüfen rastladığımız Kahraman Maraş'lı bir ailenin işlettiği
kebab salonunda yemek ihtiyacınızı karşılayabilirsiniz.
Şunu söylemeden edemeyeceğim,İskoçya ,İngiltere pahalı bir ülke.
Ama yemek porsiyonları fazla,( bana göre) tavsiyem iki kişi iseniz bir
porsiyon alıp ortaklaşa yemeniz.
Edinburgh çok turist alan bölge olduğu için oteller ve Guest House' lar
oldukça fazla.Kaldığım iki günlük proğramda Nov otelde konakladık.Nov otel
tren ile Iki durak mesafede temiz ve şık bir otel.
Edinburgh park istasyonundan Edinburgh Center 'e trenle gittik.
Biletlerinizi gidiş dönüş olarak otomatik bilet makinelerinden kredi kart
ile satın alabilirsiniz.
Belki baştan söylemem lazımdı ama geçde sayılmaz,İngiltere ye gidenlere
öncelikle şu tavsiyelerim olacak,uyarlarsa eğer , kendi menfaatlerine.Eğer 4-5
günlük bir gezi ise proğramınızı ilk yapacağınız işler şunlar olmalı;
Günlük,haftalık otobüs,tren,metro kullanımlarında ulaşımda sizlere fayda
sağlayacak,pratik ve seri hareket imkanı sağlayacak city card ( şehir ulaşım
kartı) almanızda fayda var.Hem indirimli,Hemde pratik.
Daha sonra eğer internet ve telefon kullanmak gibi alışkanlık varsa oraya
ait hat alıp onu kullanmanızı önemle öneriyorum.Elektronik eşyalarınız için
kullanacağınız şarz aleti vs.aletler için 3 ayaklı fiş mutlaka yanınızda
bulunsun.
Tabii ki şu önerimde dikkate alınmalıdır.Ingiltere'de trafik sağdan
işlediği için,yani bize göre ters işlediği için ,karşıdan karşıya geçerken
bizdekinin tersine önce sağa,sonra sola bakmanız,can güvenliği için faydalı
olur kanaatindeyim.
Edinburgh'un görkemli,haşmeti ile göz kamaştıran kalesini ikinci günümüzde
ziyaret ettik.Kale içi tamamen orijinal ve tarihi eserlerle dolu.Meşhur Hary
Potter filminin bir kısmının çekimleri bu mekanda yapılmış.
Bir de Brave Hearth (Cesur yürek) filmi de bu kalede çekilmiş,kale
kapısının önünde Cesur yürek filminin oyuncusu Mel Gibson'a benzeyen bir İskoç
, filim karakteri giyimi ile para karşılığı turistlerle resim çektiriyor.
Kaleyi tam olarak hakkıyla gezmek isterseniz en az üç saat ayırmanız şart.
George IV street de bulunan Harry Potter kitabının yazarının kitabı yazdığı
cafe yi de, film dekorlarından bazıları ile görebilirsiniz.
19-20 Nisan tarihlerinde Edinburgh'da şansımıza hava güneşli ve 13/15
derece sıcaklık vardı.
Kraliçe'nin yatı Quenn Elizabeth'in bağlı bulunduğu limana gidip vaktiniz
varsa yatı gezme imkan bulabilirsiniz.
Edinburgh'da Türk olurda,Müslüman olurda cami olmaz mı? Elbette cami var ve
Edinburgh'un büyük camisi Merkez Camii'ne gittik,Namaz kıldık,yetkililerle
görüştük,ve memnun ve gururlu bir şekilde Camii'den ayrıldık.
21 Nisan Pazartesi sabahı kahvaltı sonrası,Edinburgh'dan ayrıldık ve
Glasgow kentine gitmek üzere yola çıktık.Edinburgh-Glasgow arası 45 km. Ve
yaklaşık bir saat yolculuk sürmekte.
Glasgow deyince benim aklıma,az da olsa sporla ilgilenmemizden
sebeb,Galatasary'ın eski futbolcusu Tugay'ın takımı Glasgow Rangers
geldi.Mesela bir taksiye bindim,şoföre sordum ve Tugayı hatırladı ve övgü ile
bahsetti,bu da tabii ki bir Türk olarak hoşuma gitti.
Glasgowa gittiğinizde merkezde büyük ve tarihi bir katedral var onu ziyaret
edebilirsiniz.Katedralin ilk yapılış tarihine bakarsanız Bin yıllık bir
geçmişi var.Katedralin arkasındaki eski ,adeta kalıntı halindeki mezarlık gerçek
tarihinin ip uçlarını vermekte.
Glasgow merkezde George Square de ücretsiz wifi var ! (George
meydanı)
Glasgow’u ikiye bölen clyde nehri
şehre ayrı bir güzellik ve hava katmakta.St Vincent caddesinde alış veriş
meraklıları için son derece lüks alış veriş mağazalarını görebilirsiniz.
Bu meydana çok yakın bir yerde camında Arapça Helal yazan,gene bir Türk
hemşerimize ait büfeden yiyecek ihtiyacınızı karşılayabilirsiniz.
Büfenin Camında Türk ve İskoç bayrakları yan yana.
Glasgow sanat galerisi ve Müzesi'ni ziyaret etmenizde fayda var.
Geçmişi 500 yıla dayanan Glasgow Üniversitesinide gezme imkanı bulursanız
iyi olur diye düşünüyorum.
Glasgow da büyük bir camii var,İslam Kültür Merkezi .
Glasgow camiinde hoş bir sürprizle karşılaştım,Türkiye de de kalmış şimdi
Glasgow da yaşama mücadelesi veren Çad lı Musa isminde bir kardeşimizin ,ağabey
hoş geldin diye hitabı ve sonrasında sarılıp kucaklaşmamız görülmeye değerdi.
22/04/2014-Salı
İskoçya'daki proğramımızı tamamladık ve Glasgow'dan York şehrine doğru
sabah 09 da yola çıktık.Ve yolculuğumuzun İngiltere kısmı başlamış
oldu.Bugün diğer günlerden farklı olarak yağmurla güne başladık ve York'a kadar
yağmur sürekli yağdı.
York yolu üzerinde Göller bölgesi denilen bizim Abant Gölünden daha büyük
bir yere uğramanızı tavsiye ederim.
Manzara,doğal ortam tüm yorgunluğunuzu alacaktır.Burası Windermerre
Lake.Göl çevresinde balık lokantaları var,yemek yiyebilirisiniz,gölde tekne ile
tur yapabilirsiniz.
York şehrinin tarihi geçmişi,vikinglere.romalılara kadar uzanmakta.
5.yüzyıla ait tarihi katedralide yolu düşenler mutlaka görmeliler.Eski York
çok eski ,mesela hali hazırda kullanılan 1600 lü yıllarda yapılmış bir bina tüm
ihtişamı ile ayakta.
York'da konakladığımız Mercury otelide eski bir şatodan yapılma tarihi bir
binadan meydan gelmiş ve gidenlerin konaklamasını önerebilirim.Tren
garının yanında Türklere ait Kapadokya isimli bir de lokanta varmış ama biz
göremedik,gidemedik.
23/04/2014
Ve nihayet Londra yolculuğu Nothengham üzerinden olmak üzere başladı.York ,
Nothingham çok yakın yarım saat sonra saat 10 gibi Nothingham şehrindeyiz.
Nothingham şirin ,küçük bir kent.Robin Hood 'un memleketi.Eski kale
kalıntıları,küçük bir müze yaklaşık en fazla bir saatte gezebileceğiniz bir
yer.Asıl Nothingham sonrası uğrayacağımız Üniversite şehri olan
Chambridge,şehrinin belli başlı
yerlerini gezip üniversitenin çevresinde turladık.
Bir üniversite şehri,bir öğrenci şehri chambridge.
Haliyle tesadüfen 3-5 tane de olsa Türk öğrencisi ile karşılaştık.
Nihayet 23 nisan akşamı Londra'ya gelebildik.
24/04/2014-Londra
İmparatorluğun
başkenti,Dünya finans merkezinin başkenti tarihi ve görkemli bir şehir Londra
ve zaten isminin büyüsü ile Londra’da 1-0 geride başlıyorsunuz.Tüm görkemi ile
ziyaretçilerine psikolojik bir baskı yapıyor ve etkisi altına alıyor bu
büyüleyici ve gizemli başkent.
Londra’ya yolunuz düşerse en az 4 gün bu şehri ancak
gezebilirsiniz.
Başlıca gezilecek görülecek yerler ,Şehrin ortasından
geçen ünlü ,
Thames nehri üzerinde tekne turu yapabilirsiniz,
Parlamento binası ,
Big-ben saat kulesi,
London Eye dönme dolabı,
Madam Tussod müzesinde meşhurların mumyalarını
görebilirsiniz,
London Akvaryumu,
Royal festival hall,
Modern sanat galerisi,
St.Paul Katedrali,
London Bridge,
1400 yıllık Gotik kilise Southwark Katedrali,
Tower bridge,
Buckingam sarayı,
Hyde park,
Green park,
Kensington park ve sarayı,
Antikacılar merkezi portobella sokağı,
Camden town alış veriş merkezi,
ünlü mağaza ve markaların merkezi Oxford street,
Meşhur Trafalgar meydanı,
British Museum,mutlaka ama mutlaka gezmenizde fayda var
ve bir gün ancak yeter,
Çin mahallesi,
yaklaşık 1000 yıllık London castle (Londra kalesi),
The shard kulesi
Avrupanın en eski gökdeleni,en yüksek binası,
Doğa tarihi müzesi,
Londra belediye sarayı,
Şarlek Holmes müzesi,
Wembley stadyumu,
Wimbeldon Tenis Turnuvasının kortları ve müzesi…
Londra 6 bölgeye
ayrılmış,yani 6 adet belediye veya İngilizlerin deyimi ile consil ile
yönetilmekte.
Eminim bu bahsedilen yerleri gezmeniz çekeceğiniz
yorgunluğa değer.
Evet, 7 gece 8
günlük İskoçya İngiltere gezisini noktaladık.
Faydalı,verimli bir gezi oldu.
İngilterede bilindiği gibi yazılı bir anayasa yok,ama
kanunsuzlukda,saygısızlık da görmedim.
İnsan değerli bir varlık.
Trafik yoğun ama rahatsız edici korna sesinden oluşan
gürültü kirliliği yok.
Gezinirken polis,zabıtada görmedim,seyyar
satıcı,dilencide görmedim.
İnsanları çok nazik,kibar ve saygılı.
Cadde ve sokakları süpüren temizlik elemanlarıda görmedim
ama cadde ve sokaklar çok temiz.
Çöp konteynerleri çok az,çevresinde çöp birikintileride
yok.
Yağmurlu havalarda yolda yürürken üzerinize su çamur
sıçrayacak diye korkmanıza da gerek yok.
Yine yağmurlu havalarda binaların çatılarından üzerinize
su saçaklarından su akacak diye de endişelenmenize gerek yok.
İngilizler saygılı oldukları kadar da prensip sahibi
insanlar.
Araba ile giderken
arabasının camından yere çöp,sigara izmariti atan görmedim,evinin
balkonundan sokağa çöp atanda görmedim.
Elindeki sigara izmaritini yere atanda görmedim,yere
tükürenide görmedim.
Belki üzücü bu dediklerim ama 8 günlük gezinin sosyal ve
çevresel bakış açısı ile özeti, ama gerçekler.
Umarım ve dilerim bizim ülkemizin insanları da bu
saydığımız değerlerle bezenir ve o
şekilde yaşamayı alışkanlık haline getirir.
Yavuz Subaşı
28/04/2014-İstanbul
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder