12 Temmuz 2023 Çarşamba

7. YYIL DÖNÜMÜNDE 15 TEMMUZ…

   YILDÖNÜMÜNDE 15 TEMMUZ…

     Çanakkale savaşında uğradığı yenilgi sonrasında , “ Biz Türklerle savaşmadık , Allah ile savaştık . Allah ile savaşan kaybetmeye mahkumdur” diyen İngiltere Başbakanı Churcill ne ise…

15 Temmuz gecesi hain darbe ve işgal girişimi esnasında , “ Erdoğan’ın tanrısı ile savaşıyorum “ diyen FETÖ Terör örgütü lideri haşhaşi hain Fethullah Gülen o dur ve aynı zihniyetin ürünüdür.

  15 Temmuz’un bir senesi devriyesinde fetö terör örgütü lideri hakkında bazı az bilinen veya bilinmezleri ifade etmek, hatırlatmak  amacıyla bu yazı hazırlanmıştır.

FETÖ , dini istismar ederek İslam diniyle alakası olmayan yeni bir siyasi , ekonomik ve toplumsal düzen kurmayı amaçlayan yasadışı bir yapılanmadır.

Tabii ki , bu yasadışı yapılanma 15 Temmuz’dan sonra anlaşılacaktır.

FETÖ lideri Fethullah Gülen’in anne adı , Rabin.

İspanya’dan kaçıp Türkiye’ye gelen yahudi bir ailenin kızıdır.

Babası ise İran asıllı Ermeni olup kayıtlarda Ramiz olarak yazılıdır.

Fethullah Gülen hem anne , hem baba soyu olarak Müslüman görünümlü bir Musevi- Sabatay’dır.

Gerçek isminde (M) yok , sonradan eklenmiş ve Mesih olduğunun nişanesi olduğunu kendisi ifade etmiştir.

Yine kendi ifadesi ile pek sevmediği babası (bok) yere ölen birisi. 

FETÖ lideri hain , 20’li yaşlarda şunu söylüyordu ; Senin iktidar dediğin şey nedir ? Ben 20 yaşımda onu devireceğimi planlamış insanım , tenezzül bile etmem” diye hedefini-niyetini açıklamıştı.

Fetö lideri genç yaşında özel harp elemanı olur.Askerliğini Özel Harp Elemanı sıfatı ile telsizci olarak yapar.Dinleme , kayıt, montaj alışkanlığı muhtemelen burada oluşmuştur.

İlkokul diploması (!) dahi yok iken diyanetin imtihanına girer , kazanır , diplomayı ise sonra dışarıdan alır. Diyanete girince Bülent Ecevit desteği ile Edirne’ye Üç şerefeli camiye tayini çıkar.

Cebrail bile parti kursa onun kurduğu partiye girmem diyen Fethullah Gülen 1958 yılında CHP’ye üye olur.

  Türk insanının bazı hassas noktaları vardır ve bu hassasiyet zaman zaman zaafiyete neden olmaktadır.Fetö terör örgütü insanları etkilemek ve kendisine bağlamak için bu hassas noktaları ve zaafları kullanmış ve maalesef başarılı olmuştur.

Başlıca hassas noktalarımız ; Din , Bayrak , Vatan , Devlet ,Ezan, Kuran…

Fetö yapı itibariyle Moon , Cizvit ,Open Die gibi gizli ve karanlık yapıların Türkiye’deki adıdır. Bunların hepsi uluslararası terör örgütüdür.

Güzel huylu,ahlaklı, vatanına , dinine , devletine bağlı insan yetiştireceğim diye masum çocukları ailelerinden alıp her türlü değerlerden uzak , ailelerini bile tanımayan mankurtlaşmış olarak yetişen canavarların neler yapabileceğini tüm dünya 15 Temmuz’da gördü , izledi ve Türkiye olarak bizlerde yaşadık. Anadolu’nun bir zamanlar masum çocuklarını ,Kendi insanına ateş açan , kendi meclisini  bombalayan  mankurt bir insana çevirdiler eğitimleri sonucu.

 Aileler çocuklarının zihin yapılarını göremediler , anlayamadılar ,anlayınca da her şey zaten çok geç olmuştu .

Aileler  çocuklarını sessiz ,sakin ,derslerinde çalışkan ,orucunu tutan ,namazını kılan bireyler olarak gördüler ,ama öyle miydi ?

Fetö Yurtiçi ve yurtdışı okullar aracılığı ile  okullarını Cia , Mossad ,Vatikan  gibi istihbarat yapılarının merkezi haline getirdi.

Askerlik sonrası , Erzurumda “Komünizmle Mücadele Derneği” ni  kurmuştur.

Din görevlisi olduğu halde Erzurum halk evleri ile ilişkisi vardır.

Fethullah Gülen gittiği yolda yalnız değil ve Önünü açan Kişilerle yoluna devam ediyordu. Her ne hikmetle önünü açan kişilerin hiç birisi şu an yaşamıyor.

Mesela Aydın Bolak ,Yaşar Tunagür  ,Suat Yıldırım Fetö liderinin  önünü açan ,her zaman yanında olmuş kişilerdir. Bu kişilere zaman zaman dönemin siyasetçileri , iş insanları eklenmiştir.

Tayini , Yaşar Tunagür tarafından Edirne’den İzmir’e çıkarıldı, İzmir’e gelince  nedense (!) Sabatay Sevi’nin evinin olduğu sokakta karargahını kurar ve yerleşir. Kan çekmiş olabilir mi?

Fetö her  ne hikmetse Türk siyasi hayatındaki her darbe sonrasında  daha da güçlenerek çıkmıştır.

Mesela Yaşar Tunagür ; Siirt Şirvanlı bir ailenin ferdi olarak İstanbul Beşiktaş doğumludur.Kabataş Lisesinden mezundur.

Hacı Ali Demirel ile birlikte Yükseliş Kolejini kurmuştur.

Lise Mezunu olmasına rağmen ,Süleyman Demirel ‘in Başbakanlığında Diyanet İşleri Başkan Yardımcısı olup , Fethullah Gülen’i İzmir’e tayin eden kişidir. MİT müsteşarı Fuat Doğu’ya yakın bir isimdir.  

Aydın Bolak ; Balıkesir’li olup CHP ‘de Milletvekilliği yapmıştır. Fetö liderinin Sanayi ve Ticaret erbabı ile bağlantılarını sağlamış kişidir.

12 Eylül 1980 darbesi  sonrasında Turgut Sunalp tarafından kurulan MDP’nin 42 kurucusundan biri olmuştur.

28 Şubat sürecinde , 28 Şubata destek vermiş , Necmettin Erbakan ‘a dinazor demiş bir isimdir.

Kasım Gülek ;ABD’den gelen bir mektupla Milletvekili olmuştur.Uzun yıllar Chp Genel Sekreterliğini yapmıştır. 

İttihat ve Terakki’nin Çukurova Bölge sorumlusu olan Mustafa Rıfat Nebioğlu’nun oğludur.

Robert Koleji ve sonrasında Rockefeller bursu ile Colombia ve Cambridge’de eğitimini yapmıştır. Nilüfer Devrimel ile evlidir.

İtalyan Yahudisi Giritli Deli Mustafa Naili Paşa’nın torunudur , Kılıç Ali ise amcasıdır.

“ Tarsuslu Sen Pol Cemiyeti “ adı ile bir dernek kurmuştur.

Gazeteci Bülent Ecevit’i siyasete sokan isimdir.

Kızı Tayyibe Gülek Bülent Ecevit hükümetinde bakanlık yapmıştır.

Öldüğünde cenaze namazını Fethullah Gülen kıldırmıştır.

Fetö terör örgütü lideri Fethullah Gülen , takma isim ve lakaplarla yazılar yazmıştır. Kullandığı lakaplardan birisi olan Abdulfettah Dahhak tarihte yaşamış olan bir ismin lakabıdır.Abdulfettah Dahhak , İran’da yaşayan Türkleri testere ile ikiye keserek öldüren Şah Cemşit’in lakabı olup Arapça anlamı “Gülen” dir.İlginç değil mi?

Ve 28 Şubat olmuştur.

“Beceremediniz artık bırakın “ sözü Hürriyet Gazetesinde 16 Nisan 1997 tarihinde manşet olur.

28 Şubatın hemen ertesi günü 1 Mart 1997 (!) tarihli Sızıntı Dergisinde yazdığı baş yazı “ Kaos İçindeki Işık “ ile 28 Şubata açık destek vermiştir.

Bugünlerde ismi , sıfatı sanatçı olan ve Ak Parti karşıtlığı zirve yapmış hemen hemen tüm sanatçı , yazarlar ile sık sık görüşmelerini yapmıştır. Bu sözde sanatçıların Recep Tayyip Erdoğan karşıtlığının o dönemle ilgisi varmışdır acaba ? 

23 Kasım 1995’de Savaş Ay ile yaptığı görüşmede “ Cebrail gelse Türkiye’de parti kursa , kusura bakma , ben senin partine girmem , desteklemem “diyen fetö lideri haşhaşi Fethullah Gülen’in merhum Necmettin Erbakan’a gösterdiği kini , Chp’ ye olan üyeliğini unutmadığımız gibi ,

15 Temmuz’da Recep Tayyip Erdoğan ‘a karşı yapılan hain kalkışma ve işgal hareketini de unutmadık , unutmayacağız.

Fetö Terör örgütü lideri ve 15 Temmuz hain kalkışma ve işgal hareketinin 

1 numaralı sanığı Fethullah Gülen’in ve yandaşlarının bu ülkeye yaşattıklarının hesabı görülmeden 15 temmuz şehitlerimiz kabirlerinde rahat edemeyeceklerdir. 15 Temmuz hainlerine karşı olan mücadele Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan’ın kararlı tavrı ile son hain cezasını buluncaya kadar ve Devletten tüm kripto unsurlar temizleninceye kadar devam edecektir.

Bu bilinç ve kararlılıkla Fetö ve benzeri her türlü yapıya karşı

 “Tek Devlet , Tek Millet , Tek Bayrak , Tek Vatan “ Beka mücadelemiz sürecektir.

15 Temmuz şehitlerimizi saygı ve rahmet ile anıyorum.

Gazilerimize sağlıklı bir ömür diliyorum.

YAVUZ SUBAŞI / [12.07.2023]


Kaynak ; Gerçek Hayat - FETÖ Özel Sayısı (2020)

Ekler     ;1- Fethullah Gülen soy kütüğü

        2-Fethullah Gülen Chp İlişkisi

        3-Sözde Ermeni Soykırımı hakkındaki mektubu 

                4- Masonluk ilinti Belgesi

        5-Sabatay Sevi hakkında yazısı

6- Memuriyet Sicil Dosyası

7-Masonluk Üyeliği

                8- CHP Bağış makbuzu


1-

2-
3- 
4-
5-
6-
7-
8


5 Temmuz 2023 Çarşamba

EKREM İMAMOĞLU’NUN İÇİ BOŞ MANİFESTOSU ❗️

 

SÖZDE MANİFESTO VEYA DAĞIN FARE DOĞURMASI… 


2019 yılında yapılmış olan Yerel Yönetim seçimlerinde , 

Millet İttifakı Bileşenleri desteğiyle , bir başka deyişle Hdp dahil tüm Recep Tayyip Erdoğan karşıtlarının desteğiyle İstanbul’a Büyükşehir Belediye Başkanı seçilen Ekrem İmamoğlu seçim galibiyetini sadece kendine mal ederek adeta havalandı , uçmaya başladı.

Hızını alamayan Ekrem İmamoğlu Kemal Kılıçdaroğlu’nun Cumhurbaşkanı adayı olduğu seçimlerde Cumhurbaşkanı Yardımcısı Adayı sıfatı ile yaşanan mağlubiyette ise hiç bir sorumluluk üstlenmedi. Yenilgide sorumluluk Üstlenmediği gibi , seçim mağlubiyetini Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’nun üzerine yıktı ve ürkek bir şekilde Kemal Kılıçdaroğlu’nun Genel başkanlığı kendisine bırakmasını istedi.

Ve açıkladığı Değişim Manifestosu ile kendisini ümit olarak görenler adeta hayal kırıklığı yaşadılar. İçi boş kelimeler yığını veya başka bir ifade ile Dağ fare doğurdu.

İşte Ekrem İmamoğlu’nun değişim manifestosundan bazı alıntılar.

21. yüzyılın ilk çeyreğinde millet egemenliği zayıflamış, devlet ve demokrasi dejenere edilmiş, halk fakirleşmiş, adalete güven kaybolmuş bir durumda , ifadeleri ile ne demek istedi Ekrem İmamoğlu.

Ekrem İmamoğlu’nun  Halkın Cumhurbaşkanını kendi oyları ile seçmesini Millet egemenliğinin zayıflaması olarak görmesi asla kabul edilemez.

Toplumsal kutuplaşmanın derinleşmesi derken kendi yaptığı kamplaşma ve bölücülük ile çelişen bir olayı yine kendisini tekzip ederek açıklaması , kendi iç dünyasındaki fırtınaların yansıması olarak görebiliriz.

İstanbul Belediye Başkanı olduğunda siyasi nedenlerle veya nedensiz olarak yaklaşık 30 bin insanı işinden etmesini hangi mantık üzerine bina ettiğini açıklamasını toplum hala beklemektedir. 

Ekrem İmamoğlu doğru bir ifade ❗️ile (nasıl olduysa )  muhalefeti ,iktidar alternatifi olmayı başaramamakla suçlaması , sadece Değişim kelimesine bir sihir ve anlam katması amaçlı yapılan samimi olmayan bir ifadedir.

Siyasi partiler demokrasinin asli bekçileridir; demokrasiyi koruma ve geliştirme sorumlulukları vardır.

Muhalefet, vatandaş için sadece bir alternatif değil, aynı zamanda demokrasi için vazgeçilmez bir denge ve denetleme unsurudur.

Bu ifadeler ise Anayasada tarifi yapılan siyasi partiler ve muhalefet tanımlarının tekrarından başka bir şey değildir.

Ekrem İmamoğlu ‘na içi boş manifestosundan yer alan ,

Ne demek değişim fırsatı kaçırıldı ? Sorusunu soruyorum.

Yapılan seçimlerde Milletin tercihini kabul etmemek ve seçim sonuçlarını “Türkiye değişim fırsatını”  kaçırdı  diye yorumlamak Ekrem İmamoğlu’nun Demokrasi anlayışının göstergesidir.Demokrasiyi ve Milletin tercihini hazmedememenin bir yansımasıdır yaptığı açıklama.

Ekrem İmamoğlu’nun CHP içindeki kaynamayı ve huzursuzluğu  ülke gündemine Değişim adı altında taşıması bilgisizliğinin ve çaresizliğinin yansımasıdır. 

Seçimlerde , CHP ve onla birlikte beraber hareket eden tüm partilerin hepsi birlikte mağlup olmuştur. 

Birleşe birleşe kaybetmişlerdir.

Ekrem İmamoğlu bu seçimlerde nerde ve hangi taraftaydı ?

Muhalif seçmenin değişim talebi karşılanamadı.

Rejimi değiştirecek güven ve umut tesis edilemedi. 

Ekonomik krizin yakıcı etkileri nedeniyle iktidarın en zayıf olduğu koşullarda hem parlamento hem de Cumhurbaşkanlığı seçimleri kaybedildi derken kendisi hangi çalışmayı yaptı , hangi taban siyasetini yaptı ❓Pazarda kendisini eleştiren pazarcı ile kavga etmesinden başka nerede taban siyaseti yaptı ❓

“Bu büyük mağlubiyetin sorumluluğunu hiçbir biçimde seçmene yükleyemeyeceğimiz “ derken Genel Başkanının Kırsalda yaşayanlara 500 lira verip oyları aldılar ifadesi ile çelişmesi kişisel tezatlarımı yoksa partinin kendi tezatı olarak mı görüyor ,Gerçek düşünceleri hiç bir zaman öğrenilemeyecek.


“TOPLUM MUHALEFETTEN DEĞİŞİM BEKLİYOR” 

Evet , Toplum muhalefetin beceriksizliği yüzünden hepsinin değişimini istiyor ve Değişim , Mart 2024 tarihinde yapılacak Yerel Yönetim seçimlerinde İstanbul ve Ankara ile başlayacak , tüm Türkiye’yi kapsayacak.

 Adına Değişim Manifestosu dediği açıklamada 

“Nasıl bir Türkiye, 

Nasıl bir CHP, 

Nasıl bir siyaset, 

Nasıl bir muhalefet?

Neden Ekrem İmamoğlu ?” sorularının cevaplarını göremedik.

Ve yine Açıklanan manifesto içi boş bir açıklamadır , içi boş bir A4 kağıdından başka bir şey değildir.

Türkiye’nin  ;

Üniter devlet yapısı , 

Anayasanın dört maddesi , 

Anayasada Türk tanımı , 

Terör ile mücadele , adına manifesto adı verilen açıklamada nedense yer almamıştır.

Sözün başında söylenildiği gibi  Dağ Fare Doğurdu.

Göbek adı Değişim olan Kemal Kılıçdaroğlu ‘nu değiştirmek herhalde bir başka bahara kaldı.

Geliyor Gelmekte olan bölünme tehlikesi CHP için.

05/07/2023

Yavuz Subaşı


2 Temmuz 2023 Pazar

FRANSA’DA OLANLAR VE BATININ İKİYÜZLÜLÜĞÜ…

  FRANSA’DA OLANLAR VE BATININ İKİYÜZLÜLÜĞÜ…

        Son günlerde Fransa’da yaşanan olaylar 

Batı ülkelerinin ve medeniyetinin çifte standardını bir kez daha gözler önüne sermiştir. 

İşte Fransa’daki olaylar.

Batılı ülkeler ,Kendi ülkelerinde devletin güvenliği , milletin bütünlüğü söz konusu olduğunda gerekli tedbirleri en sert şekilde almakta bir an bile tereddüt etmezler. Demokrasi , insan Hakları , fikir hürriyeti , toplantı ve gösteri hürriyeti !

 O da ne ki ❓❗️

Önemli olan Fransa’nın geleceği.

Sadece Cezayir’de onbinlerce kişiyi emperyalist çıkarları uğruna düşünmeden öldüren faşist ve ırkçı Fransa , kendi ülkesinde tam bir diktatör ve despot bir yönetim sergilemektedir. 

Aynı tedbirleri alan  ülkeleri demokrasiden uzaklaşmak ve insan haklarını ihlal etmekle suçlamaları ikiyüzlülüklerinin bir  tezahürüdür.

Batılı Emperyalist güçler ekmiş oldukları fitne fesat tohumlarını şimdi sonuçlarını hasat olarak topluyor. 

Mesela , Zidane, Benzema Fransız Milli Takımı için  ter dökerken bile , kupa kazandırırken bile Fransa için sömürgeci ülkelerin vatandaşı idiler.

Kullan - at insan modeli idiler.

Fransa başta olmak üzere zulüm üzerine kurulan tüm yapılar Allah’ın izni ile darmadağın olacaklar.

Fransa’da öldürülen Cezayir asıllı gençin cenaze namazına basın dahil kısıtlı sayıda insanın katılmasına izin verdiler.

Peki Nerede demokrasi ?

Olağanüstü hal ve sokağa çıkma yasağı , göstericilere orantısız güç kullanımı uygulanırken Demokrasi ve insan hakları tatile mi çıktı ?

Türkiye’ye ektikleri fesat tohumları dönecek kendilerine büyük sıkıntı oluşturacak .

Türkiye Yüzyılında , Cumhuriyetimizin 100. Yılında Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan liderliğinde Türkiye’miz Dünya’nın Beşten büyük olduğunu tüm dünyaya İnşallah gösterecektir. 

Gün ola hayrola…

Yavuz Subaşı

02/07/2023