YUSUF
KAPLAN
ON
EMİR
1-ZORBALARDAN
DEĞİL, ALLAH''TAN KORKACAKSINIZ!
Zorbalardan değil, sadece
Allah''tan medet umacaksınız!
Zorbaların,
zalimlerin, insanlık ve hakikat düşmanlarının değil, yalnızca Allah''ın
''mevlâ''nız (dostunuz, sığınağınız, dayanağınız) olduğunu aslâ
unutmayacaksınız!
Allah''tan başkasını
mevlâ edinenlerin, belâsını bulacağını iyi bileceksiniz!
Bugün önünüzü açan küresel
zorbaların, yarın, ipinizi çekmekten çekinmeyeceklerini aslâ gözardı
etmeyeceksiniz!
2-TAKİYYE''YE DEĞİL,
TAKVA''YA SARILACAKSINIZ!
Takiyyeciliğin
ikiyüzlülük; Takva''nın ise ikiyüzlülükle yüzleşmek, ikiyüzlülüğü yenmek,
yalnızca Allah''a yönelmek olduğunu idrak edeceksiniz!
Takiyyeciliğin, insanın
kimliğini, niyetini ve hedefini gizlediğini ama sonunda, kişinin kalbini
körleştireceğini, kişiliğini bitireceğini bileceksiniz!
İhtirasın değil, ihlasın
peşinde koşturacaksınız!
Kendi ihtiraslarınız,
kendi ''şebeke''nizin iktidarı için ülkeyi yangın yerine çevirmeye, kaosun
eşiğine sürüklemeye hakkınız olmadığını unutmayacaksınız!
Ülkeye verdiğiniz
maddî-manevî zararın bilançosunu çıkarıp derhal Allah''tan af, milletten özür
dileyeceksiniz!
3-KARDEŞLERİNİZE
DEĞİL, ŞER GÜÇLERE TUZAK KURACAKSINIZ!
Bu ülkede ''ipler''
hâlâ bu ülkenin çocuklarının elinde değil. Türkiye, fiilen teslim alınmadı ama zihnen teslim alındı; dışarıdan
sömürgeleştirilemedi ama içeriden sömürgeleştirildi ve yüzyıldır tarihten sürgün
edildi.
Öte yandan İslâm
dünyası kan ağlıyor. İslâm dünyası, iki
asırdır, Batılıların esareti altında yaşıyor: Batılılar insan haklarını, hukuku
ve vicdanı hiçe sayarak diktatörleri ve darbeleri destekliyor her fırsatta.
Türkiye''nin, bölgenin
umudu olmaya başladığı, ''altın vuruş''u yapmaya hazırlandığı kritik bir zaman
diliminde, mazlum ve masum halkların, çilekeş müslümanların umudunu söndürmeye
kalkışmayacaksınız.
Şer güçlerin güçlerine
güç, zulümlerine zulüm katma cinayetine ortak olmayacaksınız.
Birlikte yola çıktığınız
kardeşlerinizi arkadan vurmayacaksınız. Kardeşlerinize de, ülkenizin kimsesiz
insanlarına da ihanet etmeye ve tuzak kurmaya kalkışmayacaksınız!
İlle de birilerine
tuzak kuracaksanız, Müslümanlara ve ülkenize değil, şer güçlere tuzak
kuracaksınız! Şer güçlerin oyunlarını bozacaksınız!
4-MEVZİLERİNİ
YİTİRENLERİN MUVAZENELERİNİ DE YİTİRECEKLERİNİ BİLECEKSİNİZ!
Yerinizi bileceksiniz.
Yerinizi terketmeyeceksiniz!
Şer güçlerin estirdikleri
ayartıcı küresel rüzgârların önünde sürüklenmeyeceksiniz.
Zalimlerin yanında değil,
mazlumların yanında mevzileneceksiniz.
Mevzilerini yitiren
insanların muvazenelerini / dengelerini de yitireceklerini ve düşeceklerini
bileceksiniz!
Mevziyi aslâ
terketmeyeceksiniz! Zaman mevziyi koruma zamanıdır.
Mevzi''nin, küresel
şebekelerin hatlarını korumak değil, ülkemizin ve mazlum halkların direniş,
diriliş ve varoluş koridorlarını açmak olduğunu aslâ unutmayacaksınız.
5-ARAÇLARI, AMAÇLARIN
ÖNÜNE GEÇİRMEYECEKSİNİZ!
Araçları amaçların önüne
geçirdiğiniz andan itibaren, amaçlarınızı da, yolunuzu da, istikametinizi de
yitireceğinizi unutmayacaksınız!
Araçları putlaştırdığınız
zaman, ''amaca ulaşmak için her yol mübahtır'' ilkesizliğinin bütün
ilkelerinizi yerle bir edeceğini bir kenara not edeceksiniz!
Başarıya değil, hakikate
odaklanacaksınız!
Ölçünüz başarıya
kilitlenmek değil, hakikatin izini sürmek olacak!
Ayartıcı araçlara ve
kışkırtıcı şer güçlere değil, Hakk''a ve Hakk''ın diriltici hakikatine ve
rahmet elçisine boyun eğeceksiniz!
6-ZALİMLERİN DEĞİL,
MAZLUMLARIN ÇOCUKLARI İÇİN GÖZYAŞI DÖKECEKSİNİZ!
Zira zalimlerin çocukları
için döktüğünüz gözyaşının, yarın, mazlumların çocuklarını önüne katarak silip
süpürecek bir zulüm seline dönüşeceğini, bu selin sizi de, bizi de boğacağını
aslâ unutmayacaksınız.
Müslümanlar için beddua
etmeyeceksiniz; dua edeceksiniz sadece!
Eğer ille de beddua
edecekseniz, zalimler için, hakikat düşmanları için, insanlık düşmanları için
beddua edeceksiniz!
Müslümanların önünde
takoz olmayacaksınız; hakikat düşmanlarının, insanlık düşmanlarının önünde
takoz olacaksınız!
7-CEMAAT BAYRAĞINI
DEĞİL, ÜMMET BAYRAĞINI DALGALANDIRACAKSINIZ!
Kör ve körleştirici bir
''cemaat'' bilinciyle değil, diriltici ve herkese ruh üfleyici ümmet bilinciyle
hareket edeceksiniz! Ümmet bilinciyle
hareket ettiğiniz zaman, cemaatin cemadata / taşa dönüşmesini
önleyebileceğinizi bileceksiniz!
Kardeş olacaksınız, türdeş
değil.
Kalbiniz, cemaatinizin
çocukları için değil, ümmetin masum ve mazlum çocukları için atacak!
''Cemaat'' bayrağını
değil, Ümmet bayrağını dalgalandırmaya bakacaksınız!
8-AÇIK OYNAYACAKSINIZ
Kirli oyunlara, kirli
yöntemlere, kirli ittifaklara başvurmayacaksınız!
İç ve dış şer
şebekeleriyle karanlık ittifaklar kurarak Müslümanlar için, ülkeniz için kirli
oyunlar tezgâhlamayacaksınız!
Hangi güç odaklarıyla,
ne tür ittifaklar içine girdiğinizi açıklayacaksınız!
9-HAKİKATİ TESLİM
ALMAYACAKSINIZ, HAKİKETE TESLİM OLMAYA BAKACAKSINIZ!
Hakikati teslim almaya
kalkışırsanız, ortada hakikatten eser kalmayacağını unutmayacaksınız!
Hakikatin çocuğu olmaya
bakacaksınız! Hakikati ''çocuğunuz'', ''oyuncağınız'' yapmaya, hakikatle
oynamaya, hakikati oyuncağa çevirmeye kalkışmayacaksınız!
''Hakikat Ben''im'',
''benim hakikatim tek hakikattir'' demeyeceksiniz. ''Ben, hakikatin
bende''siyim, hizmetçisiyim'', diyeceksiniz! Yoksa Hakk''ın sillesini yemekten
kurtulamayacağınız aslâ unutmayacaksınız!
10-SİLLE-TOKAT YESENİZ
DE ÜLKENİZİ TERKETMEYECEKSİNİZ!
''Hangi akla hizmet
Frengistan''da bu kişi!'' dedirtmeyeceksiniz!
Frengistan''da, İslâm
düşmanlarının, hakikat ve insanlık düşmanlarının ellerinde istedikleri zaman,
istedikleri şekilde sizi kullanacaklarını unutmayacaksınız!
Ülkenizde nefes alıp
vereceksiniz! Hakikat diye bir derdiniz varsa, bunun çilesini ülkenizde
çekeceksiniz!
Tıpkı Bediüzzaman gibi,
sille yiyecekseniz, tekme yiyeceksiniz ama aslâ ülkenizi terketmeye
yeltenmeyeceksiniz!
Mücadelenizi ülkenizde
vereceksiniz! Eğer mücadelenizi Frengistan''da vermeye kalkışırsanız, bunun
bedelini isteyeceklerini aslâ unutmayacaksınız!
Frengistan''da bedel
olarak sizden izzetinizi satmanızı isteyeceklerini aslâ gözardı etmeyeceksiniz!
İzzetinizi yitirdiğiniz
zaman, hizmetin hezimete dönüşeceğini iyi bileceksiniz!
YUSUF KAPLAN
YENİŞAFAK 24/01/2014
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder